Anasayfa
  • Rize Haberleri
  • Spor
  • Amatör Spor
  • Sağlık-Yaşam
  • Karadeniz
  • Ekonomi
  • Genel Gündem Eğitim Teknoloji Dünya Magazin Kültür-Sanat Makaleler Tanıtım Yazısı
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Recep Ali Aksoylu
  3. Vampir Kelebek yeniden mi hortladı!
Yayınlanma: 02 Eylül 2025 - 12:42

Vampir Kelebek yeniden mi hortladı!

02 Eylül 2025 - 12:42
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Recep Ali Aksoylu
Recep Ali Aksoylu
[email protected]

RICANIA SIMULANS NASIL GELDİ VE NEDEN ETKİN MÜCADELE EDİLEMİYOR, ARICILIKTA TEHLİKEDE Mİ?

Son günlerde halk arasında vampir kelebek olarak adlandırılan ricania simulans’in bölgede tekrar yaygınlaşmaya başladığı, hatta Marmara Bölgesinde de görüldüğü, etkili olduğu yazılıyor, konuşuluyor. 

Ricania Simulans konusunda ilk kez 2007 yılında yazmış, sonra da takip ettiğim bir konu olmuştu. Tüm nebata, çaya, arıcılığa hatta insana da zararı olabilecek Vampir Kelebekle ilgili güncelliğini de koruyan 28 Eylül 2018’de kaleme aldığım makalemi bilgilendirmek amacıyla yeniden paylaşıyorum. 

ÇİN, RUSYA, GÜRCİSTAN DERKEN DOĞU KARADENİZ’DE VAMPİR KELEBEK

Makaleye başlarken ana fikrim vampir kelebeğin daha önce birkaç çiftçinin haricinde kimsenin üzerinde durmadığı arıcılığımız için de tehlike oluşturduğunu işlemekti. Ancak bölgede 10 yılı aşkın süredir etkili olmasına rağmen hala bu canlı konusuna uzak kalmış okurlarım, arkadaşlarım ve ilgililerin de olduğunu dikkate alarak uzun (kapsamlı) ama “hap” gibi okunur bir yazı olacak.

Halk arasında Kelebek, Yalancı veya Vampir Kelebek olarak adlandırılan literatürde ismi Ricania Simulans ya da Ricania Japonica olan ve Doğu Karadeniz’de neredeyse çay dahil tüm bitkilere dadanan canlının anavatanı Kuzey Çin ve Japonya, bize de Gürcistan’dan gelmişmiş!

Ricania Simulans (RS), Gürcistan da ilk 1956 da Sukhumi de görülmüş, 1964 yılında yaygınlaşması üzerine varlığı kayıt altına alınmış. Oraya da 1892’de Sochi’de kurulmuş Rusya’nın en büyük botanik bahçesi olan Tropik Park üzerinden 1927’de geldiği sanılıyor. Tropik Park’a dünyanın dört bir tarafından farklı bitkiler getirilir. Bu bitkilerle beraber farklı böcek yumurtaları da gelmiş olacak ki zaman içerisinde yaşamaları için uygun ortam bulanların çoğalmaya ve yayılmaya başladığı kayda alınmış. Ancak Sochi bölgesinde tür çeşitliliğinin fazla olması ve çoğalması için istenen uygun ortamın olmayışı nedeniyle RS’ın bu bölgede varlığını hissettirememiş, güneye Gürcistan’a doğru inildikçe daha nemli ortamları bulmasıyla beraber bu canlının popülasyonu artmış.
Artmış ama Ricania Japonica'nın Gürcistan’da geçmişte bitkilere çok uzun süreli zarar verdiği konusunda kayıtlara geçen bir bilgi yok. Tek istisnası ilk kez bu yazımda paylaşacağım “arı kovanlarına” olan etkisi. Zaten süreçte popülasyonun artması, su zenginliği, tür çeşitliliği ve doğal düşmanların ortaya çıkmasıyla Gürcistan da denge kendiliğinden sağlanmış, RS’nun artık mevcut bitki dokusuna zararı olmadığı gözlenmiştir.

RESMİ KAYITLARA GÖRE 2007’DE GÜRCİSTAN’DAN GELDİ

Türkiye'de (Rize) 2007 yılında bir böcek türünün başta sebze olmak üzere meyve, bağ, çay ve mısır gibi ürünlerde zarar verdiğine dair gelen şikayetler üzerine Rize Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde zararlının bilinen ve Teknik Talimatlarda olan bir zararlı olmadığı tespit edilmiş.

2007 yılı Ağustos ayında da Rize İl Müdürlüğünce Bakanlık ile Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsüne (KTAE) eş zamanlı olarak örnekler gönderilmiş. Örnekler KTAE tarafından teşhis amacıyla Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümüne gönderilmiş ve Prof Dr. Şaban Güçlü tarafından Rize de bulunan zararlının Homoptera Takımı, Ricaniidae Familyasına bağlı Ricania Simulans olduğu teşhis edilmiş.

2009 Ocak ayında Gazi Üniversitesi öğretim görevlilerinden Emine Demir bir makalesinde Rize'den Ankara Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü'ne gönderilen numunelerin Dr. Işıl Özdemir tarafından tanımlanarak Ricania Japonica olarak Türkiye de ilk defa kayda alındığını yazdı. 

Yine Rize’de ki arkadaşlarımdan da teyitlediğim üzere RS, yaza doğru her yıl değişen aylarda görülmeye başlanıyor. Çünkü RS’ın yumurtlama dönemi Ağustos ayı başında olup normalde Mayıs ayı içinde yumurtaların açılımı gerçekleşmektedir. Ancak kışın yumuşak geçmesi yumurtaların erken açılmasına, buna bağlı olarak da yeteri kadar yiyecek bulunmaması nedeniyle de açlığın getirdiği kırılmalara neden olmaktadır. 

Gürcistan’ın aksine ülkemizde bitkilere zarar vermesinin temelinde; Sarp kapısının açılmasından sonra canlının fidanlar üzerinde Türkiye’ye gelirken doğal yok edicilerinin birlikte gelemeyişi yatmakta olduğu düşünülüyor.

KELEBEK DOĞU KARDADENİZ’DE NİYE ZARAR VERDİ?

Gürcistan örneğinde gördüğümüz üzere RS canlısını doğada bir başka canlı zararsız kılarak bitkilere zararını önlemiş. Bizde ise uzun yıllardır bölgede çay için kullanılan gübrenin yer altı ve üstünde ciddi tahribatlar yapması sonucu bölgede yaşayan bazı kuşların yaşamlarının yok olduğu, yılanların neredeyse artık görülmediği tarımla uğraşanlarca ifade ediliyor. (Kuş konusunda gözlemim yok ama lise yıllarımda İslampaşa’daki çaylığımızda sık sık yılana denk geldiğimi anımsarım)
RS, bitkilerin öz suyunu emerek yaşadığından taze sürgün olan her bitkide zararı görülmektedir. Ancak aksını savunanlar olsa da çay da sürekli hasat sayesinde RS yumurtalarının bitkiden uzaklaşması nedeniyle daha az zarar verdiği de iddia ediliyor.
Yaz döneminde bir aydan fazla kaldığım Rize’de kişisel gözlemlerimden, nerdeyse farklı ortamlarda görüştüğüm tüm hemşerilerimden ve de çok sayıda ailenin profesyonel fidancılık yaptığı İslampaşa Mahallesinden arkadaşlarım Salim Kırmızı, Yılmaz Çakmak, Zekeriya Dereci, İbrahim Özdür, Hayrettin Çakmak ve Melih Uğur Topçu’dan, konuya çok duyarlı iş adamı ve doğaya düşkünlüğü ile tanınan Kenan Yelkenci’den öğrendiğim kadarıyla RS canlısı hemen hemen tüm bitkilere, nebata zarar verebiliyor. Ancak yapışkan ama özünde dayanıksız bir canlı olduğundan her türlü böcek ilacı (insektisit) bu canlıyı yok edebiliyor. Fidancı komşularım bu canlı ile kendi olanaklarıyla mücadele edip bahçelerini koruyabilmelerine rağmen tüm bölgede toplu olarak mücadelesi yapılmadığı takdirde kısmı ilaçlamanın çözümleyici olamayacağını ısrarla vurguluyorlar. Çünkü, böcek ilacı ile yapılan mücadelede bölge insanının ilaç kullanım kültürü ve alışkanlığı olmadığından doğaya ve tarımsal ürünlere zarar verebileceği endişesini taşınmaktalar.

DOĞU KARDADENİZ’DE ARICILIK TEHLİKEDE Mİ?

Vampir Kelebek Rize’de ilk kez 2007’de kayda düştü; kamu etkin mücadele etmediği, hatta önemsemez gözüktüğü için yarattığı genel tahribat karşısında son aylarda duyarlı hemşerilerim ve medya tehlikeyi gündemde tutmaya daha fazla gayret ediyor. Ancak hiçbir yazıda, demeçte göremediğim bir riski, İslampaşa’da Yılmaz Çakmak’tan öğrendim. İddiayı netleştirmek için bunu önceleri yazmadım, veri edinmeye çalışırken araştırma yazılarından fevkalade yararlandığım, yeni bilgiler öğrendiğim Rize’den mühendis Kamil Engin İslamoğlu Bey imdadıma yetişti.

İslamoğlu, Vampir Kelebek konusunda hassasiyetimi bildiğinden www.australiangeographic.com'da okuduğu makaleden bilgilendirdi beni. Yılmaz Çakmak’tan öğrendiklerimle Kamil Beyin paylaştığı bilgiler birebir örtüşünce de konuyu yazmaya, paylaşmaya karar verdim. 

“Recep Bey daha sırada bal üretimi var, canlının henüz bal üretimini nasıl etkilediği Rize'de araştırılmamış. Avustralya'da yapılan araştırmalarda bal üretimini olumsuz etkilediği tespit edilmiş durumda! Avustralya'ya 150 yıl önce Yeni Zelanda’dan gelen, orada Scolypopa Australis olarak adlandırılan kelebek türü, henüz nimf aşamasındayken bitki dokularından bitki öz suyunu emerek beslendikten sonra, beslendiği bölgede tatlı bir sıvı bırakıyor ve bu sıvıyı bal arıları toplayıp kovanlardaki doğal bala karıştırıyor. Bu da üretilen balın niteliğini ve kalitesini bozuyor. Bu bilgi, bu kelebeğin zararı yoktur diyenlerin kulağına küpe olsun.”

Yılmaz Çakmak’ta, “Ricania Simulans sivrisineğe benzer bir kelebek. Bu canlının öz suyunu emdiği bitki üzerine bıraktığı dışkısına arılar tadı ve kokusu nedeniyle ilgi duyuyor ve alıp peteğine götürüyor. Bu sayede kovan başına bal üretimini ciddi şekilde artıyor ama kalitede aynı nispette bozuluyor. Kalitenin bozulması kadar bir başka vahim durum da bu canlının olduğu bölgelerde arılarda kayda değer ölümler gözüküyormuş" demişti.

Yine Yılmaz Çakmak’tan öğrendiğime göre (Yılmaz Çakmak, sadece fidancılık, tarımla uğraşan bir çiftçi değil, entelektüel tarafı olan mahallelim. RS konusunda da 4 yıl önce bir çalıştayda tanıştığı ve sürekli temas halinde olduğu 19 Mayıs Üniversitesinden Doç. Dr. Kibar Ak ile sürekli iletişimde olarak gözlemlerini akademik bilgilerle pekiştirmeye özen gösteriyor) özünde çok dayanıksız bir canlı olduğundan basit bir haşere ilacıyla yok edilebilen Ricania Simulans’ın bitkilere zarar verdiği ortamlarda ortalama 8 yıldan sonra azalma eğilimi görülüyormuş. “Henüz tespit edemediğimiz bir başka canlı da RS ın olduğu bölgelerde zaman içinde gelişerek vampir kelebeğin lavrasını yiyerek etkisini azaltıyor. Ancak bu tehlikenin kendiliğinden tamamen geçeceği anlamına gelmiyor, en basitinden önceki yıllarda daha yüksek kesimlerde, çaylık alanlarda gözükmeyen bu canlının giderek rakımı daha yüksek yerlere doğru genişlemeye başladığını gözlemliyoruz.”

Başta da dedim ya, Anzer, Petran, Kaçkar, Senoz ve daha bir çok mevkide sağılan çok vasıflı ballarımızın ve arılarımızda tedbirde geç kalmaya devam edersek ciddi risk altında.

RİCANIA SIMULANS – JAPONICA İLE BİYOLOJİK MÜCADELE

Kırmızı Orman Karıncası

Uzman raporlarında Kırmızı Orman Karıncasının bu canlı ile mücadelede etkili olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla etkin mücadele için insan yerleşimlerine bir zararı olmayan bu karıncanın bölgede yaygınlaştırılması lazım. Çünkü et obur cinsi olan bu karınca türü, Ricania Japonica da dahil tüm böcek türlerini yumurta, larva ve pupa dönemlerinde toplayıp onlarla beslendiği için sayılarını kontrol altında tutar ve epidemiyi engeller.
Kesin çözüm için önerilse de Kırmızı Orman Karıncasının yaygınlaştırması için aradan geçen bunca yılda adım atılmaması üzücü. Adım atıldığında da karıncanın çözümleyici olabilmesi uzun zaman gerektirdiğinden belli ki bu zararlı ile uzun yıllar yaşamak zorunda kalacağız gibi.

Esasen Orman Genel Müdürlüğü, yurt genelinde belli ormanlarda ve orman fidanlıklarında hastalık ve zararlı tehdidi görülen tüm alanlarda Kırmızı Orman Karıncasını yaygın olarak kullanmakta. Ancak karıncaların arı kovanlarına dadanma riskinin de çok yüksek olduğu bilindiğinden karınca yuvalarının bal arılarının kovanlarından uzak oluşturulmasına çok dikkat etmek gerekiyor.

Biyolojik Mücadelede Böcekçil Kuşlar ve Yusufçuk

Böcekçil kuşlar, zararlı böceklerin, yumurta, tırtıl ve erginlerini yemek suretiyle beslenirler. Zararlı böceklerle mücadele kapsamında, kuşların korunması ve böcek popülasyonları üzerindeki etkilerinin devamını sağlamak için bölgede dezavantajımız yazımın girişinde değindiğim çay bahçelerinde yıllarca kullandığımız amonium sülfat gübresi.

Ricaniidae familyasına ait kelebek çeşidinin başlıca doğal düşmanının "Yusufçuk" olduğu tespit edilmiş olsa da geçmişte Rize'de de çokça görülen yusufçukların maalesef bugün iş başında olamadığını da arkadaşlarım özellikle vurguluyor.

Çünkü bu nokta da bir başka önemli kanayan yaramız gündeme geliyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda Yusufçuklar bulundukları coğrafyalarda, ergin döneme geçene kadar, yumurtalarını "tatlı su kaynakları" içerisinde bekletiliyormuş. Maalesef ki tatlı su kaynaklarının (dere, göl vb) kimyasal kirlenmeye (kimyevi gübre, pestisit, herbisit vb) muhatap olması yusufçuk popülasyonunun tamamen düşürme noktasına getirmekte.
Sanırım Ricana Simulans – Japonica konusunda farklı bir pencereden detayları, özelikle arıcık konusunda riskleri ve biyolojik mücadele gerekliliği ile bu canlının Doğu Karadeniz’de bu denli etkili olmasında idaremizin ve bizlerin doğayı dengeleyici diğer canlıları yok etmek suretiyle ne denli kusurlu olduğumuzu kavratabilmişimdir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mağdur emeklinin Maduro'yu konuşacak takati mi var! - 06 Ocak 2026
  • Lipton'un da çekilmesiyle kuru çay üretiminde yabancı kalmadı - 07 Ekim 2025
  • Kuru Çayın Dış Ticaret Boyutu - 24 Eylül 2025
  • Türkmen ve Özbekler deport yerine neden teşvik edilmeli? - 25 Ağustos 2025
  • "The İmam" Recep Koyuncu Rize'de farkındalık yaratmaya devam ediyor - 10 Nisan 2025
  • Ahiret Göz, Katarakt için hastadan 571 bin TL istemiş! - 08 Nisan 2025
  • Basketbol EuroLeage keyifle izlenir: Spor sadece futbol değil - 19 Aralık 2024
  • Sağırağa'dan Sagra'ya uzun bir yolculukta yanlış, eksik bilinenler - 13 Aralık 2024
  • Bitkilerin ruhuna dokunabilmek - 20 Kasım 2024
  • Kuru fasulyede fiyat: Makas neden bu kadar açık? - 27 Ekim 2024
  • TVF Başkanlığı seçimlerinde Türk Voleybolu kazandı; Üstündağ devam edecek - 18 Ekim 2024
  • Nobel ödüllü Kamer Daron Acemoğlu'nu tanıyor muyuz? - 16 Ekim 2024
  • Hepsi unutulur, Mert'in kurtarışı asla! - 03 Temmuz 2024
  • Dağ dağa küsmesin, dağın haberi olsun - 01 Temmuz 2024
  • Ruanda'dan tek yönlü biletle gelenleri nasıl okumalı! - 03 Haziran 2024
  • Cumhurbaşkanı değişime Milli Eğitim Bakanından başlamalı! - 30 Nisan 2024
  • Ürün ve hizmette fiyatlandırmanın ucu kaçtı! - 21 Nisan 2024
  • Rize Kitap Fuarı'nın ardından - 04 Mart 2024
  • Kenevir ekimi çaylıkları rehabilite eder mi? - 25 Şubat 2024
  • Ayağımıza kurşun sıkmaya devam mı! - 16 Aralık 2023
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
Köşe Yazarları
Toygar Ayhan
Toygar Ayhan
Gerçek inanç ile siyasi istismar arasındaki uçurum: Laiklik bizim çimentomuzdur
Recep Ali Aksoylu
Recep Ali Aksoylu
Mağdur emeklinin Maduro'yu konuşacak takati mi var!
Şener Bülbül
Şener Bülbül
Çayın Kültürel, Sağlıksal ve Stratejik Üstünlüğü Üzerine Derinlemesine Bir Değerlendirme
Rıdvan Saka
Rıdvan Saka
Üst Akıl Oyunları: Truva Atı
Filistin
Ceyhun Kalender
Filistin
Prof. Dr. Mustafa Akbulut
Prof. Dr. Mustafa Akbulut
Kivi Çaya Alternatif Değil Ek Gelir Getirici Ürün
Rize Bisiklet Yolu - 2
Servet Karasu
Rize Bisiklet Yolu - 2
BB Erzurumspor - Çaykur Rizespor
Onur Hanedar
BB Erzurumspor - Çaykur Rizespor
Çok Okunan Haberler
Rizespor'da Büyük Aile Buluşması: İyidere'de İftar ve Kenetlenme Gecesi
Rizespor'da Büyük Aile Buluşması: İyidere'de İftar ve Kenetlenme...
Fındıklı 1974 Spor Kulübü Bölgesel Amatör Lig'de
Fındıklı 1974 Spor Kulübü Bölgesel Amatör Lig'de
Pazarspor'da kaçan balık büyük oldu! Penaltı attı ama kazanamadı
Pazarspor'da kaçan balık büyük oldu! Penaltı attı ama kazanamadı
Akaryakıtta yeni ÖTV düzenlemesi: Benzin, Motorin ve LPG fiyatlarına kur ayarı
Akaryakıtta yeni ÖTV düzenlemesi: Benzin, Motorin ve LPG fiyatlarına...
Rize'de Burger King önünde İsrail protesto
Rize'de Burger King önünde İsrail protesto
Ana Sayfa
Rize Haberleri
Spor
Amatör Spor
Sağlık-Yaşam
Karadeniz
Ekonomi
Genel
Gündem
Eğitim
Teknoloji
Dünya
Magazin
Kültür-Sanat
Makaleler
Tanıtım Yazısı
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Amatör Spor
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Karadeniz
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Makaleler
  • Rize Haberleri
  • Sağlık-Yaşam
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Rize'de Gezilecek Yerler
  • Rize Nüfus Bilgileri
  • Rize İlçeleri Listesi
  • Rize Plaka ve İlçe Plaka Kodları
  • Rize Namaz Vakitleri
  • Rize Hava Durumu
  • Rize Nöbetçi Eczaneler
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

@ 2009 Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Sağlık HaberleriRize Çayı