Anasayfa
  • Rize Haberleri
  • Spor
  • Amatör Spor
  • Sağlık-Yaşam
  • Siyaset
  • Karadeniz
  • Ekonomi
  • Genel Gündem Eğitim Teknoloji Dünya Magazin Kültür-Sanat Makaleler Tanıtım Yazısı
  • Ara
SON DAKİKA:
Handüzü bu kez Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak
Çaykur Rizespor'dan Alikulov'a büyük vefa: Sakatlandı ama bırakılmadı
Pazarspor deplasmanda fırtına gibi: Karadeniz Ereğli'yi 3 golle geçti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Recep Ali Aksoylu
  3. Bitkilerin ruhuna dokunabilmek
Yayınlanma: 20 Kasım 2024 - 00:21

Bitkilerin ruhuna dokunabilmek

20 Kasım 2024 - 00:21
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Recep Ali Aksoylu
Recep Ali Aksoylu
[email protected]
Bitkilerin ruhuna dokunabilmek

Bitkilerin şahitliğine bile başvurulduğunu, onlarında sevinçleri üzüntüleri yaşayan birer canlı olduklarını fevkalade güzel anlatan uzun bir makale okudum. Öncesinde bu konudaki iki farklı deneyimi mime dair  birkaç kelam yazdıktan sonra bu makaleyi ekleyeceğim satırlarımın altına… 

Emin olunuz okumaya değecek…

Kolaj fotoğrafın altta olanında sağ ve solda iki saksı var; SIKLAMEN ve NANDINA çiçekleri. Arkadaşımın ofisinin açılışında hediye gelmişlerdi, harika görüntüleri vardı. Ama diğer çiçekler zaman içinde serpilip gelişip güzelleştikçe bu ikisi önce pörsüdü, sonra tüm yapraklarını döktü. İki yıl kadar önce o arkadaşımın ofisinde katıldığım toplantı sonrası terasta kahvelerimizi yudumlarken dip tarafta atılmayı bekleyen eşyalar arasında bitkileri kurumaya yüz tutmuş ikide saksı vardı. Saksıların dikkatimi çektiğini gören arkadaşım yanı başımızdaki görevliye, “meymenetsizin çiçekleri de kendisi gibi, atın şu iki saksıyı” deyince ben de “bazı çiçekler bazı ortamları sevmeyebilirmiş, benim arabaya koyun belki ben de canlanırlar, deneyeyim” dedim ve sahiplendim. 

Arkadaşım gülümsemekle yetindi. Eve getirdim, düzenli sularını verirken her seferinde adeta fısıldadım konuştum diğerleri gibi onlarla da. Birkaç haftaya geri döneceklerinin sinyalini verdiler, sonra ikisi de coştu, renklendi, iki yıldır mutfağımın balkonunda yerini korumayı sürdürüyorlar.

Bitkilerin ruhunun olduğuna dair makaleyi okuyunca benim sıklamen ve nandınam aklıma geldi. Arkadaşım, bu iki çiçeği hediye eden “meymenetsiz” dediği tedarikçisi firmanın sahibinden hiç haz duymazdı, şimdi anlıyorum ki bu duygusunu çiçeklerde algılamış ve pörsümüşlerdi!

Demek ki olabiliyormuş!

Geleyim ikinci örneğime…

Sebze fidanları, yanı domates, biber, patlıcan vs fidanları sezonluktur. Öyle biliriz. Yaza girerken ekersin – dikersin birkaç ay sonra mahsulünü verir ve ömrünü tamamlar. Bir önceki yıl yaz sonu balkonumda ki biber ve domates bitkilerinin köklerini atmaya kıyamadım. Saksılarını kenara çektim, kış boyunca diğer bitkilerden ayırmadan sulamaya, onlara iletişimde olmaya devam ettim. 

Bu yaz geldiğimiz nokta, o miadını doldurdu diye bilinen bitkilerimden gün aşırı ortalama 2-3 sivri kıl biber, çeri domates aldım. Sonbahar geldi ama hala dallarında var, Pazar günü salata için 3 tane kopardım. yarına da 2-3 tane daha da devşiririm.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki, benim balkondaki biberlerinde ruhları var!

Yazıya başlarken okuduğum makaleyi ekleyeceğim demiştim. Vazgeçtim, makaleyi değil de konuyu destekleyen birkaç bilgiyi paylaşmakla da bitkilerin ruhlarının, hislerinin olduğunu pekiştirebileceğimi düşünüyorum.

“Bitkisel Hayat” 

Bilincini kaybetmiş ve hayati fonksiyonları en aza inmiş koma halindeki hastalar için kullanılan tıbbi bir terim BİTKİSEL HAYAT. Belli ki bitkilerin hiçbir şeye tepki vermeyen varlıklar olduğunu düşünülerek bu terim kullanılmış ama araştırmalar, hiçbir tepki göstermediğini sandığımız bu canlıların, aslında biyolojik olarak bizlere benzediğini gösteriyor.

Çağdaş botaniğin babası kabul edilen Cari von Linne 18.yy da bitkilerle insan ve hayvanlar arasındaki temel farkın bitkilerin hareket edememeleri olduğunu iddia etmişti. Ona göre bitkiler hisseder, insan düşüncelerine ve heyecanına uzak mesafelerden bile cevap verirler. Aristo’da bitkilerin ruhları olduğu ama duygularının bulunmadığını ileri sürmüştü. 

Bilim insanlarının benzer yorum ve iddialarını çoğaltmaya gerek kalmadan aslında bildiklerimizi anımsattığımda sizde bitkilerin ruhu olduğunu fark edeceksiniz.
Mesela hepimiz dokunulduğunda utandığı söylenen ve içe kıvrılan mimoza yapraklarını, aydınlık ortamlarda açılıp karanlıkta kapanan çiçekleri görmüşüzdür. Küstüm otu en hafif bir dokunmada ya da sallantıda yapraklarını kapatır. Bir süs bitkisi olan Maranta kendisi için uygun yere konulmadığı zaman yapraklarını aşağıya doğru sarkıtarak hoşnutsuzluğunu gösterir. Bazı orkide türleri ise üreyebilmek için ihtiyaç duydukları arıların sevdiği kokuları yayarmış. Bazılarının orkidelerinin yıllarca yaşadığını, bazılarının kininde kısa sürede öldüğünü biliriz. Yerini sevmedi vs vs deriz. 

Pamuk bitkisinin yaprağının en büyük düşmanı olan tırtıl yapıştığı yaprağı kemirir ve sonuçta tüm gövdenin suyunu emer. Ancak pamuk kemirilmeye başlandığı an havaya bir salgı yayar. Bu salgıya duyarlı olan arı hemen pamuğun üzerindeki tırtılı yok eder. Sarmaşıklarda güzel örnektir. Kendini taşıyamazlar ama tırmanabilecekleri en yakın desteğe doğru sürünerek ilerler.

Hareket etmediğini düşündüğümüz, hele görme yeteneğinden mahrum olduğunu bildiğimiz bitkilerin bu becerisi neyle açıklanabilir? 

Aslında bunlar düşünüldüğü gibi basit tepkiler değil. Demek ki kendilerine ait bir haberleşme dilleri var; konuşmaları, müziği ve tehlikeli durumları hissediyor, vücutlarını koordine ediyor, onlara kendi dillerince cevap veriyorlar. Bu konuda yapılan bir çok bilimsel araştırma bulgusunun varlığı okuduğum makalede de yer alıyordu.

Yarın 4 günlük Antalya seyahati var ve her seyahat öncesi olduğu gibi yazıyı paylaştıktan sonra bir süre hasbihâl edeceğim bitkilerimle. 

Terapi de olacak!

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mağdur emeklinin Maduro'yu konuşacak takati mi var! - 06 Ocak 2026
  • Lipton'un da çekilmesiyle kuru çay üretiminde yabancı kalmadı - 07 Ekim 2025
  • Kuru Çayın Dış Ticaret Boyutu - 24 Eylül 2025
  • Vampir Kelebek yeniden mi hortladı! - 02 Eylül 2025
  • Türkmen ve Özbekler deport yerine neden teşvik edilmeli? - 25 Ağustos 2025
  • "The İmam" Recep Koyuncu Rize'de farkındalık yaratmaya devam ediyor - 10 Nisan 2025
  • Ahiret Göz, Katarakt için hastadan 571 bin TL istemiş! - 08 Nisan 2025
  • Basketbol EuroLeage keyifle izlenir: Spor sadece futbol değil - 19 Aralık 2024
  • Sağırağa'dan Sagra'ya uzun bir yolculukta yanlış, eksik bilinenler - 13 Aralık 2024
  • Kuru fasulyede fiyat: Makas neden bu kadar açık? - 27 Ekim 2024
  • TVF Başkanlığı seçimlerinde Türk Voleybolu kazandı; Üstündağ devam edecek - 18 Ekim 2024
  • Nobel ödüllü Kamer Daron Acemoğlu'nu tanıyor muyuz? - 16 Ekim 2024
  • Hepsi unutulur, Mert'in kurtarışı asla! - 03 Temmuz 2024
  • Dağ dağa küsmesin, dağın haberi olsun - 01 Temmuz 2024
  • Ruanda'dan tek yönlü biletle gelenleri nasıl okumalı! - 03 Haziran 2024
  • Cumhurbaşkanı değişime Milli Eğitim Bakanından başlamalı! - 30 Nisan 2024
  • Ürün ve hizmette fiyatlandırmanın ucu kaçtı! - 21 Nisan 2024
  • Rize Kitap Fuarı'nın ardından - 04 Mart 2024
  • Kenevir ekimi çaylıkları rehabilite eder mi? - 25 Şubat 2024
  • Ayağımıza kurşun sıkmaya devam mı! - 16 Aralık 2023
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
Köşe Yazarları
Recep Ali Aksoylu
Recep Ali Aksoylu
Mağdur emeklinin Maduro'yu konuşacak takati mi var!
Rize futboluna ihanet!
Turgay Ayhan
Rize futboluna ihanet!
Şener Bülbül
Şener Bülbül
Çayın Kültürel, Sağlıksal ve Stratejik Üstünlüğü Üzerine Derinlemesine Bir Değerlendirme
Rıdvan Saka
Rıdvan Saka
Üst Akıl Oyunları: Truva Atı
Filistin
Ceyhun Kalender
Filistin
Prof. Dr. Mustafa Akbulut
Prof. Dr. Mustafa Akbulut
Kivi Çaya Alternatif Değil Ek Gelir Getirici Ürün
Rize Bisiklet Yolu - 2
Servet Karasu
Rize Bisiklet Yolu - 2
BB Erzurumspor - Çaykur Rizespor
Onur Hanedar
BB Erzurumspor - Çaykur Rizespor
Çok Okunan Haberler
Taraftardan Tahsin Ocaklı'ya tepki: Sen nasıl Rizelisin!
Taraftardan Tahsin Ocaklı'ya tepki: Sen nasıl Rizelisin!
Recep Uçar: Rakip kim olursa olsun hedef galibiyet
Recep Uçar: Rakip kim olursa olsun hedef galibiyet
Çayelispor hayat buldu: 3 puan 18 hafta sonra Düzce'den geldi
Çayelispor hayat buldu: 3 puan 18 hafta sonra Düzce'den geldi
Rize Atletik'ten Trabzon'da beklenmedik kayıp!
Rize Atletik'ten Trabzon'da beklenmedik kayıp!
Çaykur Rizespor evinde Galatasaray'a kaybetti: 3-0
Çaykur Rizespor evinde Galatasaray'a kaybetti: 3-0
Ana Sayfa
Rize Haberleri
Spor
Amatör Spor
Sağlık-Yaşam
Siyaset
Karadeniz
Ekonomi
Genel
Gündem
Eğitim
Teknoloji
Dünya
Magazin
Kültür-Sanat
Makaleler
Tanıtım Yazısı
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Amatör Spor
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Karadeniz
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Makaleler
  • Rize Haberleri
  • Sağlık-Yaşam
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Rize'de Gezilecek Yerler
  • Rize Nüfus Bilgileri
  • Rize İlçeleri Listesi
  • Rize Plaka ve İlçe Plaka Kodları
  • Rize Namaz Vakitleri
  • Rize Hava Durumu
  • Rize Nöbetçi Eczaneler
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

@ 2009 Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Sağlık Haberleri Rize Çayı