Katmer açıklamasında; "Sayısı önemsiz bir grubun yapmış olduğu ağaçların kesilme protestosunun geldiği şuanki durum milletimiz adına ne kadar vahim sonuçlar doğurduğunu gözlemlemekteyiz. Polis şiddeti… Muhalefetin beceriksiz siyaseti… Krizin yönetilememesi… Yalan yanlış kamoyu bilgilendirmeleri… Provakatör ünlüler… Fırsat bekleyen sol örgütler… Ergenekon yapılanmaları… Anarşist gençler… Ağaçların kesilmesininin protestosunun yerini provakatif bir anarşist eylem almadan önce polisin protestocuların çadırlarını yakmasını, abartılı gaz müdahalesini ve normalde kontrolden çıkan kalabalığa sıkılan tazyikli su müdahalesinin tek tek insanlara hedef alınıp sıkılmasını kınıyoruz!
Ak ile karanın çok iyi seçilebildiği bu günlerde, insanları provake edip saldırganlığa yönelten basın mensuplarını, sanatçıları, üniversite rektörlerini, aktivistleri, siyasetçileri kınıyoruz! Olaylar körüklendikten sonra sağduyunun sağlanamaması sonucunda devreye giren kınadığımız bu provake ekibinin sürekli insanları saldırganlığa davet etmesi, yalan yanlış bilgileri servis etmesi darbeye zemin hazırlama çalışmalarında kimlerin aktif rol alacağını ortaya koymuştur. Ulusalcı ve ergenekon destekli basının haricinde bilgi dağıtımının ve bilgilendirmenin kanallar tarafından yapılmaması, idareci ve yöneticilerin halkı bilgilendirmekte geç kalması sağlanamayan sağduyunun sonucunda provakatif grupların ekmeğine yağ sürmüştür. Polisin Taksim’den çekilme saatlerinde polise ve etrafında gördüğü herşeye saldıran sol örgüt mensuplarının davranışların bu olayların nasıl boyut kazandırıldığı, olayların aslında ağaç kesme protestosundan ibaret olmadığını gözler önüne sermiştir. Polisin çekilmesinden sonra Taksim’de ne yaptığını neyi savunduğunu bilmeyen yapabileceği şeyin sağlam bir içme olduğunu gösteren bir gençliğin ne kadar zıvanadan çıkabileceğini görmüş olduk. Sokaklara dökülen protestoculardan çok daha fazla olaylara katılmayan, sağduyusunu koruyan halkın olduğunu belirtmek gerekmektedir. Çünkü bu sağduyulu insanlar olayların içine çekilmek istenmektedir.
Beylikdüzü’nde başörtülü kardeşlerimize yapılan çirkin saldırı bunun bir örneğidir. 28 Şubat döneminde yapılan propagandaların hortlatmaya çalışılmasını o dönemlere benzer hareketler olan ışık aç/kapa, tencere tava vurma gibi hareketlerden görmekteyiz ki bu hareketler halkın kendisinden çıkan hareketler değildir. Bu bir iddia değil ergenekon tabanlı kanallardan bu çağrının yapıldığı bir gerçektir. 3. Selim tarafından yaptırılan, CHP döneminde Lütfü Kırdar tarafından yıktırılan tarihi yapı Topçu Kışlası’nın tekrardan Taksim’e kazandırılmasını bu proje dahilinde kamu alanlarının sağlanması, yayalaştırmanın yapılması, yeşil alanın korunması dahilinde desteklemekteyiz. Zaten bu olayların artık Gezi Parkı ve Topçu Kışlası Projesi ile bir alakası kalmamıştır. Bu bahanelerle insanlar kandırılmakta ve ideolojik bir çatışmanın içerisine sokulmak istenmektedir. Tüm gençleri sağduyulu olmaya, provokasyonlara fırsat vermemeye davet ediyoruz! bizler bu oyuna gelmeyiz!" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: