Yaşanan bu olaylar çerçevesinde konuyu kaleme alan Derelerin Kardeşliği, Güneysu Çevre Platformu ve Handüzü Yaylası Kültür Çevre ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği sözcüsü Ceyhun Kalender, yaşanan bu gelişmelerde ve meydana gelen heyelanda HES projelerini sorumlu tuttu. İşte Kalender'in o yazısı...
DEMOKRATİK TEPKİ GÜZEL AMA HES’TEN BAHSETMEK YASAK!
Yaklaşık bir ay önce yağan yağmurlar sonucu çöken ve ulaşıma kapanan Rize-Güneysu yolu trafiğe kapatılmış, bu heyelanla Andon İçme Suyu Tesisi’nden Çayeli ilçesi ve Gündoğdu beldesine giden su şebekesi de hasar görmüş ve Çayeli ilçesi ve Gündoğdu beldesi susuz kalmıştı.
O gün Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, önceden aldıkları tedbirler! sayesinde hasarın düşük olduğunu söylemişti.
Geçen süre içinde muhtarlar ve vatandaşlar yolun açılmamasına, yolu trafiğe kapatarak büyük tepki göstermişlerdi.
Buraya kadar her şey güzel!
Ancak bu noktada bir iki soru sormak lazım diye düşünüyorum: Sayın Bakırcı “alınan tedbirler” derken derenin ağzına HES yaptırılmasını mı kastediyordu.
Bir diğeri; vatandaşlar ve muhtarlar bu kadar sert tepki gösterirken hemen derenin karşısında yapılan ve derenin akış yönünü değiştiren Hamzabey HES’ in duvarını görmüyorlar mıydı? Hiç kimsenin ağzından bununla ilgili bir şey duymadım. Ve suçlu ilan edilmişti: Yağmur suyu.
Yolun bu zaman zarfında açılamaması ve basınımızın da belediye sınırları içinde yapılan ve ileride daha büyük sıkıntılara sebep olacak olan Hamzabey HES ‘e pek değinmemesi dikkati çeken diğer konulardır.
Salarha ve Güneysu derelerini ve kollarını da içine alan bu vadide durum zaten içler acısıdır. Her iki derenin çıkış noktası olan Handüzü Yaylası’ndan itibaren hiç nefes aldırmamacasına borulara ve tünellere konulan su, hiçbir canlının faydalanmasına izin verilmeden Askorozdan denize teslim edilmektedir. Oltasıyla bir balık avlayana 1000 TL ceza verenler, yok olan milyonlarca alabalığın ve diğer canlı türlerinin bedelini maddiyatla ödemelerinin mümkün olmadığını düşünüyorum.
Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, Gürgen deresi üzerinde planlanan Alicik HES ve Tepe HES’ in mahkeme kararıyla iptal edilmesi bir o kadar daha önem taşımaktadır ve gelecek kuşaklara bırakacağımız en güzel miras olacaktır.
Burada ülkesini seven,vatansever insanlara da sesleniyorum: Biz vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız için ölürüz.Suyuyla, madeniyle ormanıyla ve tüm yer altı ve yerüstü kaynaklarıyla zengin topraklarımız var. Zengin toprakların fakir bekçileri olmak istemiyorsak bu konularda daha duyarlı olmamız bizim ülke sevgimizin bir diğer ayağı olmalıdır. İnsan sağlığı, çevre, eğitim gibi sosyal politikalar bizim gündemimizde daha çok yer almalıdır.
Saygılarımla.
Yorumlar
Kalan Karakter: