Osmaniye ve kaçakçılık
2008 yılında askerliğimi Osmaniye’de yaptım
Yayınlanma :
01.09.2012 12:50
2008 yılında askerliğimi Osmaniye’de yaptım. İnzibat olmam nedeniyle her günümüzü asker arkadaşlarımızla şehir içinde görevde geçirme imkanına sahiptik. Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah’ın kaçak çay ve kaçak sigaraya tepkisini dile getirdiği İbrahim Karaoğlanoğlu parkını çok iyi biliyorum. Bu park konumu itibariyle kaçak çay ve sigara satışının fazla olduğu bir alandır. Çayın başkentinden gelen biri olmam nedeniyle bu parktaki çay işletmelerine Rize çayı getirtilmesi konusunda defalarca yardımcı olmak istedim. ‘Asker kardeş buranın damak tadı bu’ diyen çaycıları Rize çayı içilmesi konusunda bir türlü ikna edemedim. Tabii bende Rize’den getirttiğim çaylarla çay hasretimi giderdim. Askerlik öncesinde milliyetçi yapısıyla bildiğim bu şehrin kaçakçılık olaylarıyla hep gündemde tutulması hiç yakışık değil. Evet; orada her köşe başında açık tütün, içerisinde 40 dal bulunan muhtelif markalardan kaçak sigaralar, ne idüğü belli olmayan kaçak çay, elektronik eşya başta olmak üzere birçok şeyi bulabilirsiniz. Bunlar Osmaniye ve Osmaniyeliye mal edilmemeli. 12 ayını bu ilde geçiren biri olarak şunları söylemem gerekir ki Osmaniye’de yapılan kaçakçılık faaliyetlerinin belki de yüzde 90’ı bu ilden olmayan, güneydoğu illerinden bölgeye gelen insanlar tarafından yapılıyor. Kahramanmaraşlı, Gaziantepli, Hakkarili, Şırnaklı, Mardinli… Aklınıza Güneydoğu’da hangi il geliyorsa bunların çoğu Adana ve Osmaniye’de yaşıyor. Şehre baktığınızda her yıl göç alan bir yer.. Şehir, 1960’lı yılların şehir yapılaşmasını andırsa da, ıssız sokak aralıklarına sahip olsa da nedendir bilinmez ama çok göç alan bir şehir. MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin memleketi olan ve milliyetçi yapısıyla bilinen bu ilde her üç aileden birinde TSK mensubu bulunuyor. Demem o ki her yıl terör olaylarında şehit veren bir il. Osmaniye insanını da iyi tanırım. Vatanına bu denli bağlı, askerini seven ve vatandaştan 3 alıyorsa askerden 1 alan bir insan yapısı vardır. Askeri malzemeler satan, her tezkereye ayrılan askerden hatıra fotoğrafı alarak işyerinin duvarlarını süsleyen bir ablamızın yaşadığı asker dostu bir şehrin kaçakçılıkla anılmasına göz yumamam. İlin gelişememesinde en büyük neden zaten dışarıdan gelen insanlar. Bu gelenlerin yaptıkları kaçakçılık faaliyetleriyle ilin konumu daha da kötüye çekilmek isteniyor. Askerliğimin son günlerinde Vali olarak Osmaniye’ye atanan Celalettin Cerrah’ın o parkta kaçak çay ve diğer kaçakçılık olayları konusunda tepki göstermesi takdire şayandır. Kendisine “Kaçak çay içer misiniz?” diye soran bir satıcıya "Pkk'ya yardım etmek, Türk polisini, Türk askerini öldürsün istiyorsanız, Türk vatandaşlarını öldürsün istiyorsanız kaçak çay ve sigara için, kaçak benzin kullanın. Daha ne diyeyim size? Böyle bir Türk vatandaşı olur mu? 'Pkk kahrolsun' diyorsunuz ama kaçak sigara ve çay içerek Pkk 'ya destek veriyorsunuz. Nereye gitsem kaçak çay var. Böyle bir şey olamaz. Teröristler 30 Ağustos'ta sizin canınızı almaya çalışıyor. Trene bomba koymaya çalışıyor. Yola mayın döşüyor. Siz kalkıyorsunuz destek çıkıyorsunuz" diye çıkışan Cerrah gibi yürekli valilere ihtiyacımız var. Yalnız tekrar söylemek gerekirse bu soruyu soranın Osmaniyeli olup olmadığına dikkat edilmeli. Bu olay Osmaniye’ye mal edilmemelidir.