Hatta birçok dergide bu konu ile ilgili anketler yapılmıştır. Mutluluğun formulü veya kaynağı nedir diye sürekli sorular sorulur. Paranın mutlu olma konusundaki önemi araştırılır. Para olmadan mutlu olunur mu? Veya para mı önemli yoksa mutluluk mu?
Müslüman bir kişinin, tüm yaşamı ve düşünceleri Kuran ahlakına göre şekillenir.
Örneğin bir kişinin Allah’a iman etmesi, Allah’ın imanı o kişinin kalbine yerleştirmesive o kişinin bütün hayatı boyunca imanlı bir şekilde yaşaması Müslüman için mutluluğun kaynağıdır. Bunun üzerine yaşadığı her şey, Allah’tan kendisine verilen ayrı birer nimet ve mutluluk vesilesidir. Bu Müslümanların yaşadığı önemli bir sırdır. Bunun dışında kişi ne yaparsa yapsın mutlu olamaz. Ne kadar zengin olursa olsun, en güzel manzaralı bir evde de otursa,dünyanın en lüks yerinde yaşayıp, son model arabası da olsa, en pahalı, en kaliteli kıyafetleri de giyse yine de gerçek anlamda mutlu olamaz.
Mutluluk ancak Allah’a iman etmek, imandan kaynaklanan çok büyük bir sevinçle birlikte Allah’ın emirlerini titizlikle yerine getirmekle yaşanır. Kişinin eğer vicdanı temizse o kişi mutludur. Aksinde kişi Allah’ın yarattığı fıtrata ters davrandığı için;istediği formülü uygulasın hiçbir zaman mutlu olamaz;dünyanın hangi ülkesine giderse gitsin vicdanen duyduğu rahatsızlık da o kişi ile birlikte her yere gidecektir.
Allah’a ve Kuran’a kesin bilgiyle iman etme konusunu açıklamak istiyorum. Bir insanın kesin bir bilgiyle inanarak gayba iman etmesi çok değerli, yüksek akıl ve vicdan gerektiren bir haldir. Allah’ın varlığının delillerini vicdani kanaati gelerek kesin olarak görmesi, bilmesi ve dürüstçe bu kesin bilgiyle yaşamını sürdürmesi onun dünyada ve ahirette kurtuluşu ve mutluluğu olacaktır inşaAllah. Müminler ahiret hayatına da, Allah’ın Kuran’da iki kişinin arasındaki konuşma kadar gerçek olduğunu bildirdiği şekilde kesin olarak iman ederler:
İşte, göğün ve yerin Rabbine andolsun ki, şüphesiz, o (size va'dedilen) sizin (aranızda) konuştuklarınız kadar, elbette kesin bir gerçektir. (Zariyat Suresi, 23)
Allah maddi olarak da Müslümanlara nimet verir ancak mutluluğun asıl sırrı maddi imkanlar değil, vicdani rahatlığın getirdiği huzur, kadere iman etmenin konforu, Allah’a teslim olmanın ferahlığıdır. İnsan Allah’ı razı etmek amacıyla yaşıyorsa, bu umutla yaşıyorsa en mutlu olan odur.
Bazıları yemek yaparak, alışverişe çıkarak, kimisi maç seyrederek, kimisi bilgisayarla bütünleşerek, kimisi kendisini işine vererek mutlu olmaya çalışır, ama bunlar mutluluk değil, bunlar insanı oyalayan meşgalelerdir. Küçük mutluluklar diye tabir edilen şeyler de; yağmurda koşmak, çıplak ayakla kumsalda yürümek gibi; bunlar da samimi olarak yaşanılan, tatmin edici mutluluklar değildir. Gerçek mutluluğun ne olduğunu bilmek önemlidir; gerçek anlamda mutluluk sadece Allah’a iman etmenin getirdiği iç neşesiyle yaşanır.
Bazı insanlar da benim sınırım yoktur, sınırlanmak istemem der, böyle bir düşünce ile mutluluğa ulaşacağını sanır, oysa ki bu da mutluluk değildir. Sınırsızlık mutluluk getirmez;kişi sürekli yeni mutluluklar arayacaktır ve gerçekten de ne yaparsa yapsın bir türlü mutlu olamayacaktır. Mutlululuğu bulmak için yaşadığı dejenerasyon artık kendisine maddi manevi zararlar, sıkıntılar, getirecektir.
n şudur: Bir insan Müslümanlarla bir arada ise mutludur, Allah yolunda gayret gösteriyorsa o mutluluktur. Karşısındaki insanın mutlu olduğunu görmek, fedakarlık, incelik içinde yaşamak, herkesin yanında rahat ettiği hoş insan olmak mutluluktur, çünkü böyle bir insanı en başta Allah beğenir, sever. Müslümanın en sevdiği olan Allah’ın sevgisini kazanmak ise onun için en büyük mutluluktur. İşte böyle bir insanın tüm hayatı güven duygusu ve huzur içinde geçer; Allah’ın kendisi için yarattığı hayatın her saniyesinde hikmet olduğunu bilir, onun sevinciyle yaşar; çünkü Allah’ın yarattığı her şeyde hayır vardır, kaderin her aşaması güzeldir. Hastalıkta da, zorlukta da Müslüman hep mutludur;başına olumsuz bir olay geldiğinde, asla ümitsizliği kapılmaz kendisi için hayırlara vesile olacağını kesin bildiği bu olaylar ıgüzel bir sabırla karşılar.Böyle bir insan dünyada da ahirette de güzel bir hayatla yaşamını sürdürür. Elbette ahiret hayatı hiçbir eksikliğin, acizliğin olmadığı yepyeni bir yaratılışla sonsuza kadar devam edecek olan mutluluklar yurdudur inşaAllah.
Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur. (Yunus Suresi 64)
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Tevbe Suresi, 72)
Didem ÜRER
Yorumlar
Kalan Karakter: