Araştırmacı-Yazar ve Siyasetçi Ramazan Bursa'nın kaleme aldığı ve Menemen Olayı ile dönemin CHP iktidarı tarafından Müslümanların ortadan kaldırılmak istenmesini anlattığı yazısıyla ilgili, TGB Rize Şube Başkanı Kemal Özgür Kahraman, "Beyni yıkanmış, düşüncesiz ve içi boş kafatasçı m..., Menemen olayını sözde Cumhuriyet’in tertibi ile yapıldığını iddia ederken ataları gibi esrar veya herhangi bir uyuşturucu kullanmış olabileceğini düşünüyorum." şeklinde Bursa'ya cevap verirken, ADD Rize Şube Başkanı Ömer Toprak, "Menemen Olayı ve KUBİLAY adlı konferansımızla harekete geçen derviş Mehmet’in uzantısı bir zavallının esef verici yazısını yerel bir gazete de okuduk. Maalesef bu gazetede cevap hakkı yok sayılarak bu tür insanlar sahiplenme konusunda özel bir gayret gösterilmektedir" ifadelerini kullanırken, Eğitim-İş Sendikası Rize Şubesi tarafından ise "Tarihçi-araştırmacı yazar kisvesine bürünüp söylentilerden esinlenip masa başında senaryo üreten kendini bilmez bu tipler tarihi gerçekleri değiştirip halkımızı bu kadar kolaylıkla aldatabileceğini zannederler. " ifadeleri kullanılarak sert şekilde cevap verildi.
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Rize Şube Başkanı Kemal Özgür Kahraman tarafından yapılan o sert açıklama;
1930 da gericiler tarafından vahşice katledilen Devrim Şehidi Kubilay ve Menemen olayını çarptırıp Cumhuriyete ve hatta Atatürk’ün önüne İsmet Paşayı koyup dolaylı yoldan Atatürk’e saldırılan bu yazıyı ve kişiyi şiddetle kınıyorum ve böyle bir hainliğin karşısında şaşkınlık yaşıyorum.
Beyni yıkanmış, düşüncesiz ve içi boş kafatasçı m..., Menemen olayını sözde Cumhuriyet’in tertibi ile yapıldığını iddia ederken ataları gibi esrar veya herhangi bir uyuşturucu kullanmış olabileceğini düşünüyorum. Çünkü böyle ahmakça bir senaryo ancak bir uyuşturucunun etkisi ile hazırlanıp tıpkı derviş Mehmet’in mehdiliğini ilan ettiği sırada yaşadığı kafa gibi tasarlanabilir bir senaryo olduğu ortadadır.
Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve silah arkadaşlarına besledikleri kin ve hırslarını, AKP’nin etkisi ile de rahatlıkla dile getirebilen şahıs, bu kini sadece AKP iktidarlığındaki süre kadar dile getirebilir. Bugün bu şahıs gibilerini gördüğümüz zaman Cumhuriyet’in ne kadar insaflı olduğunu çünkü böyle bir şahsın tohumlarını ortadan kaldırmadıklarını hatta ve hatta Kubilay’ı şehit eden derviş Mehmet’in torununun önemli bir siyasetçi olduğunu da bilmekteyiz. Din adamlarının öldürülmesi için Menemen olayının hazırlandığını iddia eden şahısın bahsettiği din adamları da İngiliz ve Yunanlılar ile işbirliği içerisinde Cumhuriyet’i ve Mustafa Kemal’i silme planları yapan dinden uzak cehalet ve karanlığın kuyusuna düşmüş hainlerin ta kendisidir. Bir yandan Kurtuluş savaşından çıkmış bir ülke ile inşa edilen Bağımsız bir Türkiye varken bir yandan da düşmanlarımız ile işbirliği yapıp bu ülkeyi yıkmak isteyen sözde din adamları var. İşte bu mah... gibiler de Peygamberlerini değil böyle sözde din adamlarını kendilerine örnek almıştır. Bülent Arınç’ın ‘’aslında Abdullah Öcalan da namazında niyazında olan bir insandır‘’ derken kastettiği gibi, mah... da teröristleri halk gözünde din adamlarıydılar gibi masumlaştırmaya çalışmaktadır. Teröristlerin avukatlığını yapacağına kendi avukatlığını yapmaya başlasa daha iyi olur çünkü Cumhuriyet Devrimi yakındır ve Devrimden sonra onun gibileri mehdiler bile kurtaramayacak. Mazhar Müfit Bey’in dediği gibi ‘’Kubilay gibi içinde binlerce kişi bulunan ve daima o karayılanların gırtlağına sarılacak ve daima ezecek ve zehrini saçamayacak bir hale sokacak gençlik var‘’ demiştir. Doğruda demiştir.
Yazısında cinnet geçirmiş tarihçi dediği kişi emekli öğretmen ve bu vatana sayısız Vatansever ve Atatürkçü gençlik yetiştirmiş önemli yerlere getirmiş bir insandır. Yetiştirdiği öğrenciler ile gericiliğe karşı edilen mücadelede asıl mahlukat cinnet geçirecektir ve ‘’apışıp‘’ kalacaktır. Yine yazısında bahsettiği konferansı düzenleyenlere ( TGB, ADD, Eğitim-İş ) karşı ‘’ o günkü zalim yöneticilerin yolunu tutan zavallılar ’’ demiş. 1930 da kastettiği yöneticiler Mustafa Kemal ve Askerleridir her yer de söyledik yine söylüyoruz evet biz ’’ Mustafa Kemal’in Askerleriyiz ‘’ siz ise haçlı seferlerini yapanların k... Burada zavallı kim onuda bırakalım kamuoyu değerlendirsin… Son olarak da Neyzen Tevfik’in dörtlüklerini sizler ile paylaşmak istiyorum.
Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK´e dua et.
Senin gibi d... yüzünden,
Dininden de soğuyacak bu millet
İşgaldeki hali sakın unutma.
ATATÜRK´e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin ş...
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Rize Şube Başkanı Ömer Toprak'ın "1930’lardan 2012’ye haçlı irticanın sesi olmak" başlığıyla yayımladığı açıklaması;
Türk Bağımsızlığını Cumhuriyet Devrimlerini koruma uğruna Şehit verdiğimiz Mustafa Fehmi KUBİLAY’ın ölüm yıldönümünde, Vatan ve Cumhuriyet birlikteliği adına düzenlemiş olduğumuz ‘’Menemen Olayı ve KUBİLAY adlı konferansımızla‘’ harekete geçen derviş Mehmet’in uzantısı bir zavallının esef verici yazısını yerel bir gazete de okuduk. Maalesef bu gazetede cevap hakkı yok sayılarak bu tür insanlar sahiplenme konusunda özel bir gayret gösterilmektedir.
Haçlı irticanın yayın organlarından, internet sitelerinden beslenen ve bu sitelerden kelimesi kelimesine kes kopyala yapıştır yaptığı yazıların dezenformasyon amaçlı olduğunu anlamaktan yoksun bir z....
Sadece alıntıladığı yazıların içerisinde kaynak olarak gösterilen ‘’araştırmacı tarafından rivayet edilmektedir‘’ cümleleri bile gerçeği ifşa etmişken bunu anlayamamak hiç şüphesiz b... ö... olmayı gerektirir.
Genç bir öğretmenin Vatani görevini yaparken, bir alçağın, bağ bıçağı ile yirmi dakikada KUBİLAY’ın başını kesip sopanın ucuna bağlayarak dolaştığı anı ibretle hatırlamayıp o günkü vahşeti alkışlayanların safında yer almak insanlık var oldukça lanetle anılacaktır.
Namus sadece bireysel söz ve davranışlarla sınırlı değildir. Namusun onurlu sınırsızlığı Ülke ve Ulusa yönelen bağlılıktır. Onun içindir ki KUBİLAY hepimiz adına fedakarlık görevini üstlenmiş Vatan savunucusudur.
Ülkemizin kurtuluşunda komutan olarak Cumhuriyetimizin kuruluşunda siyasetçi olarak hizmetleri bulunmuş İsmet İnönü gibi devlet adamlarımıza karşı saldırganlık, Ulu Önderimiz ATATÜRK’e karşı cesaretleri yetmediğinden, ATATÜRK’ün silah arkadaşları üzerinden yapılmaktadır.
Bütün dünya bilmektedir ki Ülkemizde Hürriyet adına ne varsa mukaddes dinimizi özgürce yaşayabilme adına ne varsa ATATÜRK, silah arkadaşları ve Mustafa Kemal’in Askerleri sayesinde var olmuştur.
Haçlı irtica ile teması olanların nedense dilleri çatallaşıyor keşke onların da Vatanseverliği öğrenebilecekleri öğretmenleri olsaydı. O zaman bunları yazma gereği de duymazdık.
Okuduğunu anlama yetisi olmuş olsa 24 Aralık 1930 da Necip Fazıl KISAKÜREK’in ‘’irtica yatağımızın başucunda ki bir bardak suya karıştırılan zehirdir‘’ ve devamında Kubilay için ‘’ona icap ettiği kadar yanmak ve ruhuna paye vermek elimizde değil‘’ diyor.
Yine Necip Fazıl’ın Nutku başlığıyla 5 Ocak 1931 de Hakimiyeti Milliye de yayınlanan yazısında; ‘’Mesul kimdir? Derviş Mehmet ve avanesi değildir. İrtica okyanusta ki buz dağları gibi suyun yüzüne sivri bir uç çıkardı mesul uç değildir. Bu ucu tepelemekte, suyun yüzünde ondan hiçbir nişane bırakmamakla dağı kaldırmış olmayız. O dağı tuzla buz etmek lazımdır‘’ diyor. Anlayana.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve onun Devrimci ruhuyla hareket eden Mustafa Fehmi KUBİLAY’ı bir kez daha minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun.
EĞİTİM-İŞ Sendikası Rize İl Temsilciliği tarafından yapılan basın açıklaması;
23 Aralık 1930’da İzmir’in Menemen ilçesinde Cumhuriyetin kuruluşuna karşı ayaklanıp gerici, yobazlar tarafından katledilen meslektaşımız M. Fehmi Kubilay’ı rahmetle minnetle anıyoruz.
Eğitim-İş Sendikası her türlü ırkçılığa, gericiliğe yobazlığa karşıdır ve bunlarla mücadele eder. Eğitim-İş Sendikası Rize İl Başkanlığı olarak bizler gibi öğretmen olan şehidimiz Kubilay’ın katledilmesiyle ilgili basında yer alan uydurma ve mesnetsiz açıklamaları nefretle kınıyoruz.
Yüzyıllar boyu dini ve dini değerleri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanan, dini ticari araç haline getirenler aşırı derecede mal, mülk edinmişlerdir. Cumhuriyetin kurulmasıyla gelir kaynaklarının yok olacağını, mal ve mülklerini kaybetme korkusuna kapılan gözü dönmüş yobaz takımı bu elim ayaklanmayı tertiplemişlerdir. Bu ayaklanmanın tüm ayrıntıları olaya karışanların ağızlarından, görgü tanıklarına, ifadelerden, mahkeme tutanaklarına her şer resmi belgelerle kayıtlara geçirilmiştir.
Tarihçi-araştırmacı yazar kisvesine bürünüp söylentilerden esinlenip masa başında senaryo üreten kendini bilmez bu tipler tarihi gerçekleri değiştirip halkımızı bu kadar kolaylıkla aldatabileceğini zannederler. Bu safdilliktir, en hafif deyimle aymazlıktır. Bu açıklamaları elbet değer verilip dikkate alınmaya değmez. Bu talihsiz açıklamalar halkımız tarafından bu tiplerin tanınması, bilinmesi açısından faydalıdır.
Biz eğitimciler olarak geleceğimizin çocuklarına tarihi gerçekleri öğretip vatanını milletini seven, Atatürk’ün aydınlık ışığı ile karanlık yollarını aydınlatan özgür bireyler olarak yetişmelerini sağlamak için yemin ettik. Gericilik ve yobazlık aklın, bilimin ve de gerçek dindarlığın yaşandığı hiçbir yerde yeşermez, taraf bulmaz. Bu elim hadiseler hiçbir zaman yaşanmaz.
İLGİLİ KÖŞE YAZISI: Menemen Tertibi ve Şeyh Esad Erbili Hazretleri
Yorumlar
Kalan Karakter: