Kupa maçları onlar için bir fırsattı. Kendilerini göstermeleri, eski formlarını yakalayıp Rıza Hoca'ya "Bakın hocam lig maçlarında bize fırsat vermiyorsunuz ama biz hazırız" mesajı gönderecek olanlar onlardı.
Yoksa biz Rizespor'un amatör futbol takımına karşı aldığı galibiyete de seviniriz, mağlubiyetine de üzülürüz. Ama önceki yazımda da yazmıştım. Antalyaspor karşısında aldığımız türde bir mağlubiyeti öpüp de başımıza koyarız. Ama ne Eskişehirspor karşısında, ne de Kupa maçındaki Tarsus İdmanyurdu karşısındaki mağlubiyeti hazmedemeyiz.
Neredeyse maçın ilk 70 dakikasında Çaykur Rizespor, temposuz oyunuyla, pozisyon yaratmadaki beceriksizliğiyle sıkıcı bir maç havası yaşattı. Son yirmi dakika oyuna tempo gelip, pozisyonlara da girdiysek, nedense o top bir türlü filelere girmedi. Koray'ın ofsayt yüzünden gol değeri bulmayan topunu saymazsak.
120 dakika boyunca bir maçta, üstelik rakibin 2. ligde 9 maçta sadece 1 galibiyet elde edip ligin son sırasında olan bir takımsa ve sen bir gol atamıyorsan, Süper Lig'de olduğuna bilmeyenleri inandıramazsın.
Sahadaki futbolcuları izleyince "Bu Rizespor mu?" diye kendime sormaktan geri duramadım. Son haftalarda A2 takımı gençlerinin mücadeleci ve istekli oyununu gördükçe keşke sahada o gençler olsaydı, belki ilk 90 dakikada sonuca giderlerdi şeklinde düşünmeden edemedim.
Rıza Hoca, galip geldiğimiz maçların ardından da, yenildiğimiz maçların ardından da, ta lig başından itibaren hep aynı noktaya dikkat çekti. Kadro yetersizliğinden dem vurdu. Haliyle "malını en iyi sahibi bilir" misali, bizlerin "neden oynatmıyor" diye sürekli serzenişte bulunduğumuz futbolcuları idmanlarda da en iyi gözlemleyen kendisi olduğu için demek bir bildiği vardı.
Özellikle böyle bir maçta Oğuzhan'ın daha istekli olması gerekirdi. Oysa eski performansından eser yok. Hurşut deseniz, transferine hiç içimin sinmediği biriydi kiloları yüzünden. Aylardır bu takımda ama hala o kilolarından kurtulmuş bir görüntüsü yok. Hantal yapısıyla sahada topla yapmak istediği hareketleri bile heba ediyor.
Tek tek futbolcuları değerlendirmenin bir anlamı da yok tabii. Sonuçta asıl hedef lig ama Rıza Hoca'nın altını çizdiği gibi, kadronun yetersiz oluşu, yaşanacak sakatlıklar ve cezalar yüzünden alternatifsiz kalışımız, özellikle yedeklerin de bu performanslarını gördükten sonra takımı ligde zora sokacağı aşikar.
Transfer dönemine dönüp, o zaman yazılan çizilenleri tekrar hatırlatmanın da bir anlamı yok. Ligin ilk devresinin bitmesine 8 hafta var. Devrenin ortasına gelindi ve haliyle takımlar acemilik evresini de çoktan geride bıraktı. Şu an eldeki malzemeyi görünce kalan bu 8 maçın daha da zor geçeceğini düşünüyorum.
Bu yıl kupa hayalleri geride kaldı. Başta da dediğim gibi buna en çok yedek ve forma şansı bulamayan futbolcular üzülsün. Tesiste ne yapıyorlar bilemem ama artık kendilerini ispat etmek için daha fazla çalışırlar belki...
Yorumlar
Kalan Karakter: