Kimi kültürde kadın köledir, erkek egemenliği vardır.. Kimi batıl dinlerde eşi öldüğünde kadın da eşi ile birlikte diri diri yakılır. Kimi geleneklere göre kadın eksik akıllıdır. Birşey söylediğinde tam tersini yapmak gerekir. Bu örnekleri elbette çoğaltabiliriz, Ama tabi ki bu sorunun esas cevabı, Kuran’ı Kerim’de Rabbimizin tarif ettiği şekliyle en doğrusudur. Ve kadının gerçek değerine sahip olduğu sistem, İslam dinidir.
Bugüne kadar İslam, özellikle bağnaz çevreler tarafından yanlış tanıtıldı. İnsanlar bu yanlış anlatımlar nedeniyle, dini uygularlarsa bütün yaşamlarının kısıtlanacağını sandılar. Genç, modern, kültürlü, zengin, yakışıklı ve güzel insanların dini yaşayamayacağı, fakir, kültürsüz, eğitimsiz kişilerin ancak belli bir yaşa geldikten sonra dini yaşayabileceğine dair bir kanı bir çok insanda hakim oldu. Aslında bunun sebebi bu düşünceye sahip insanların İslam’ı gerçek kaynağından yani Kuran’ı Kerimden öğrenmemesi idi Kuran’a dayalı olan din anlayışı, Allah’ın insanların yaşamasını istediği gerçek ahlaktır.
Bu ahlak anlayışına göre kadın ve erkek eşittir. İkisinin de sorumlulukları aynıdır. Allah’ın dinini yaşamak ve imkanı olan her yerde İslam Dinini anlatmak tüm Müslümanların en önemli sorumluluklarındandır.
Allah Kuran’da Kendi rızasını kazanmak için yapılan işleri salih ameller olarak bildirir. Kadın veya erkek Allah’ın rızasını kazanmak için salih ameller yaptıkları sürece kimlikleri kadın veya erkek diye ayrılmaz. Sadece Müslüman olurlar.
Nisa Suresi 124. Ayette Allah, “Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.” Diye bildirir.
Yani Kuran’a göre bir insanın erkek veya kadın olması değil Allah Katında nasıl bir Müslüman olduğu önemlidir.
İçinde bulunduğumuz ahir zamanda artık insanların tek taraflı yönlendirilmesi, bilgi edinmelerinin önlenmesi, belirli kalıplara hapsedilmesi mümkün değil. Tek bir tuşla herkes internet aracılığı ile istediği yere ulaşabiliyor. Artık insanlar din budur diye hurafelerle kandırılamıyor. Kuran’a her yerden ulaşabiliyor insanlar. Kadın yarım akıllı dense de, %99’u cehennemliktir diye iddia edilse de, domuzla, eşekle eşdeğer bir şeytandır diye iftira atılsa da insanlar bunlara inanmayacak kadar bilinçli.
İslam bütün güzelliklerdir, gerçek özgürlüktür, güzel ahlakın tüm özelliklerini içerir, gerçek neşe ve mutluluk kaynağıdır, huzurdur, gönüllere şifa kaynağıdır, ve en önemlisi Tek Dostumuz ve Velimiz’in Sözü’dür.
Müslüman Rabbimiz’in bu Sözü’nü okuduktan sonra hayata geçirir ve işte o zaman genç-yaşlı, kadın–erkek, fakir-zengin, güzel-çirkin, beyaz-siyah olması önemli olmaz. Tek gerçek Müslüman olmasıdır. Allah’a boyun eğmiş, gönülden katıksızca Rabbi’ne yönelmiş ihlas sahibi bir kul olması.
Dini böyle bir ruh hali ile yaşayan bir insanın yanına herkes gelmek ister. Adaletinden emin olur. Anlayışlı olacağı bilinir, güvenilirdir, doğru sözlü olur, sadık ve vefakardır. Hangi dine mensup insan olursa olsun ateist dahi olsa, böyle bir ahlakta olan insanın oluşturduğu güven ve huzur ortamında yaşamak ister .
Allah’ın bu güzel ahlakı yaşayan Müslümanlarda tecelli ettirdiği akıl ise taklit edilemeyen en önemli yönlerindendir. Dış görünümü istediği kadar mükemmel olsun, bir insan Kuran ahlakına dayalı bir akıl yaşamıyorsa gerçek anlamda etkili olmaz. Ama akıllı, davranışları tutarlı, her kararında isabetli bir Müslüman herkesin güvenini kazanır. İşte bu noktada kadın erkek demeden yönetici vasfını da kazanmış olur. Bu özelliklere sahip Müslüman bir kadın ve erkek de öncelikle tüm insanlar tarafından aklına, vicdanına, fikirlerine saygı duyulan bir kişi olur.
Ayrıca cesur ve atak olur. Allah’a güvenden kaynaklanan tutarlı ve emin bir kişiliği olur. Romantik olmadığı için kararları net ve akılcıdır. Bu da hata yapmasını engeller. Sahip olduğu Allah korkusu vicdanını güçlü olarak kullanmasını sağlar ve Allah’a olan tutkulu aşkından dolayı Allah’ın tecellilerine karşı şiddetli şefkat ve merhamet ile yaklaşır ve güçlü bir koruyuculuk hissine sahip olur.
Müslüman bu ahlak ile yaşarken tek düşündüğü Allah’ın kendisinden razı olmasıdır. İnsanların rızasına göre hareket etmediği için kendisi, yakınları aleyhine bile olsa her zaman adaletli davranır.
Nisa Suresi 135- Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır.
Sonuç itibari ile, Kuran ahlakına göre bir insanın kadın mı erkek mi olduğu değil, salih bir Müslüman olup olmadığı önemlidir. Allah herkese hidayet versin ve son nefesimize kadar Müslüman olarak yaşatsın.
Yorumlar
Kalan Karakter: