Fikirler aynı olamaz
Geçen gün bir köşe yazısı okudum şaşırdım kaldım
Yayınlanma :
05.08.2012 18:06
Geçen gün bir köşe yazısı okudum şaşırdım kaldım. Söz konusu yazarın kendi ifadesiyle ‘apıştım’. Böyle güzel lisan, böyle güzel dil ben ömrü hayatımda görmedim. Nereden bakarsan bak, istersen amuda kalk dil aynı fiziğini koruyor. Birde edep sözleri içeren başlık atmış sonrada herhalde tepki gelince başlığı hastalanmış. Yazıda da aynı hasta başlığında olduğu bir dörtlük yazmış. Dörtlükte kendi düşüncelerini ortaya koymuş. Bende oturdum ona bir dörtlük yazayım dedim. Takdir okurlara kalmış. Yazar diye gezersin dilinde Acı Badem, Yazar değilsin sanki adeta bir komedyen, Neden hemen değiştin yazının başlığını, Yoksa birilerine ters mi düştü kafiyen. Yatırmıştın birinin ebesini yazında, Kinaye değildir bu çirkeflik var sözünde, Okurların ne olarak durur bilmem gözünde, Çamur atma millete çamur ara yüzünde. Şair oldun yazarsın dörtlük beşlik bilmem ne, Eğer ki dersen ‘Hasan düşmez senin haddine’, Bende zaten muhatap almam seni kendime, Sen yazılarınla ağla, ben halkın kaderine. *** Herkes Aynı Fikri Savunsa Fikrimin Ne Güzelliği Kalır? Düşünüyorum da herkes aynı fikirleri savunsa, fikirler diye bir kavram olmaz. Önemli olan fikirlerin birbirlerine uyuşması veya diğer fikre saygı duymasıdır. İnsanları fikirleriyle yargılamayı doğru bulamıyorum. Bir haklılık tarafı bile bulamıyorum. Bir bebek Müslüman doğar. Ama eğer Hıristiyan bir ailenin çocuğuysa o da Hıristiyan yetişir. Çünkü ona öğretilen odur. Aralarından birkaç istisna çıkar ve başka bir dine mensup olduğunu ifade eder. Fikirlerde böyledir. Ben birçok sosyalist aile tanıyorum. Bu ailelerin çocukları sosyalizm’i bilmeden savunan çocuklar. Bu durum onların baskılarla yetiştiğin gösteren bir durumdan başka hiç bir şey değildir. Birçok aile daha var bunun yanında. Anne baba sosyalist ama çocuk sosyalizme karşıdan bakıyor. Demek istediğim bir aile de bile fikir ayrımına düşüle bilirken biz hala daha Türkiye’de ki bütün insanların bizim fikrimize sahip olmasını istiyoruz. Bu olay bir sağ veya sol meselesi bir fikir meselesi değildir. Bu olay sadece eğitim bize katamadıklarının ispatıdır. İnsanların fikirleriyle yargılanmasını yanlış buluyorum. 80’li yıllarda yargılanan bir siyasetçi mahkeme heyetine “Beni yargılayın. Ama fikirlerimi yargılarsanız bun altından kalkamazsınız” diyerek fikirlerin önemlerinden bahsetmişti. Bu kurulan cümlede söylenmek istenen aslında çok basittir. İnsanlar fikirleri yüzünden yargıya itilmemelidir. İnsanlara bir değer verilecekse hal ve hareketlerinden değer verilmelidir. Herkesten aynı fikirleri savunmayı beklemek boşa kürek çekmektir. Herkes aynı fikirleri savunacak olsa benim fikirlerimin dünyada ki değeri ne olur ki? Ayrımcılık yapılacaksa eğer gelin iyi ahlak ve kötü ahlak diye ayıralım. Sevgiyle, barışla yaşamak varken sırttan vurmanın hiçbir mantığı yok. Bırakalım yukarıdakiler birbirlerini yesinler. Biz dostluğumuza bakalım. Sen solcusun, ben sağcıyım, sen sosyalistsin, ben milliyetçiyim bunlar bize fayda sağlamaz. Fayda sağlayacak tek şey tüm fikirlerin ortasını bulup, kapitalizme karşı savaş etmektir. Aslında olay basittir, Yunus Emre’nin de dediği gibi; Elif okuduk ötürü Pazar eyledik götürü Yaratılanı hoş gördük Yaratandan ötürü