Uyumaya devam ediyoruz
Televizyon hayatımızı kolaylaştıran bir iletişim aracıdır
Yayınlanma :
16.08.2012 05:51
Televizyon hayatımızı kolaylaştıran bir iletişim aracıdır. Televizyon olan evde yemek yapmak için dizinin reklama girmesi beklenir. Buda iş yapıp yorulma süresini azaltır. Bu durum sadece yemek yapmak için değil tuvalete gitmek için bile geçerlidir. Bütün aile reklamı bekler ve ardından hep birlikte tuvaletin önünde sıra olurlar. Televizyon hakkındaki izlenimlerim bu yönde. Baba ile çocuk yan yana oturmuş aynı koltukta, bir gencin amcasının karısıyla yasak aşk adı altındaki çirkinliğini izledi yıllarca. Yalansa yalan deyin. Bir bakın bakalım çevrenize. Ailenin beraber aynı oda içinde baktığı olaylar bunlardan ibaret. Telefon hayatımızdaki en önemli iletişim araçlarından bir tanesidir. Sorun bütün gençlere ve bir takım orta yaşlı insanlara SMS hakkı nasıl yapılır hepsi bilir. Telefonla konuşmaya kredileri olmaz ama ‘panpalarına’ mesaj atmak için her zaman SMS hakları vardır. Olayın boyutu şudur ki; evde anne baba televizyon izler, küçük çocuk bilgisayarda oyun oynar, genç kız veya erkek telefonla 1 dakika içerisinde 5 mesaj çeker. Bu SMS olayı yüzünden sevgili kavramı da değişti sayılır zaten. “Fazla mesaj atan en çok sevendir” kavramı ülkemiz gençliği için hayırlara vesile olsun ne diyeyim. Bilgisayar dünyanın en uç noktasını bir tıkla ayağınıza getirir. Fakat olay o kadar acıdır ki pek kimse bilgisayarda ansiklopedi amaçlı kurulan siteleri rahatsız etmez. Hatta onların var olduğundan dahi haberi yoktur. Buradaki ince detayları kaçırmayalım. Bilgisayar olan her evde o evin büyüklerinden küçüklerine kadar herkes internette okey nasıl oynanır bilir. Bilgisayarı kablosunu çekerek kapatan insanlar bile okey oynayabilmek için siteye nereden ve nasıl girileceğini bilir. İşin garibi TC Numarasını bilmeyen insanların kimse girip puanımı düşürmesin diye açtığı 12 karakterli ve içinde sayılardan işaretlerden oluşan parolalı kullanıcı adları vardır. Burada kimse girmesin diye korktuğu da ya karısı ya çocukları ya da arkadaşlarından biridir. Buraya kadar her şey iyi güzel günümüzü bir şekilde bir şeylerle uğraşarak geçiriyoruz. Ya sonra… “Elektrik faturası geldi bey. Dur bakacağım şu oyun bir bitsin. Gömleğimi ütüler misin? Tamam abi şu müzik bir bitsin. Anne karnım acıktı. Dur oğlum şu Esra Erol’un programında bir adam var bakalım kim gelecek ona.” Yahu bütün işlerimiz bitti işin zevk kısmındayız. Günde kaç kişinin parası ödenemediği için işten çıkartıldığını biliyor musunuz? Veya kaç kişinin çalışırken sakatlandığını? Hemen hemen her inşaatta baretsiz insanlar çalışıyor bunları da o klipler gibi izliyor musunuz? Hiç mi dikkatinizi çekmiyor anlamıyorum. Senelerdir önümüze çeşitli malzemelerini servis ettiler. Küçükten büyüğe herkes teknolojinin bize verdiği zararlardan birinin etkisi altında kaldı. Dünya dizilerdeki gibi değildir. Dizilerde bizlere özendirilen hususlar bizim aile yapımızı temelden yaralayacaktır. Sene boyunca bize 60 dakikalık bir dizide 40 dakika cinsellik izletirler sonrada yılbaşında taksimde sapık sayarlar. E bunları siz sapıttırdınız, şimdi neden yadırgıyorsunuz? İnsanların iş imkânları yok ama kredi borçları var. İnsanların okuyacak kitap almaya paraları yok ama televizyonları var. İnsanların yemek yemeye paraları yok ama ceplerinde sigaraları var. Acaba insanımız bu ahlak katliamına ne vakit dur diyecek? Doğrusu acaba bu katliamı görebilecekler mi? Geçen gece birkaç dost olarak benimsediğim kişilerle muhabbet ettik. Muhabbet çok güzel gitti. İçlerinden yaşı benden büyük olan bir insan beni iğnelemek amaçlı bir cümle kurdu. Sözü keserek dedi ki “Burada bunları konuşuyoruz iyi güzel ama bunları konuştuktan sonra bir gelişme olmadığını görmek insanı üzüyor” o akşam orada dini sohbet vardı. Ve ben orada söylediğimin hala arkasındayım. Ben her gece yatağa yattığımda neden sorusu hep beni üzüyor. Ama uyandığım da o üzüntünün yerini bir gün telaşı alıyor. Evet, birçok şeyi bilerek ve isteyerek hep ikinci plana düşürüyoruz. Hatta bunlar aslında günlük planlarımızın arasında yer alamamalı yani daha önemli olmalılar. Fakat biz hep bir telaş hep bir merak içerisinde olması gerekenleri yapmayız. Şimdi diyeceksiniz ki bu yazıda ne anlatmaya çalışıyorsun. Eğlenceyi bırakıp günlük işlerimize zaman ayırmalıyız. Eğlencenin de yeri olmalı tabi ki ama bence gerekli olan şeylerden geride bırakılmalıdır. Eğer siz bugün bir şeyi yaşamadan savunursanız. Yarın yaşadığı şeyi savunacak nesiller yetiştireceksiniz. Bu yüzden atık gerekliliklerimize önem verelim ve bizi soktukları derin uykudan uyanalım. Bir gün ‘evden çıkmak için bir değişiklik yaptım üstümü giydim’ diye bilirsek Allah Rızası için ne yaptın sorusuna da ‘Namaz Kıldım’ deriz. Saygılarımla…