2009-2014 yılları arasında Madenli Belediye Başkanlığı yapan ve bu süre zarfında Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ. ile gayet uyumlu bir görüntü sergileyen eski Başkan Tüylüoğlu, dünyadaki madenlerden örnekler vererek, evlerin, caminin ve birçok binanın madende dinamit patlatılması nedeniyle hasar gördüğünü söyledi.
Eski Belediye Başkanı Tüylüoğlu, “Üzerinde yerleşim olan alanlarda maden kurulmadan önce yerleşim yeri başka bir alana taşınır, daha sonra maden faaliyete başlar. Madenli’de ise üzerinde yerleşim devam ederken maden
işletiliyor.” diye konuştu.
Çayeli Bakır’ın yerleşimlere zarar verdiğini belirten Tüylüoğlu, adliyenin, avukatların ve basının da yatıştırılmış! olduğunu öne sürdü.
Ajans Rize Gazetesi, "Tüylüoğlu' birkaç soru" başlığı ile aşağıdaki sorulara yanıt aradı. İşte o sorular...
- Sen 5 yıl belediye başkanlığı yaptın. Kaç kez basını çağırarak, maden işletmesinin verdiği zararları anlattın?
- Sayın eski Başkan; “Adliyesinden, avukatından, hatta basınından -basını çağırıyoruz, derdimizi anlatalım diye, gelmiyorlar- bunların hepsini
yatıştırmışlar!” diyorsun. Yatıştırıldığını iddia ettiğin kurumlar arasında Madenli Belediyesi de var mı? Varsa, hangi tarihten beri yatıştırılmış
durumda?
- Seni Madenli Belediye Başkanı olarak seçen Madenli halkının hakkını savunmak, başkanlığı kaybettikten sonra mı aklına geldi?
Ajans Rize Gazetesi olarak, Soma’daki maden faciasından sonra, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın faciadan tam 1 yıl önce Soma’nın dünyanın en güvenli maden ocağı
olduğunu söylediğini, aynı tarihte maden sahibinin içerisinde 500 kişinin 1 ay boyunca her türlü ihtiyacını karşılayacak şekilde yaşam odaları bulunduğunu söylediğini
ama faciadan sonra içerisinde yaşam odası olmadığının ortaya çıktığını ifade etmiş ve Çayeli Bakır İşletmesi’nin de ‘Soma Gibi Güvenli mi?’ olduğunu sormuştuk.
Bu sorularımızın muhatabı Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ. kadar aynı zamanda eski Başkan Tüylüoğlu‘nun ta kendisidir… Sadece Tüylüoğlu da değil, 30 yıldır
Madenli’de faaliyet gösteren şirketin verdiği zararları bugüne kadar sorgulamayan tüm belediye başkanlarıdır (şimdiki dahil), Çayeli’nde kaymakamlık, Rize’de
valilik yapan kamu yöneticileridir, basındır, Rize milletvekilleridir, bakanlardır.
Tüylüoğlu, adliyenin, avukatların ve basının yatıştırıldığını iddia ediyor. Bu ciddi ve vahim bir iddiadır, elinde belge ve bilgi olmadan ortaya atılabilecek iddialar
değildir.
Suç duyurusu niteliğindeki açıklamaları yapan Tüylüoğlu, basının, avukatların ve adliyenin ne şekilde yatıştırıldığını, ayrıca bu konuda doğrudan sorumluluğu bulunan
tüm kesimlerin de hangi yöntemle yatıştırıldığını kamuoyuna açıklamalıdır; hem Madenli Belediye Başkanı iken kendisinin nasıl yatıştırıldığını, hem şu anki
belediyenin nasıl yatıştırıldığını, hem de basının, adliyenin ve kamu yöneticilerinin nasıl yatıştırıldığını mutlaka ama mutlaka açıklamalıdır.
Anlaşılan o ki, eski Belediye Başkanı’nın bu iddialarını araştırmak üzere, Cumhuriyet Savcılarının da harekete geçmesi gerekiyor. Kimin ne ihmali ya da yatışmışlığı
varsa bir bir ortaya çıkarılmalı