Haber: Turgay AYHAN
Yalova’da kendisine ait dairesinin Almanya’da olduğu bir sırada açık arttırmayla satıldığını, İstanbul’da 200 metre kare arazisinin yine burada olmadığı bir dönemde belediye yetkililerince gasp edildiğini ve bunlarla uzun süre uğraştığını söyleyen Çolak, Rize’de 5 yıl önce de yine malları yüzünden sorunlar yaşayarak dolandırıldığını iddia etti.
Almanya’da yaşadığı yıllarda para göndererek kardeşlerine yaptırdığı 9 dairelik binasının Timya Projesi yüzünden talan edildiğini iddia eden Pervin Çolak, Rize’ye geldiğinde karşılaştığı durumla adeta şok yaşadı. Binasının camlarının indirildiğini, kapılarının ve binlerce lira değerindeki eşyalarının çalındığını gören Pervin Çolak, mahkemeye başvurdu.
1972 yılından bu yana Almanya’da yaşayan ve oradan kardeşlerine para göndererek Yeniköy Mahallesi’nde arazi aldırıp bina yaptırdığını söyleyen Pervin Çolak, bu binadaki dairelerde hiç yaşamadığını, kardeşleriyle arasında çıkan sorunlar yüzünden de satılan bazı daireleri, satılan kişilerden yeniden geri alarak tamamen kendisinin sahiplendiğini, binanın her eksiğini bitirdiği zaman da TOKİ projesinin başladığını söyledi.

3 TIR DOLUSU EŞYA GETİRMİŞTİ
Binasında 9 daire bulunduğunu ve Almanya’dan 3 tır dolusu eşya getirerek tüm daireleri kullanıma hazır halde döşediğini söyleyen Çolak, “Bir ara eşyalı şekilde kiraya verdim daireleri ancak bazı kiracılar paralarını ödemeden kaçınca, kiraya vermekten de vazgeçtim. Geçen sene zaten TOKİ projesini öğrendim. 6 ay kadar buradaydım ve yetkililere mallarıma mahkeme tarafından el konulduğunu, konu düzlüğe çıkana kadar satış yapamayacağımı ve bu yüzden onlarla sözleşme imzalayamayacağımı söyledim. Evime dokunmamalarını ve böyle bir durumda bana haber vermelerini istedim” dedi.
PARASIZ PULSUZ OTELLERDE YAŞIYORUM
Ocak ayına kadar Rize’de olduğunu ve Belediye yetkilileri tarafından “Sen git biz konsolosluk kanalıyla sana ulaşacağız” şeklindeki söz üzerine Almanya’ya gittiğini söyleyen Çolak, “Geldiğimde evimi harabe buldum. Ne imza verdim, ne onlarla anlaştım, ne ev istiyorum, sadece paramı en kısa zamanda ödesinler. Parasız pulsuz otellerde yatıyorum. Müslüman ülke deyip, Allah Allah deyip insanları kandırıyorlar. Ben insan olarak karşımdakini kollamayı düşünürken bunlar tam tersine çiğneyip tekmelemeyi düşünüyorlar. Benim davam belediye başkanının top, balon dağıtmasına benzemez. Milyarlarca lira zararım var, maddi manevi zararımı, kızlarımın çeyizini, şerefimi, gururumu istiyorum belediye başkanından” dedi.

40 SENENİN BEDELİNİ AYAKLAR ALTINA ALDILAR
Evini o halde bulduktan sonra belediyeye gittiğinde kendisine mahkemeye başvurması gerektiğini söylediklerini ifade eden Çolak, “Ben de dalga mı geçiyorsunuz benimle elbette mahkemeye başvuracağım dedim. Yalavo’da açık arttırma ile dairemi satarlar, İstanbul’da 200 metre kare arazimi gasp ederler. Gelirim Rize’ye belediye ile TOKİ arka arkaya verip evimi yağma eder. Bunların hepsinden şikayetçiyim, perişanım, huzursuzum ve sokaktayım. Evime giremiyorum, evim harabe halinde, can güvenliğim yok. Haklarımı istiyorum. Sonuna kadar gideceğim. İcabında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracağım. 40 senenin bedelini ayaklar altına aldılar. Müslüman olarak bunları kimseye yakıştıramıyorum. Başkan olmak takım elbise giymek değildir. Başkan olmak insanların hakkını koruyup kollamak, insanlara sevgi saygı gösterip değer vermektir. İnsanlar sizi bir koltuğa oturtuyorsa güven bekler” dedi.
HER ŞEYİMİ ALIP PAYLAŞMIŞLAR
Çocuklarının çeyizlik eşyalarından, elektronik eşyalara kadar birçok değerli eşyasının çalındığını ve artık sadece önemsiz eşyalarının dairelerde kaldığını söyleyen Çolak, “Her şeyimi alıp paylaşmışlar. Bir eve yetecek 5 kişinin çeyizliklerini aldılar. Çerçevelerimi kırıp döktüler, çelik kapıları çaldılar, banyo şofbenleri, seyyar kaloriferler, 9 tane Ufo türü elektronik ısıtıcılar, koltuk takımlarının bir kısmı, mermer masalar, halılar, perdeler gibi gözüne kestirdikleri bir sürü eşyamı çaldılar. Gece 3’te Rize’ye gelip eve öyle gördüğümde delilendim. Günlerdir otellerde kalıyorum, üstümü değiştiremiyorum çünkü kıyafetlerimi bile çaldılar” dedi.

100 BİN LİRAYA YAKIN ZARAR
Timya Projesi için imza atmadığını söyleyen Pervin Çolak, “Evime giren 3 hırsızı yakaladılar. Meğer kapı komşularımmış. Her sene geldiğimde zaten eksiklerim oluyordu, yine onlar mı çaldı bilmiyorum ama maddi zararım çok büyük. 3 tır eşyayı Almanya’dan buraya getirmek için 15 bin lira ödemiştim. Çalınan eşyalarımın maddi değerleri ise yaklaşık 100 bin lira. Dairelerde kalma, içlerinde yatma gibi bir şansım hiç yok. Her şeyi darma dağın ettiler” dedi.

RİZE’DE YAŞADIĞI BU İLK OLAY DEĞİL
Rize’de yaşadığı olayların bununla sınırlı kalmadığını, bundan yaklaşık 5 yıl önce de yine bir dairesi yüzünden bu kez bir gazeteci tarafından dolandırıldığını iddia eden Pervin Çolak, “Maceralı evimin konusunu öğrenince günlerce peşime düştüler yardımcı olacaklarını söyleyerek. İnandım onlara, menfaatsiz sadece insanlık namına bana yardımcı olacaklarını söylediler. Daha sonraki yapacakları yardımda bedel alacaklarını söylediler. Efendi bir şekilde olayımı çözdüler ancak olay içinde olay yarattılar. Mallarımı alabilmek için davalı olduğum kişiye kredi çekip 15 bin lira vermem gerekiyordu. Parayı davalı olduğum kişiye vermek istiyorum ama almıyor. Benden parayı gazeteciye vermemi istiyor. Ben parayı da gazeteciye vererek mallarımı alıyorum. Ama gazeteci parayı davalı olduğum kişiye vermeyince o da bana dava açıyor. Tabii dava sonuçlanınca benim suçsuz olduğum anlaşılıyor ama mallar da elimden gidiyor. Gazeteci 5 ay mahpusluk cezası alıyor. Nasıl ki ana sütü gibi helal olduğunu düşünerek karnına indirdiyse o paramı, 15 bin liramı o gazeteciden istiyorum. Adalet nasıl mallarımı elimden aldıysa, o gazeteciye verdiğim paramı da bana iade etsin o zaman” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: