Rizespor’un ligin ilk 5 haftasında elde ettiği başarı ulusal medyadaki bir kısım kişilerin pek dikkatini çekmese de, Rize kamuoyu bu durumdan fazlasıyla hoşnut.
Tabii dilek olay, 5 yıl aradan sonra Süper Lige yükselip ilk 5 haftada, tarihinin en iyi başlangıçlarından birini yapmak mükemmel. Ve dilerim bu şekilde devam eder, hedeften hiç sapmayan bir Rizespor izleriz.
Tabii üstte böyle güzellikler yaşanırken, altyapı ile ilgili aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Daha önce yazdığımız birçok eksiklik karşılığını henüz bulmadı ve Yönetim, kısa vadeli, uzun vadeli planlarıyla bu eksiklikleri tamamlayacağını dile getiriyor.
Geçtiğimiz haftalarda Kulüp Başkanı Metin Kalkavan ile yapılan toplantıda, altyapının birçok eksiğini dile getirdiğimde “Çok ufak şeylerle uğraşıyorsunuz” şeklinde bir cümle sarf etmişti Başkan.
Tabii Başkan için ufak gibi görünen eksiklikler, gerek Rizespor altyapısındaki hocaların başarısında, futbolcuların moral ve motivasyonunda, ve tabii futbolcu ailelerinin çocuklarıyla ilgili gelecek kaygılarında etkili oluyor.
Yönetimin kısa vadeli planları içinde yer alan A2 ve U19 takımlarının maçlarını oynayacağı, idmanlarını yapacağı geçici tesisin çalışmaları konusunda bir gelişme kaydedilmediği konusuna değinmeyeceğim. Sanırım sezon sonuna kadar anca yetiştirilir.
Bu yazıyı yazmamı gerektiren konu ise bu hafta tesislerde oynanan A2 maçıyla ilgili yaşananlar ışığında oldu.
Daha önce de yazdık ve A2 ligi başlamadan önce bir çözüm bulunabileceğini düşündük ancak A2 takımının evinde oynadığı ilk maçı, maalesef taraftarına kapalı oynandı.
Önceden eski statta oynanan maçlar hatırı sayılır bir taraftar kitlesi önünde oynanırdı. Gerek futbolcu aileleri, gerek amatör futbolcular, antrenörler, spor camiasından insanlar ve stadın çevresindeki esnaf bu maçları takip ederek gençlere destek olurlardı.
Stadın yıkılmasıyla birlikte A2 maçlarının Mehmet Cengiz Tesislerinde oynanacağının bilgisini aldığımızda, en azından bu hatırı sayılır taraftar kitlesini ve özellikle futbolcu ailelerini memnun etmek adına belki tesislerin bir kısmının açılarak portatif bir tribün sayesinde gönülleri edilir diye düşünmüştük.
Ancak maalesef bu gerçekleşmedi ve bu ilk maçta özellikle çocuklarını izlemek isteyen bazı aileler içeri sokulmadı. Kulübün kadro dışı kalan bazı futbolcuları ise zar zor izin kopartarak tesis kapısından maçı izlemeye çalıştı. Rıza Hoca bile hakemden aldığı izin ile tesis kenarındaki kulübenin merdivenlerine çıktı ilk yarıyı izleyebilmek için.
Eğer Rizespor Yönetimi, bu tür ayrıntıları ufak görüyorsa yanlış düşünüyor. Deplasmanda bile taraftar önünde futbol oynayan bu gençlerin, kendi evlerinde taraftarından yoksun halde maça çıkmalarının ne kendilerine, ne de takımlarına bir katkısı olur.
Bizler de basın olarak daracık alanda çalışmaya, maçı takip etmeye çalıştık. Bu haftayı BAY geçecek olan Rizespor A2, haftaya Pazarspor deplasmanına gidecek ve ardından evinde oynayacak. 15 günden fazla bir zaman var ve bu süre içinde yönetimin bu konuya bir an önce çözüm bulması gerekiyor.
Tesis kenarına futbolcular soyunup giyinsin diye prefabrik bir kulübe yapmakla iş bitmiyor. Oynanacak bu maçlar aileler ve taraftarlardan yoksun şekilde oynanacaksa, bu gençlere kendi evlerinde galibiyet için itici bir güç sağlamayacaktır.
BU GENÇLER FAZLA HAVALARDA
Rizespor A2’nin Trabzonspor A2 ekibi ile oynadığı tesislerdeki maçlarına değinecek olursam, artık taraftar yoksunluğundan mıdır bilmiyorum ancak, geçen seneki A2’den eser yoktu sahada.
Geçen sezon farklı takımlarda top koşturan profesyonel futbolcuların yeniden A2 ekibine dahil olduğunu öğrendiğimde, bu sezon bu ekibin namağlup şampiyon olacağını düşünmüştüm. İlk hafta Samsun deplasmanında alınan bir puan ve ardından Trabzon karşısında kötü bir oyunla alınan mağlubiyet, özellikle sahada gördüklerimden sonra fikrimi değiştirtti.
Defansif anlamda takımın sorunu yok gibi görünse de, orta sahadaki başıboşluk, dağınıklık ve ileride ki ruhsuzluk, bencillik bu takımın en fazla beraberliği kotaracağını, gol atarının ise pek olmayacağını hissettirdi.
Profesyonel futbolcular adeta havalara uçmuşlar. Etrafındaki takım arkadaşlarını küçümser, onlara kızar edalarda oynamaları, kendilerinin göstermediği çabayı ve performansı çevresindekilere kızarak onlardan göstermelerini beklemeleri, şimdiden “Ben futbolcu oldum” havasına girdiklerini gösteriyor.
Geçtiğimiz zamanlarda birkaç Rizesporlu yöneticinin ortak cümlesiydi; “Bizim futbolcuları profesyonel yaptığımızda erkenden ben oldum havasına giriyorlar”
Oysa beyler, daha A takımda Rizespor formasını 90 dakika boyunca sırtınızda taşımadığınız sürece henüz futbolcu olmadınız. Geldiğiniz yeri de unutmayın. 1 yıl öncesine kadar siz de o sahada kızdığınız gençlerle aynı seviyedeydiniz.
Onlardan çok sizin çabalamanız gerekiyor. Profesyonel olmuşsunuz, kendinizi göstermesi gereken, yukarıya kendinizi fark ettirmesi gereken sizlersiniz ve sahaya koyacağınız performanslarınızdır. Ancak bu maçta gördüğümle, bu yazdığım cümleler arasında dağlar kadar uçurum vardı.
Bunları Osman Hoca da mutlaka görüyordur ve gerekli uyarıları yapıyordur. Bu gençlerin sırtının sıvazlanmasından önce kulaklarının çekilmesi gerektiği aşikar.
Dilerim toparlarlar ve önümüzdeki maçlardan itibaren bu yazdıklarıma beni pişman ederler. Ve A2 ekibi, eski seyir zevki yüksek, takım ruhu ile oynayan, bölünmüşlükten, sahada başıboşluktan uzak bir takım olarak bizleri karşılar.
Yorumlar
Kalan Karakter: