Rize İlahiyat Fakültesi'nde ne dağıtıldı?
<strong>Haber: Turgay AYHAN</strong> Saadet Partisi Rize İl Gençlik Kolları İl Divanı toplantısı, İl Başkanlığındaki toplantı salonunda gerçekleştirildi
Yayınlanma :
28.06.2012 03:23
Haber: Turgay AYHAN Saadet Partisi Rize İl Gençlik Kolları İl Divanı toplantısı, İl Başkanlığındaki toplantı salonunda gerçekleştirildi. SP Rize İl Gençlik Kolları Başkanı Hasan Yazıcı’nın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Ardeşen İlçe Gençlik Kolları Başkanı Hamza Eksilmez, Çayeli İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Karali ve Derepazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Muhammet Akyıldız kısa birer konuşma yaptılar. Günümüz Türkiyesi ve Orta Doğuda yaşanan gelişmelerden Milli Görüş gençliği olarak endişe duyduklarını dile getirerek sözlerine başlayan SP Rize İl Gençlik Kolları Başkanı Hasan Yazıcı; “Topyekün başlatılan Haçlı Seferlerini Milli Görüş gençleri olarak endişe ile izliyoruz. İlk olarak Afganistan’da binlerce Müslüman katledildi. Ardından Irak’ta 500 binden fazla kadının ırzına geçildi ve yüzbinlerce Müslüman katledildi. Yüzbinlerce çocuk köpeklere boğdurularak katledildi. Kuyulardan ve dağlardan binlerce genç kızın cesetleri çıkartıldı. Haçlı Seferleri Libya’da, Yemen’de, Bahreyn’de devam ederken şimdi de Suriye’de sürüyor. Milli Görüş gençliği bu olaylara seyirci kaldıkça bu olaylar aynı şekilde devam edecektir” dedi. Türkiye’nin ve tüm İslam Aleminin kurtuluşu için İslam Birliği’nin oluşmasına hizmet etmek zorunda olduklarını ifade eden Yazıcı sözlerini şöyle tamamladı; “Bunun için yarın iktidar olacakmışız gibi çalışmalıyız ve kendi teşkilatımıza sahip çıkıp yapacağımız çalışmaları ciddiyetle yürütmeliyiz” İl Divanı Toplantısına konuşmacı olarak davet edilen Yazar ve Siyasetçi Ramazan Bursa ise Ehli Sünnet Müslümanlığı ve günümüz Orta Doğu meselelerine ışık tutan bir konuşma yaptı. Fransız İhtilalinden sonra demokrasi ve milliyetçilik kavramlarının ortaya çıktığını ifade eden Ramazan Bursa, “Osmanlının akılsız münevverleri ve muharrirleri milliyetçiliğin ne getirip ne götürdüğüne bakmadı ve bunları yazılarıyla, konuşmalarıyla halka empoze etti. 31 Mart vakıası oldu, sonunda Osmanlı yıkıldı. Bugünde demokrasi adı altında işgaller ve sömürüler yapılıyor. Irak, Afganistan bunun açık örnekleridir. Halkların özgürlük mücadelesini küçümsemek istemiyorum fakat Arap Baharı çerçevesinde de yapılan budur.” dedi. “İslam Birliği üzerinde yoğunlaşılmalı” Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra inançlı insanlara sırf inandığı ve İslam’ı ortadan kaldırmak için büyük zulümlerin yapıldığını belirten Bursa; “Ama Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, Saidi Nursi Hazretleri, Ali Haydarul Ahishavi Hazretleri gibi şahıslar çıktı. İslamı anlattı ve öğretti. İnsanların inançlarını korudu. Fakat İslam Birliği fikri Erbakan hocayla ortaya çıktı. 1974 yılında Müslüman Topluluklar Birliği Şurası yapıldı. Bu fikir büyük heyecan oluşturdu. Ama yine de akıllarda acaba sorusu varı. D-8 İslam Birliğinin kurulabileceğinin delili oldu. Milli Görüşün en büyük hizmeti İslam Birliği fikrini ortaya atmak değil, İslami Hareketleri bu fikir etrafında toplamak ve çalıştırmaktır. Bugün cemaatler arasında problemler var. Benim hocam senin hocanı döver cinsinden. 2002 yılı evveli bu kavgalar bugün ki kadar aşikar değildi. Çünkü inançlı insanlar üzerinde ki baskı onları bir arada tutuyor, baskıdan kurtulmak için ortak hareket etmeye zorluyor ve böylece farklılıkların ortaya çıkardığı kavganın aşikare olmasına mani oluyordu. Halbuki meşreb, mezhep, tarikat farkı gözetilmeden aynı hedef üzerine yani İslam Birliği üzerine yoğunlaşılmalı ve çalışılmalıdır.” dedi. “Rize İlahiyat'ta da dağıtıldı” “Müslümanların birlikteliğinin farkında olan ve D-8’in ortaya çıkardığı birlik ruhu Siyonizmi sinirlendirmiş ve plan değiştirilmiştir.” şRize İlahiyat Fakültesi'nde ne dağıtıldı?eklinde konuşan Ramazan Bursa; “Yeni sistemin ismi Ilımlı İslam’dır. AKP bu planın uygulayıcısı olarak getirilmiştir. Dolayısıyla AKP, 28 Şubatın mağduru değil ürünüdür. Ilımlı İslam’ın hakim olması için yapılan ve yapılmak istenen ehli sünneti tahrif olmuştur. Bunu bir takım cemaatler ve bir takım din adamları eliyle yapıyorlar. Bugün Şiiliği ve Selefiliği savunan, propagandasını yapan din adamları var. Şiiliği desteklemek ve Türkiye’de yaymak için kurulan televizyonlar var. Ilımlı İslam Siyonizmin Müslümanların sömürülmesi için, kullanılması için ortaya atılan, kuralları belirlenen batıl bir anlayıştır. İslami gözükse de ehli sünnet Müslümanlığını yok etmek için ortaya çıkarılmıştır. Ehli sünnet din alimleri ehli sünnetin bozulma tehlikesi açısından bir araya gelmeli, ortak çalışmalıdır. Ben senden üstünüm, ben senden büyüğüm kavgası içerisinden olunmamalıdır. Ciddi çalışmalar yapılmalıdır. 2002 yılından bu güne insanımızın öncelikleri değişti, kırmızı çizgileri pembeleşti. İnsanımız yavaş yavaş algı anlayış ve inanç olarak değiştirilip yumuşatılmakta. Güneydoğu bölgemiz Selefiliğin tehdidi altında, insanımız Ilımlı İslamın tehdidi altında. Buna karşı direnilmeli ve mücadele edilmelidir. Yıllarca bu plan çerçevesinde ilahiyatlarda koli koli Reşid Rıza El-Hüseyni’nin Telfiki Mezahip isimli kitabı dağıtıldı. Rize İlahiyatta da dağıtıldı. Planlı olarak bu yapıldı.” dedi. “Şii-Sünni çatışması çıkartılmak isteniyor” Bugün Suriye üzerinden Şii Sunni çatışmasının çıkartılmak istendiğine vurgu yapan Bursa sözlerini şöyle tamamladı; “Sunni cephenin başına Türkiye Şii cephenin başına İran getirilmek isteniyor. Uçağımızın düşürülmesiyle Türkiye’nin Suriye ile savaşması bu plana hizmet eder. Ama ben Türkiye’nin Suriye ile savaşacağını düşünmüyorum. Kendi iradesi olarak değil batı istemediği için savaşmayacak. Çünkü NATO Suriye’ye girmek istemiyor. NATO’nun isteği Türkiye ve Suriye’de güvenli bölge oluşturup oraya yerleşmek. Buraya yerleşip önce Suriye’yi değiştirmek sonra tüm bölgeyi kontrol etmek. NATO Türkiye’ye ve Suriye’ye Çekiç Güç gibi bir daha çıkmamak üzere yerleşmek istiyor. NATO danışmanı Volker’in açıklamalarının satır aralarında bunu görebiliyoruz.” İl Divanı Toplantısı dilek ve temennilerin sunulmasının ardından sona erdi.