CHP İl Başkanı Mehmet Aslankaya’nın katılmadığı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramında, DİSK ve KESK üyeleriyle beraber çok sayıda CHP’li Rize Meydanındaydı.
DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası üyeleri ile KESK’e bağlı kamu emekçileri sendikalarının katıldığı 1 Mayıs kutlamalarında yapılan konuşmalarda, emek sömürüsü düzenine tepkiler ifade edildi. Sık sık emek ve dayanışma ile özgürlük temalı sloganlar atılan kutlamalarda, katılımcıların taşıdığı dövizlerde çay ve Çaykur işçilerinin sorunları yansıtıldı.
ÇAYI KOTASIZ-KONTENJANSIZ ALIN
İlk konuşmayı yapan DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Seyit Aslan, çayın bu yörenin tek geçim kaynağı olduğunu belirterek, 202 bin üreticisi ile ÇAYKUR’daki 6 bin kadrolu ve 3 bin mevsimlik işçisi ile çayı ve Çaykur çalışanlarının sorunlarını dile getirmek için toplandıklarını söyledi. Konuşmasında, yeterli ücret alamayan Çaykur işçilerinin zor durumda olduğunu kaydeden Aslan, “Biz istiyoruz ki, Çaykur, üreticinin bütün ürününü, kotasız-kontenjansız, kayıtsız-şartsız alsın. Böyle olunca fabrikalarda daha fazla işçi çalışacaktır. Çay fiyatı ise en az 2 TL olmalıdır.” dedi.
Çaykur’da taşeron istemediklerini söyleyen Seyit Aslan, “Taşeron demek, güvencesiz işçi demektir. Taşeron demek, kıdem tazminatı olmaması demektir. Taşeron demek, her an işten atılma korkusu demektir. Taşeron demek, kalitesiz çay üretmek demektir. Çaykur 8 fabrikasında buhar kazanlarını taşeron firmaya devretti. Bu yasal değildir ve iptali için dava açacağız.” diye konuştu.
Çaykur Genel Müdürlüğünün fabrika müdürlerine gönderdiği son genelgeyi de eleştiren Aslan, “Genel müdür diyor ki, çay üretin de nasıl üretirseniz üretin. İmalatı kimle nasıl yaparsanız yapın. Bu ehil olmayan işçilerin, taşıma işçilerinin kazanların başına, makinelerin başına getirilmesine yol açacaktır. Hem ehliyet ve uzmanlık bakımından sakıncalı hem de iş güvenliği bakımından sakıncalı olan bu genelge sorunludur. Bu şekilde kadroları eşitlemek yerine herkesi vasıflı hale getirin ve kendi uzmanlık alanında çalıştırın, bütün mevsimlik işçileri de kadroya alın” dedi.
Konuşmasında, Çaykur’da örgütlü diğer sendikaları da eleştiren DİSK’e bağlı TGSİS Genel Sekreteri Seyit Aslan, “Sizin işiniz tayin ve terfi işleriyle uğraşmak değil, işçinin haklarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmektir. İşçi kardeşlerimiz, inanıyoruz ki, kendi haklarını savunmayan sendikalara da gerekli dersi verecektir.” ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz Bölgesinde 1 milyon 200 bin ton yaş yaprak üretildiğini hatırlatan Aslan, 50 bin ton kuru çay ithal edildiğini, bir o kadar da kaçak çay girdiğini belirterek, Başbakan’a ve Hükümetine şöyle seslendi: “İthal çay derhal durdurulmalı, kaçak çay önlenmelidir. Üretici desteklenmeli ve işçilerin 6 yıllık kayıpları telafi edilmelidir.”
Türkiye’de son 10 yılda 11 bin 200 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini vurgulayan Aslan, “Bunların içinde çocuk işçiler de vardı, kadın işçiler de… Bu cinayetler nedeniyle yargılanıp ceza almış ne bir tane patron var, ne bir tane sermayedar!” şeklinde konuştu.
Bugün Çaykur işçisinin kendi sendikasını seçebilme ortamı bulunmadığını, bunun önünde türlü engeller bulunduğunu ifade eden Aslan, 1 Haziran’da bütün fabrikalara sandık kurup referandum yapma önerisi getirdi. Bu önerinin kabul görmemesi halinde kendi sandıklarını kurarak işçinin kendi sendikasını kendi iradesiyle seçmesini sağlayacaklarını sözlerine ekleyen Aslan, 35 yıl aradan sonra DİSK olarak Rize Meydanında 1 Mayıs kutlamalarının önemine işaret etti.
ADALET İSTİYORUZ
Kutlama programında Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) adına konuşan Eğitim Sen Rize Şube Başkanı Hüseyin Şahin, grev ve toplu sözleşme hakkı için meydanlarda toplandıklarını, mezarda emeklilik yasasına eşit işe farklı ücret adaletsizliğine, performans adı altında kölece çalıştırma sistemine, gelir dağılımı ve vergi sistemindeki adaletsizliklere karşı çıktıklarını söyledi.
Taşeron çalıştırmalara, kamu emekçilerinin kıdem tazminatı hakkının talan edilmesine, hastane ve okulların adım adım özelleştirilip paralı hale getirilmesine karşı alanlara çıktıklarını ifade eden Şahin, “Bizler, her şeyden önce insanca yaşayabileceğimiz bir ücret için, 12 yıldır 3+3 zamlarla maaşımızı kuşa çeviren iktidara karşı buradayız.” diye konuştu.
MAYIS AYI RİZE’DE EMEK AYI
Derelerin Kardeşliği Platformu adına söz alan Ömer Şan ise 1 Mayıs’ın anlamını en çok Rize’de bulduğunu söyleyerek, “Çünkü, Mayıs ayı Rize’de emek ayıdır. Kutlu olsun” dedi.
Konuşmalar sırasında sık sık slogan atan emekçiler, kutlamayı horonla tamamladı.
Haber: Deniz Varlı