9 Ağustos tarihinde İl Müftüsü Yusuf Doğan imzası ile gönderilen yazıda “İlimiz Merkez Piriçelebi Mahallesi Çankaya Camii İmam-Hatibi Cevdet Yıldırım hakkında ilgili dilekçenizde iddia edilen konular hakkında Valilik oluru ile inceleme yapılmış olup, adı geçen cami görevlisi hakkında idari ve disiplin yönünden her hangi bir işlem yapılmasına ve soruşturma açıklamasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.
Geçtiğimiz Temmuz ayı içinde 5 yaşındaki Kartal isimli oğlunu Piriçelebi Mahallesinde bulunan ve Cevdet Yıldırım’ın İmam-Hatibi olduğu Çankaya Camii’ne gönderen Baba Mustafa Kolçak, çocuğuna o gün cami imamı tarafından çok konuştuğu için camiye bir daha gelmemesinin söylendiğini belirterek konuyu dilekçe ile şikayet etmişti.
Eşinin ve kendisinin de Cami İmamı ile konuşmaya çalıştığını ve çocuğunun camiye alınmasını istediğini belirten Mustafa Kolçak, cami imamı tarafından “Burada ben eğitim veriyorum öğrenci terbiye etmiyorum” yanıtını almış ve çocuğunun o camide dini eğitim almasını sağlayamamıştı.
Olay üzerine Camii İmam-Hatibi Cevdet Yıldırım’ı İl Müftülüğü’ne bizzat giderek dilekçe ile şikayet eden ve aynı dilekçeyi Başbakanlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı Bilgi İşlem Merkezi’ne de gönderen Kolçak’a İl Müftüsü imzası ile cami görevlisi hakkında idari ve disiplin yönünden her hangi bir işlem yapılmasına ve soruşturma açıklamasına gerek olmadığına dair cevap gönderildi.
Eline ulaşan yazı ile ilgili açıklama yapan Baba Mustafa Kolçak, “Demek ki suçlu benim oğlummuş. O yaştaki bir çocuğa cami sevgisi aşılamaya çalışmayı beceremeyen bir hoca haklı görülüyor, 5 yaşındaki bir çocuğun ne tür psikoloji içerisine girebileceği düşünülmüyor, bu tür hocalara bundan sonra bu ve benzeri adımlar atmaları teşvik ediliyor. Müftülük konu ile ilgili bizi dinleme gereği bile duymadı. Yazdığım dilekçe ne şekilde değerlendirildi merak ediyorum. Eğer birilerinin araya girmesiyle konu kapanmaya çalışıldıysa Allah görüyor. Cami imamının Dalyan Camii’nden Halatçılar Camii’ne neden gönderildiğini de sonradan öğrendik. Zaten vukuatlı bir hoca, Müftülükte de yakın tanıdıkları var. Bu yüzden suçlu 5 yaşındaki oğlum ve ben olmuş oldum. Herkesi kendi vicdanıyla baş başa bırakıyorum.” şeklinde konuştu.
Haber: Turgay AYHAN