Rıza Hoca'nın istifasının ardından Mehmet Ali Karaca yönetiminde Gaziantepspor maçına çıkan Yeşil-Mavili ekip, sergilediği zevkli oyunu ile, tıpkı ilk sezon deplasmanda olduğu gibi, evinde de rakibini 5 gol atarak Rize'den uğurladı.
Üst üste alınan başarısız sonuçların adeta patlaması niteliğinde olan maç sonunda gülen taraf olduk olmasına ama sonrasında yeni teknik direktörün isminin Uğur Tütüneker olarak açıklanması, bir çok taraftarın da sevincini kursağında bıraktı.
Kalan 15 maç gerçekten Rizespor için çok kritik ve bu süreçte Uğur Tütüneker'in takımı mutlu sona ulaştıracağı inancı bir çok kişide çok zayıf. Ne olursa olsun bu saatten sonra yapılması gereken tek şey, Uğur Hoca'ya ve takıma, olduğundan daha fazla destek vererek, bu zor süreci atlatabilmek.
15 hafta sonra alınan galibiyette Mehmet Ali Karaca'nın payı var, bu bir gerçek. Hatta maç öncesi yeni bir hoca arayışına girilmeden Karaca'nın takımın başında tutulması yönünde kamuoyu da oluşmaya başlamıştı. Galibiyet sonrası Uğur Tütüneker isminin açıklanmasının ardından da yazılan çizilenler yine Karaca'ya destek verir nitelikteydi.
Maalesef Rizespor yönetimi altyapıyı üvey evlat gördüğü gibi, bana göre Karaca Hocayı da üvey evlat olarak görmektedir. Geçen sezon Engin Korukır'ın istifasının ardından takımın başına geçtiği 2 maçta 4 puan toplayan Mehmet Ali Karaca, sezon sonu şampiyonluk kutlamalarında sahneye davet edilmemiş, unutulmuştu.
Gaziantepspor maçı ile birlikte Karaca Hoca, Rizespor'a 2 sezonda namağlup 7 puan kazandırdı. Ancak gelin görün ki yönetim tarafından yine onurlandırılmadı. Başkan Kalkavan, "Bu takım da herkes gider ama Karaca Hoca kalır" şeklinde açıklama yaparken, bir başka açıklamasında ise Süper Lig'in ne kadar zor olduğunu, kritik bir dönemde olduklarını ve sezon başı olsaydı Karaca'ya görev verebilme şanslarının olabileceğini söyleyerek de, Karaca'ya ne kadar güvendiklerini ortaya koymuş oldu.
Oysa Trabzonspor bu kalan 15 maçta Hami Mandıralı'ya görev verebiliyor. Futbolculuk kariyeri dışında Hami'nin, teknik anlamda ne kadar üstün olduğu tartışılır. Hatta Karaca'nın daha üstün olduğu da söylenebilir. Trabzonspor Hami'ye güvenirken, bizimkiler Karaca'ya güvenmemeyi tercih ettiler.
Peki Mehmet Ali Karaca ne yapıyor?
Bundan önceki yıllarda olduğu gibi, geçen sezon unutulmanın kırgınlığını da yaşamadan yedekte beklemeyi kabullenerek yine açıklamasında "Her zaman ne görev verilirse hazır ve nazırım" demeyi yeğliyor. Belki yedekte beklemek hoşuna gidiyordur ve bir gün Rizespor'un başına tam anlamıyla bir yetki verileceğine inanıyordur.
Bana göre Karaca Hoca yıllardır hata yapıyor. Bırakalım Rizespor yönetiminin eksiklerini de onun eksiklerine bakalım. Rize spor camiası tarafından sevilen, saygı duyulan ve başarılı olduğuna inanılan bir hoca Mehmet Ali Karaca. Ancak bana göre hırslı değil ve belli bir hedefi olduğuna da inanmıyorum. Çünkü hedefi olsaydı kabuğundan sıyrılmayı isterdi. Sürekli yedekte beklemek, yardımcı hoca olarak kalmak yerine kendini ispatlama yolunu seçerdi.
Bugün bırakın 3. Lig ya da 2. lig takımlarını, çok rahat 1. Lig takımı yönetebilecek konumdayken, maalesef Karaca Hoca, kendini denemeye, birilerine de kendini ispat etmeye gerek duymuyor. Karşımızda bir Mustafa Reşit Akçay örneği var ve nerelerden, Trabzonspor'un başına geldiğini Karaca Hoca da çok iyi biliyordur.
Peki Karaca Hoca bir Reşit Akçay olamaz mıydı? Ya da Trabzon'un bir Şenol Güreş'i varken, Rize'nin neden bir Mehmet Ali Karaca'sı olmuyor?
Özellikle Rizespor altyapısında bir çok genç ümidini Karaca'ya bağlamış durumda. O olsa belki kendilerine daha fazla şans tanınacağına inanıyorlar. Peki Karaca Hoca o gençleri hiç düşünüyor mu? Bir başka takımı yönetseydi, Rize'deki bir çok futbolcuya da şans tanımaz mıydı? Bunu Rize için yıllardır Taşkın Güngör yapıyor. Karaca da yapamaz mıydı?
Toparlayacak olursam, maalesef Mehmet Ali Karaca kabuğunu kırmaya hiç yeltenmedi. Kendini ispat etmeye hiç çalışmadı. Bir iki takımın başına geçip alacağı başarılı sonuçlarla dikkat çekip talep edilen değil, maalesef yedekte bekletilen olmayı kabullendi.
Ama Karaca Hoca da şunu çok iyi biliyordur ki bugün seni alkışlayan taraftar, yarın takımı sezon başından itibaren yönetip de bu sezon olduğu gibi sonuçlar aldığında şimdiki gibi sahiplenmez. Seni yazan, çizen basın da sahiplenmez. Ama kendini ispatladıktan sonra gelse, camianın tavrı, bakışı da çok daha farklı olur.
Dilerim kalan maçlarda Rizespor, Gaziantepspor maçında olduğu gibi sahada iyi işler çıkartarak risk bölgesinden uzaklaşır ve kazasız belasız bu sezonu kapatırız. Alınması gereken dersleri de şimdiden ilgililer notlarına ekliyordurlar umarım.
Bakalım Karaca Hoca da, kendine nasıl bir pay çıkartıp yol haritası çizecek. Önümüzdeki sezon yine yancı olmaya devam mı edecek. Hele şu 15 maç bir geçsin de, onu da göreceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: