Haber: Turgay AYHAN
Kazmaz, MHP Rize Belediye Başkan Adayı Zelkif Akgül, MHP Belediye Meclisi Üyesi Adayı Murat Yazıcı, Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Serkan Birben ve Seçim Komitesi Başkanı Orhan Başdemirci ile birlikte Belediye Meclisi Üyesi Adayı Yavuz Koçan’a ait Dr. Sofram isimli restoranda bir basın toplantısı düzenledi.
Ak Parti’nin sergilediği trajikomik bir durum olduğunu ve seçim şarkısı olarak kullanılan “Dombra” ile milleti hasta ettiğini öne süren İl Başkanı O. Cem Kazmaz, “Dombra, Türk’ün öz be öz kendi benliğini, Türklüğün bir şarkı ve müzik aleti olarak ifadesidir. Diyarbakır’da “Ne mutlu Türküm diyene” yazan tabelaları kaldıracaksınız, Mardin’in dağlarındaki yazıları sileceksiniz. PKK’nın paçavralarını oralara koyduracaksınız. Ardından Türk yoktur, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldık diyeceksiniz, sonra da seçim gelince Türk milletinin aklıyla alay eder gibi sokaklarda dombra’yı çalacaksınız. Bunu Türk Milletine şikayet ediyorum. AKP bir kez daha suçüstü yakalanmıştır. AKP’nin kandırma siyaseti bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ne kadar kaset varsa ortaya dökülmesi doğru ya da yanlışsa, bu şarkının da çalınması o derece doğru ya da yanlıştır. Bunun takdirini Türk milletine bırakıyorum” dedi.
“Rize’yi Allah 2 ithal profesörden korusun”
Ak Parti Rize Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Reşat Kasap ile Saadet Partisi Adayı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’nun Rize’nin felaketleri olacaklarını söyleyerek “Allah bu 2 ithal adaydan Rize’yi korusun” şeklinde konuşan Kazmaz, “AKP adayının en ufak bir belediyecilik yapma yetisinin olmadığını düşünüyorum. Kendisini yakinen tanıyor ve biliyorum. Aralık ayı başında adaylığı açıklandı ama bugüne kadar Rize ile ilgili hiçbir somut projesi yok. Yeniden yola çıkacağız, yenilikler yapacağız diyor ama 10 senedir burada zaten siz yok muydunuz? Başka bir belediye mi vardı? Yani AKP adaylarını değiştirerek burada yenileme masalıyla insanları kandırdığını mı zannediyor. Ortada hiçbir projesi yok. Yaptığı bir iki açıklama da bizim daha önce açıkladığımız 53 projemizden alıntıdır” dedi.
“Kasap’ın idarecilik yetisi yok”
Reşat Kasap’ın güven karnesinin zayıf olduğunu iddia eden Kazmaz, “Sayın Kasap Gazi Üniversitesi’nde rektörlük seçimlerine katılmış ve 2 bin tane akademisyen, kendi arkadaşlarından yüzde 2 yani kadar toplamda 40 oy almıştır. Kendi mesai arkadaşlarının, meslektaşlarının güvenmediği bir insana niye güvensin de oy versin? Ayrıca kendisinin bir idarecilik yetisi yoktur. Tek başına kaldığında, halkın içinde de bu tespitleri yapabilirsiniz ama kendisi sürekli milletvekilleri ya da bakanla dolaşmaktadır. Başbakan üzerinden seçim çalışması yapılmaktadır. Boy boy Başbakanın posterleri asılıyor ama burada Başbakan seçime girmiyor. Bunu da anlayışla karşılıyorum çünkü başka şansları yok” dedi.
“Kasap’ın karnesi zayıf”
Kazmaz şöyle devam etti; "Ankara’da Ridef tarafından her yıl Rize günleri düzenlenmektedir. Bizden önce Trabzon düzenler ardından biz düzenleriz. Burada aşağı yukarı satışlar bellidir. Son Rize Günlerin’de başkan olan arkadaş 2,4 Milyon Lira gelir elde ettiklerini söylüyor ama bu paranın hesabını veremiyor. Trabzon her düzenlediği günlerden Ankara’da bir gayrimenkul alırken, Rizeli sokakta kalmıştır. Rize’nin Ankara’da başını sokacak bir yeri yoktur. Bu yerde stantları para karşılığı sözleşmeli olarak sattılar. Normalde bu yer bedavadır. Atatürk Kültür Merkezi bu alanı Rize’ye bedava tahsis etmektedir. 2013 yılında resmi olarak yaptıkları satışlar 279 bin liradır. Buna rağmen sattıkları yerden elde ettikleri kar ise 1,668 liradır. Sayın Kasap da bu süreçte başkan vekilliği görevi yapmaktadır. Ancak yer satışı ile elde edilen geliri nerelere harcadıklarını hesaplarını verememektedirler. Ve bu süreçte naylon fatura da yakalanmış mıdır bunun cevabını merak ediyoruz. Rize’yi yönetmeye aday birinin başkan vekili olduğu federasyonda naylon fatura yakalanmış mıdır bu sorunun cevabını merak ediyoruz. Olup bitenlerden haberi olmadığı söyleniyor. Bu daha da vahimdir. O zaman Rize Belediyesinde de olup bitenlerden haberi olamayacaktır. Zaten amaçları da budur. Kendisi oraya konmuştur ve Rize Belediyesinde olacaklardan da haberi olmayacaktır. Karnesi böyle olan bir adayın Rizeliye güven verebileceğini düşünmüyorum. Başbakanın ve Bakanın arkasından siyaset yapmaktadır. Rize sokaklarına yabancıdır. Kendisi iyi bir akademisyen, istatistikçi olabilir bunlar ayrı şeylerdir. Belediyenin idaresine, kasasına, imar planlarına, bütçesine hakim olabilmek ayrı bir şeydir. Bu yüzden karnesinin zayıf olduğunu ve Rizelinin de kendisine oy vermeyeceğini düşünüyoruz. Canlı yayınlara çıkamıyor. Bakanla çıktığı canlı yayında bile spiker arkadaşı belediye başkan adayı sanmışlar.”
“Karal ile değil Başbakanla takas yap”
Bir başka paralel projenin olduğunu ve bu yüzden de mahkemelik olduğunu söyleyen Kazmaz, “AKP’nin şu ülkeyi getirdiği noktaya bakın. Bir kimsenin PKK çadırlarında dolaşması, Abdullah Öcalan’a destek mesajları vermesi suç değil ama bunları ifşa etmek suç oluyor. Hakkınızda 50 bin liralık tazminat davası açılıyor. Ülkenin gelmiş olduğu nokta budur. Numan Kurtulmuş 2009 seçimlerinde Başbakan’a en ağır söylemleri söyleyen kişiyken şu an AKP’de Başbakanın en yakın savunucularındandır. Bekaroğlu da buna benzer paralel bir projedir. Bir milletvekili günah keçisi seçiliyor. Noterlere çağırılıyor. Dün 26 Şubattı. Bu tarihte Türk oldukları, Müslüman oldukları için katledilen insanların ölüm yıldönümüydü. Hocalı Katliamında ölen bu insanların anılması, bir anma mesajı yayınlanması lazımdı. Ama bunların biri karı boşuyor, diğeri notere gidiyor. Benim bildiğim mal takası tapuda yapılır, noterde yapılmaz. Bu bir sanal kavgadır ve paralel projenin ürünüdür. Sayın Bekaroğlu takas yapacaksa, Başbakanla yapsın neden Hasan Karal’la yapıyor. Bekaroğlu muhalefeti bölmek ve AKP’nin kazanmasını sağlamak amacıyla gelmiştir. Diğer adayları yok saymaktadır. Bu Rize halkına ve seçmenin iradesine yapılmış en büyük hakarettir. Mecliste ana muhalefet ve muhalefet partisi olan bizleri yok sayarak sadece Ak Parti adayı ve kendisinin başa baş kaldığını ifade ederek halkı kandırmaya çalışmaktadır. Bu doğrudur ama AKP adayıyla beraber olduğu doğrudur” dedi.
“Rize halkı kanmayacaktır”
Bekaroğlu’nun seçimden sonra kendisine Numan Kurtulmuş gibi AKP’de yer açma çabası içinde olduğunu iddia eden Kazmaz, “Bu paralelliği de şuradan tespit ediyoruz. Biri Ne mutlu Türküm diyene yazılarını Diyarbakır’dan, Türkmen dağlarından sildi. Ötekisi de aynı yerde gitti PKK çadırlarını ziyaret etti. Abdullah Öcalan’a ciddi anlamda methiyeler düzdü. Sonra geldi bir Laz Enstitüsü açtı. Bu Laz Enstitüsünü kimlerle birlikte açtığına bakınca, Apo posterleri asanlarla, şehit ailelerini provoke edenlerle aynı kişilerdir olduğunu görüyoruz. Kendisinden bu Laz Enstitüsünü kimlerle açtığını ve seçimde harcadığı paranın kaynağını açıklamasını bekliyoruz. AKP hükümetinden ve fonlarından Laz Enstitüsü için bir yardım aldı mı açıklasın. Bu yüzden ülke genelinde bir paralellik varsa bir tane de Rize’de vardır. Bekaroğlu da AKP’nin Rize’deki paralel projesidir. İki profesör de birbirini tamamlamaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’e, Mesut Yılmaz’a ağır hakaretler eden Bekaroğlu, Rize’de okulların yerel yönetimlere bağlanması gerektiğini söylüyor. Bu kendisinin değil PKK’nın AKP hükümetinden istediği öncelikli taleplerindendir. O yüzden bu iki profesörden Allah Rize’yi korusun. Rize halkı, bu vicdanların sesi masallarına, Başbakanın posterleri arkasından siyaset yapanlara kanmayacaktır” dedi.
“Rizelinin aklıyla alay edilemez”
İki belediye başkan adayının da Rizelinin en büyük korkusuna tercüman olamadığını söyleyen Kazmaz, “Bu korku şehrin göbeğine yapılması planlanan AVM’dir. Biz MHP olarak şehir içinde AVM yapılmasına karşıyız. 31 Mart akşamı belediyeyi teslim aldığımızda, Rize esnafının felaketi olacak olan bu AVM projesi durdurulacaktır. Binlerce insanın ekmek parasına kastedilmesine müsaade etmeyeceğiz. Yaptıkları projelerin ne olduğu ortadadır. Havuzlarını deniz doldurmaktadır. Rize’yi denizle buluşturamadılar ama havuzu denizle buluşturdular. Bu bir kader seçimidir. Türkiye’nin geleceğinin belli olacağı bir seçimdir. Biz Rizeli seçmenin bu düşünceyle oy kullanacaklarını ve Adayımız Zelkif Akgül’ü 30 Mart akşamı belediyeye taşıyacaklarına inanıyoruz. Rizeli bu kadar aklıyla alay edilebilecek kişiler değillerdir. Rizeli’nin aklıyla da kimsenin bu kadar alay etmeye hakkı yoktur” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: