Rize’nin köklü okulu Rize Lisesi’nin kuruluş yılı 1951 olarak kabul edilse de 1910 yılında rüştiyiye “idadi” sınıfları ilave edilerek eğitim veren bir okulun var olduğunu kaynaklar gösteriyor. Şimdiki Kurtuluş İlkokulu’nun olduğu mevkide Mamuşoğlu Kamil Ağa’ya ait binada Rize Mülki İdadisi ismi ile eğitime başlayan okul,her yıl farklı binalarda eğitimini sürdürdü. 1915’de Rusların işgali dönemindeeğitimini durduran okul, 1917’den sonra Piriçelebi Mahallesinde Kuveloğullarının evinde tekrar eğitim ve öğretime devam etti. 1924’de Rize Ortaokulu olarak adı ve içeriği değiştirilen okul, 1934 yılında ilk kez kendi binasına kavuştu. O yıl Gündoğdu yolu üzerindeki askeri depo okula dönüştürülür, bilahare artan öğrenci sayısına paralel olarak öndeki metruk binalarda okula dahil edilir. Ortaokulu bitirenlerden ailesinin hali vakti yerinde olanlar veya okumaya istidatlı olanlar lise tahsili için lisesi bulunan Erzurum, Trabzon yada İstanbul gibi vilayetlere okumaya giderlerdi.
Giderek Rize dışında okuyan öğrenci sayısının artması,Rize’de bir lisenin açılmasını zorunluluk haline getirmeye başlamış, 1950 seçim kampanyasında Maarif Vekili Ahmet Tevfik İleri’den Rize’ye Lise açılması için istekte bulunulmuştur. Demokrat Parti’ninseçimleri kazanmasıyla Bakan ve Başbakan Menderes’ten seçim vaadini tutmaları istenir. İlk mezunlardan Köksal Güveli’nin ifadesi ile “Ahmet Morgül’ün katkısı çoktu, Kavrakoğlu’da çok destek vermişti, Bakan İleri de oyalamadan onaylayınca bize Rize’de okuma fırsatı doğmuştu”. Neticede ertesi yıl, yanı 1951-1952 ders yılında lise birinci sınıflar eski binada ders görmeye başlarlar.
1951 ve 1952 girişliler bir arada 140 kişi mezun oldu
İlk Müdür Ardeşenli matematik öğretmeni Tevfik Tarkan idi. Rize’de lise açılmasıyla lise öğrenimine devam eden Rizeli genç sayısı da artar. Ancak Rize Lisesi’nin öğrenci potansiyelinin artmasında çevre illerden, ilçelerden gelenlerinde katkısı çoktur. Rize Lisesi o dönemde Samsun, Trabzon ve Erzurum Liselerinden sonra 4. okuldur. Köksal Güveli büyüğümden temin ettiğim evraktan hareketle ilk mezun 109 öğrencinin (tamamı 140’dır) doğum yerlerini tasniflediğimde 18’i Pazar ilçesinden olmak üzere 64’ü Rizelidir. On biri Hopa’dan olmak üzere yirmi beşi Artvin ve farklı ilçelerindendir. Kalan 20 kişi de 11 farklı vilayetten lise okumak için Rize’ye gelmişlerdir. O yıllarda henüz pansiyon olmadığı içinde il dışından gelenlerin birçoğu Rizeli aileler yanında kalırdı. Örneğin ilk mezunlardan olan rahmetli amcamdan duyduğum, sınıf arkadaşı ünlü hekim Osman Zeki Artuğ Bey Çamlıbel Mahallesindeki dede evimizde misafir olurmuş.
İlk mezun sayısı 140 dedim ama oysa Rize Lisesi’ne eğitim-öğretime başladığı 1951 yılında 75’i erkek, 8’i kız toplam 83 öğrenci kayıt yaptırmıştır. Çünkü1952’de lise eğitimi 4 yıldan 3 yıla düşürülünce 51 ve 52 girişliler 1954 – 1955 ders yılında 140 kişi olarak bir arada mezun olurlar. O yıl toplam öğrenci sayısı da 650’dir.
Öğrenci sayısının artışına paralel olarak okulun kapasitesi de sürekli artırılır. 1952 yılında “Rize Okutma Derneği”, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da yardımını alarak aynı arsa üzerinde 2 katlı bir bina inşa eder, Rize Ortaokulunun adı da Rize Lisesine dönüştürülür. Spor ve Konferans salonunun inşaatına 1955 yılında başlanır, 4 derslikli ek bina da 1961 yılında tamamlanarak hizmete açılır. 1964-1965 ders yılından itibaren okul yatılı öğrencide alır. Benimde son sınıfı okuduğum okulun arka bahçesinde yapılan 12 derslikli ek bina 1973-74 Eğitim-Öğretim yılında hizmete girer. 2008-2009 ders yılına kadar hizmet veren bu binaların eskimesi ve ihtiyaca cevap vermemesi üzerine Milli Eğitim, Aksa Grubu sahibi Ali Metin Kazancı’ya okulu yıktırıp yeniden inşa ettirir. Artık okulumuzun adı da protokol gereği, okulumuzun ilk mezunlarından olan Ali Mehmet Kazancı’nın adını alarak Ali Metin Kazancı Rize Lisesi olur.
İlk Mezunlar 16 Eylül’de Rize’de buluşuyor
Rize Lisesi’nin ilk mezunu olan 140 çınarın belirleyebildiğim 109’unun bilgilerinin yer aldığı tabloyu yazının sonunda paylaşacağım. Tam sayı muhtemelen 16 Eylül 2014 günü Ali Metin Kazancı’nın ev sahipliğinde 5 yıl aradan sonra gerçekleşecek ilk mezunlar Rize buluşmasında belli olacak ama 40 kadar mezunun hayatta olduğu var sayılıyor. Hayatta olmayan ilk mezunlardan biri de 1987'de kaybettiğimiz amcam İsmet Tahsin Aksoylu. Amcam ve ebediyete intikal etmiş tüm ilk mezunlarımıza Allah’tan rahmet dileyip yaşamını sürdürenler değerli büyüklerimize, çınarlarımıza sağlıklı uzun ömürler dileyerek bugüne gelmek istiyorum.
Ali Metin Kazancı’nın Rize Lisesi’nin ilk çınarlarına her beş yılda bir yaptığı ev sahipliği gibi bir 10 yıl sonrasının, yanı ortalama 1965 yılı jenerasyonunda katarını Murat Kamil Gümüş çekiyor. Murat Gümüş, 65’de Rize Lisesi’nden mezun olduktan sonra KTÜ’de İnşaat Mühendisliği okur. İnşaatçılık derken şimdilerde İstanbul’da 25 işletmeden oluşan Dilek Kafe ve Restoranlarının sahibidir. 1997 yılından beride her yıl düzenli olarak Rize Lisesinin çınarlarını, her biri değer olmuş 60’ların mezunlarını yemekte buluşturur.
Rize Lisesi Mezunları, Çınarları Murat Gümüş’ün iftarında
RİMER-Rize Merkez Mahalleleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin de kurucusu olan Murat Gümüş bu kez Rize Lisesi’nin çınarlarını Dilek Grubu’nun Bağdat Caddesi’ndeki restoranında topladı. Buluşmaya her yıl katılanların yanında ilk kez katılanlarında olması daha derin duygulu anların yaşanmasına sahne oldu. İlk mezunlardan Sami Kumbasar ve Süreyya Saraç’ın da yer aldığı buluşmada bizim jenerasyonu da RİMER Başkan Yardımcısı Kenan Bıyık, RİMER Genel Sekreteri Selahattin Bakır, Prof. Dr. Emin Gürses ve Dz. Albay Güray Gümüş ile beraber temsil ettik.
Yüzü aşkın Rize ve Rize Liseli’nin katıldığı, bazılarının yıllar sonra karşılaşıp hasret giderdiği ve RİMER’in kurucu üyelerinden Abdullah Aydın, Prof. Dr. Kemal Köymen ve Şaban Yardımcı’nın da bulunduğu iftarda İbrahim Eyüpoğlu’nun açılış konuşmasından sonra en eski mezun olarak Rize eski Milletvekili Sami Kumbasar bir konuşma yaptı. Sami Abi konuşmasında, “16 Eylül’de bizim dönem Rize’de toplanacağız. Bakalım kimler gelebilecek. Bugün burada misafir eden Murat Gümüş kardeşimizde çok güzel bir iş başardı. Bu buluşmalar sayesinde hem hasret gideriyoruz, hem de birbirimizden haberimiz oluyor. Şöyle salona baktığımda gözlerinizden duyduğunuz özlemi görebiliyorum. Anıların tazelendiği bizden sonraki jenerasyonları da teşvik edecek bu duygu yüklü Rize Lisesi organizasyonlarının daha sık yapılmasını arzu ediyorum” dedi.
RİMER’de bayramlaşma, bayramın 3. günü
RİMER Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı olarak da buluşmanın son bölümünde söz alarak Sami Kumbasar büyüğümüzün yorumlarına katkıda bulundum.Özetle “Buradaki büyüklerimiz arasında henüz yeni tüzel kişiliğini kazanan Rize Merkez’i temsil eden derneğimiz RİMER’i bilen, ziyaret edenler var ama henüz sosyal medyanın dışında henüz tanıtım yapamadığımız için çoğunluğa ulaşmadığımızı biliyoruz. Sami Abimizin arzusunu emir alıyor, RİMER olarak da zaten ilgi alanımızda olan Rize Lisesi konusunda da daha aktif olacak, yelpazenin genişlemesini sağlayacağız. Aslında farklı yıllarda, dönemlerde Rize Lisesi’nden mezun olmuş arkadaş grupları sosyal medyanın da katkısıyla uzun yıllardır Rize veya İstanbul’da organize ettikleri yemek veya kahvaltılarda bir araya geliyorlar. Tek kusur, tüm dönemleri kapsayan buluşmaların olmaması. Bunun için ilk adımı RİMER olarak attık, Rize Lisesi’nin aslına uygun logosunu yeniden çalıştık, 2 bin üyesi olan Rize Lisesi Mezunları Platformu’nun Kasım ayında mozika ile horonun yapıldığı, farklı dönemlerden yüzü aşkın mezunumuzun katılımın sağlandığı gecesinin yapılmasına katkı sağladık. Derneğimizin tüzel kişilik kazanmasıyla sizlerin de katılım ve desteğiyle çok daha büyük ve programlı buluşmalar organize edebileceğiz. Bu amaçla size RİMER’i de tanıtmak, daha geniş kitlelerle kaynaşmak için en azından İstanbul’da olanları bayramın üçüncü günü bayramlaşmamıza bekliyoruz” diyerek tüm Rizeli hemşerilerimizi RİMER’e davet ettim.
Ülkemin güzel insanlarının, tüm hemşerilerimizin mübarek kadir gecelerini ve ramazan bayramlarını kutlar, esenlikler diledikten sonra burada paylaştığım bilgiler konusunda katkılarını aldığım değerli büyüklerim Köksal Güveli, Kerim Vardal ve Yalçın Kaya Çilli ile daha önce Rize Lisesinin hikayesini kaleme alan araştırmacı yazar kardeşim Fatih Sultan Kar’a da teşekkür ederim.