Şimdiden faturanın kesileceği bir günah keçisi arar olmuşlar ve nedense bu anlamda da Rıza Hoca'yı işaret ediyorlar.
Oysa Rıza Hoca lig başlamadan önce de, lig başlayıp da üst üste güzel sonuçlar aldığımızda da hep aynı şeyleri söyledi. Evet artık "Transfer yapamadık, eksiklerimiz var" türündeki açıklamalar sıkıcı olsa da, gerçekleri değiştirmez.
12 Eylül tarihli "Söylemedi demeyin" köşe yazımda da bu konuya değinmiştim. Yazımda Rıza Hoca'nın devre arasına kadar alınacak sonuçlara hazırlıklı olunması gerektiği mesajını verdiğini ve özellikle devre arasına kadar yönetimin ve futbolcuların daha fazla fedakarlık yapması, herkesin her şeye hazırlıklı olması gerektiğini vurguladığını yazmıştım.
Rıza Hoca aslında her hafta aynı şeyleri söyleyerek, baştan beri olacakları tahmin ediyordu. İlk zamanlar herkes güllük gülistanlık bir Rizespor yazarken, bu detaylara takılmıyordu. Oysa yönetim ile Rıza Hoca arasında transfer konusunda yaşanan sıkıntıların olduğunu hissetmemek imkansızdı.
Aynı yazımda yönetim ile Rıza Hoca'nın söylemlerindeki tezatlığa da vurgu yapmıştım. Çünkü Başkan Metin Kalkavan, Rıza Hoca'nın isteyip de alamadığı 1-2 futbolcu olduğunu, bu sayının 3 olmayacağını söylerken, Rıza Hoca ise bir kaç gün sonra yaptığı basın toplantısında içinde uhde kalıp da alınamayan futbolcu sayısının, o güne kadar transfer edilen futbolcu sayısı kadar olduğunu söylemişti.
Üstelik transferin son gününde de iyi bir forvet isteği de yerine getirilememiş, aldıkları Kwueke dışında memnun kalmadığı Uche Kalu ve Depetris'e mecbur bırakılmıştı. Şimdi Ağustos-Eylül aylarında yaşanan bu süreci unutarak, o gün bunları görmezden gelip, yazıp çizmeyenlerin, bugün tutup da Rıza Hoca'nın sürekli aynı bahaneleri uydurmasına laf etmesi, gelinen noktada faturanın kesilmesi gereken ismin Rıza Hoca olması gerektiğini işaretlemeleri yanlışın en büyüğüdür.
Futbolun vitrinine değil de iklimine bakmak gerektiğini bir kez daha anlamış olduk. Çünkü alınan güzel sonuçlar daima vitrinde görünürken, futbolun ikliminde olan sakatlıklar, performans düşüklükleri ve cezalar teknik heyet dışında kimsenin pek umurunda ve dikkatinde olmaz.
İşte Rıza Hoca transfer döneminde istediği verimi alamadığı, eldeki kadro ile yeni gelenleri de toparladığında çok da fazla alternatif kuramayacağını fark edip, futbolun ikliminde olan noktalara da dikkat çekmeye çalıştı.
Evet Rizespor puanlar kaybediyor ama zaten bunlar olağan sonuçlardı. Lig yeniyken, takımlar daha lige ısınmamışken alınan güzel sonuçlar, takımın iyi olduğunu göstermiyordu. Şimdi ligin yarısını geçtik, takımlar artık birbirlerini tanıyor, lige daha fazla asılıyorlar, ellerinde en azından bir iki tane maçı çevirebilecek, gol atabilecek futbolcuları varken, Rizespor'un eldeki malzemeyle daha iyisini yapmasını beklemek, insanın kendisini kandırmasından başka bir şey değildir.
Yazıyı uzatmamak adına toparlarsam, Rizespor'un şu an geldiği noktada eğer birilerine faturayı keseceksek, günah keçisi ilan edeceksek yönetimden başlayabiliriz. Elini taşın altına koymaya çalışmadığı için transferleri geciktiren, doğru düzgün transferler yapmaya çalışmayan, cebindeki akrebi bir türlü çıkarmadığı için bana göre sorumlu yönetimdir. Nasıl olsa başarısızlıklarda değişen onlar değil, hocalar ya da futbolcular oluyor.
Şimdiden, Rıza Hoca'nın devre arasına kadar istifa edeceği ve Giray Bulak ile dirsek temasına geçildiğine dair dedikodular bile başlamışken, Rizespor'daki 1. Lig senaryolarını Süper Lig'de de yaşayacağımızı görebiliriz.
Yorumlar
Kalan Karakter: