Devliğimiz kalenderliğimizden, olgunluğumuzdan, itidalden yana oluşumuzdan, sevmeyi bilmemizden, şefkati ve merhameti yaşamamızdan, herkesi kucaklayabilmemizden kaynaklanıyor. Çok badirelerden geçtik, büyük imtihanlarımız oldu ama bizi bugüne kadar ayırmayı hiçbir oyun başaramadı. Bundan sonra da Allah’ın izni ile başaramayacak. Türkiye sadece kendi refahını ve istikrarını sağlamakla yetinecek bir ülke değil, tarihi bir misyonu var: Mazlumun, mağdurun koruyucusu ve hadimi olacak dünyaya huzuru ve barışı getirecek bir ülkeyiz. Bunun için Büyük Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz ve doğal olarak bu mühim süreçte engebeler karşımıza çıkacak. Ancak bun engebelerin hiçbir Milletimizi asla yıldırmaz. Yine bir olarak, tek bir yürek olarak, sevgiyle, fikirle, itidalle, akılcılıkla bunları bir bir aşarız.
Yapılan yanlışların hepsini görüyoruz, Sayın Cumhurbaşkanının da belirtiği gibi “herkes bu olaylardan gereken dersi aldı, iyi niyetli olan mesajların tamamı alındı.” Şimdi tüm bu yaşananlarından toparlanarak çıkabilecek bir birlik arzusu ve gücü var Türk milletinin.
Aslında tüm gelişmelere baktığımızda halkımızın, ülkemizi bölmek isteyenlere gereken cevabı verdiğini görüyoruz, ama potansiyel tehlikelere karşı bazı gerçekleri de yeniden vurgulamakta fayda var.
Uyan Türkiyem
ABD’nin ve İngiltere’nin Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Ortadoğu için net bir planı vardır. Bölgenin küçük parçalar halinde olması ve büyük güçlü bir ülkenin öne çıkmaması. Ne kadar çok parçalı olursa o kadar rahat idare edebileceklerini düşündükleri için. Ortadoğu için bu planın son yıllardaki adı BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi’dir.
Büyüyen Türkiye’nin yönlendirilmesinin imkansız olacağını düşünenler Türkiye üzerinde bazı oyunlar oynamaya çalışıyorlar. Ancak biz sevgisiyle, merhametiyle, herkese güzel yaşama hakkı tanımasıyla, adaletiyle, kıtalara nam salmış büyük bir imparatorluğun evlatlarıyız. Bu imparatorluk yüzyıllarca böyle oyunlara karşı geldi ve dağılmadı. Ne zaman kendi içinde birliğini kaybetti birden bire domino taşları gibi dağıldı.
Ancak bugün farklı bir durumdayız. Gelişen teknoloji dünyanın bir ucundaki insanların diğer ucu ile an içinde iletişime geçmesini sağılıyor. Görsel ve yazılı medya ve özellikle sosyal medya sayesinde gelişen olaylar dakikalar içinde tüm dünyaya duyurulabiliyor. Olaylar saman alevi gibi tutuşturulabildiği gibi, provokasyonlar, saptırılan haberler, dezenformasyonlar anında deşifre edilebiliyor. Bu nimeti iyi değerlendirmek de sağduyulu insanların sorumluluğu.
Karşılıklı Sevgi Saygı Her Şeyin Çözümü Olur
Biz demokrasiyi ilke edinmiş bir ülkede yaşıyoruz. Demokrasilerde ise her türlü demokratik protesto güzellikle karşılanır. Muhalefet olması nimettir. Ve yine demokratik yollarla gösterilen tepkiler, sivil halkın gösterileri bir renktir, her vatandaşın hakkıdır. Henüz tam idealimizdeki demokrasiye ve özgürlüklere kavuşamadık ama bu yolda hızlı ve sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bu güzel ilerleyişte gördüğümüz yanlışları ifade etmenin tek yolu sokak değil. Sokak gösterileri de elbette demokrasinin bir parçası ama şiddet olmaması kaydıyla. Bu ülkenin çok fazla tv kanalı, radyosu, internet sitesi, kitap evleri, dergileri, gazeteleri var. Hemen her gün her yerde Hükümeti eleştiren yazılar sayfalarca yayınlanıyor, programlar yapılıyor, mitingler düzenleniyor. Eğer bazılarının iddia ettiği gibi dikta zihniyeti olsaydı bunların hiçbirinin yapılamayacağını hepimiz biliyoruz. Şimdi sahip olduğumuz bu demokratik hakları geliştirmek için, yine demokrasinin ve hukukun sınırları içinde hareket etmeliyiz.
Bu samimi düşünceyle hareket edenlerin de provokasyonlara karşı, özellikle de şiddet yanlısı komünist grupların telkinlerine ve yönlendirmelerine karşı müthiş dikkatli olması lazım. Bu profesyonel provokatörlerin şiddet uygulamaları eylemcilerin kendilerine de zarar vermektedir. Şiddet yanlısı komünist provokasyon olduğu yerde herkes zarar görür, polisin de canı yanar halkın da. Devletin de malı zarar görür milletin de. Bu sebeple yıllarca tezgahlanan kardeşi kardeşe kırdırma oyunlarına kimse gelmesin.
Şiddetten rahatsız olan, baskıdan hoşlanmayan milletimiz gelişmeleri dikkatle izlerken, aklıyla vicdanıyla sükunetiyle de bu odakların oyunlarını boşa çıkaracaktır.
Unutmayalım
Tek çözüm; bütün insanların arasında gerçek adaleti sağlayabilecek, emek sarf edenin emeğinin karşılığının tam verildiği, sosyal adaletin tam sağlandığı, sevginin tam anlamıyla yaşandığı, birlik ve beraberliğin kurulabileceği ruhun yani, Allah'ın Kuran'da gösterdiği ahlakın yaşanmasıdır. Kuran ruhunu bilmeyen bazı kimselere de hemen açıklayalım, Kuran ahlakının hakim olması demek dinsizin de ateistin de Marksistin de fikrini en rahat ifade edebileceği, en özgür olabileceği ortamın sağlanması demektir. Çünkü Kuran’da baskı yoktur. Çünkü Kuran’da zorlama yoktur. Kuran’da insanların fikirlerini özgürce açıklamaları teşvik edilir. Kuran’da anlayış teşvik edilir. Kuran’da diğer inançlara saygı, saygının da ötesinde onlara yaşama alanları sağlamak teşvik edilir. Kuran ahlakının güzelliğini yaşatmak da herkesin sorumluluğudur.
Bugün gelinen noktada da, insanlarımızın itidal arayışında olması, herkesin yanındaki kardeşinin neyi uyguladığına bakmadan, yani ‘o yapmıyorsa ben de yapmayayım’ ya da ‘o yapıyorsa ben de yapayım’ demeden Allah için güzel ahlak göstermeleri gereklidir. ‘Ben kendim şundan zarar görmeyeyim, ben şöyle yapayım’ değil, ‘ben bunu yapayım yanımdakine de örnek olayım, güzel ahlakı savunayım yanımdakine de örnek olayım’ şeklinde bir anlayışa girmesi gerekir. Örneğin Taksim'de meydana gelen olaylardan sonra göstericilerin bir kısmının, temizlik yapması, esnafa yardım etmesi çok güzel, örnek bir tavır. Bu, yanındakine de örnek olabilecek bir tavır. Unutmayalım, biz sevgiyi kendi aramızda ve tüm dünyaya yaymak için, yanımdaki ne yapıyor değil ben yapayım ben örnek olayım demeliyiz.
Şiddetin son bulması, ülkemizin üzerindeki karanlık oyunların son bulması için birlik olmayız. Örnek olmalıyız
Yorumlar
Kalan Karakter: