Rize’nin Fındıklı ilçesinde, Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce üretici, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı yaş çay alım fiyatına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Karadeniz’in sarp yamaçlarında dünyanın en zor tarımını yapan çilekeş üreticiler ve emektar kadınların doldurduğu meydanda, açıklanan 35 TL'lik fiyatın bir "sefalet ücreti" olduğu haykırıldı.
"Devlet Ciddiyetine Yakışmayan Bir Senaryo İzliyoruz"
Basın açıklamasında, fiyatın açıklanma biçimine yönelik çok sert eleştiriler getirildi. Eskiden devletin zirvesi tarafından müjde gibi açıklanan fiyatların bu yıl "fısıltı" yoluyla duyurulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Önce bir iktidar milletvekili meclis sırasından 35 TL rakamını fısıldadı, ardından Bakanlık internet sitesinden sessiz sedasız duyurdu. Üreticinin aklıyla ve devlet geleneğiyle dalga geçen bu ciddiyetsizliği asla kabul etmiyoruz. Siz hangi enflasyondan bahsediyorsunuz? Tarlada maliyet zaten 31 TL iken, bize reva gördüğünüz 4 liralık farkla mı ev geçindireceğiz?"
Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi’nin Ortak Talepleri
Sadece eleştiriyle yetinmeyen üreticiler, sahadaki sömürüyü bitirecek ve üreticiyi koruyacak 4 ana maddelik çözüm planını kamuoyuna ilan etti:
1. 35 TL Kesin ve Net "Taban Fiyat" Olmalıdır: Açıklanan bu rakam derhal yasal güvenceye alınmalı ve "taban fiyat" olarak tescillenmelidir. Hiçbir özel sektör kartelinin bu fiyatın altında tek kuruş aşağıya çay almasına izin verilmemeli, altına alım yapanlara ağır cezai yaptırımlar getirilmelidir.
2. Destekleme Primi Net 5 TL Olarak Açıklanmalıdır: İki yıldır yok sayılan destekleme primi, Anayasa ve 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi gereğince üreticinin yasal hakkıdır. Gayri safi milli hasılanın yüzde birinden az olmayacak şekilde ayrılması gereken kaynaklar gasp edilmemeli; destekleme primi genel bütçeden net 5 TL olarak ödenmelidir.
3. Banka Promosyonları Üreticinin Hakkıdır: Çay bedelleri üzerinden bankalara milyarlarca liralık nakit akışı sağlanırken, bankaların elde ettiği dev kârların asıl sahibi olan üreticinin hakkı olan promosyonlar buharlaşmamalıdır. Ziraat Odası öncülüğünde başlatılan imza kampanyasıyla bu hak sonuna kadar savunulacaktır.
4. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Eksiksiz Uygulanmalıdır: 2020/4-5 sayılı Mevsimlik Tarım İşçileri Genelgesi kâğıt üzerinde kalmamalıdır. Mülki amirler "İlçe İzleme Kurulu"nu acilen toplamalı; işçilerin barınma, elektrik, su ve hijyen altyapıları doğrudan devlet bütçesinden karşılanmalıdır. Tarlada çocuk işçiliğinin önlenmesi için kreşler ve mobil sağlık ekipleri devreye sokulmalıdır.
"Birleşeceğiz ve Kazanacağız!"
Açıklamanın sonunda tüm Karadeniz halkına birlik çağrısı yapıldı. Çözümün mahalle mahalle kurulan üretici meclislerinde olduğu vurgulanırken; "Biz üretmezsek Türkiye çay içemez, fabrikalar çalışmaz, bankalar kazanamaz. Gücümüzün farkındayız ve hakkımızı alana kadar ne tarlada ne de meydanda susmayacağız" mesajı verildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: