"Demiryolu kimsenin babasının malı değil"
<strong>Rize Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu ile Doğu Karadeniz Bölgesini, Rize’yi, demiryolunu, havaalanını, çayı, işsizliği, ekonomiyi, turizmi konuştuk
Yayınlanma :
06.07.2012 13:37
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu ile Doğu Karadeniz Bölgesini, Rize’yi, demiryolunu, havaalanını, çayı, işsizliği, ekonomiyi, turizmi konuştuk. Karamehmetoğlu, çarpıcı mesajlar verdi. Rize Ticaret ve Sanayi Odası, Rize’nin gelişmesi ve kalkınması için yeni vizyon projeleri geliştirirken, bunu yöresel milliyetçilik temeline oturtmuyor, bilimsel veriler ışığında rasyonel çözümler öneriyor. Rize ve bölge kamuoyunun önümüzdeki günlerde çokça konuşacağı bir konuyu ilk kez açıklayan RTSO Meclis Başkanı Karamehmetoğlu, Gündoğdu ile Çayeli girişindeki Ünye Çimento arasındaki bölgenin lojistik üs yapılmasını ve burada deniz dolgusu ile kazanılacak alanda bir de havaalanı yapılmasını gündeme aldıklarını ifade etti. Röportaj: Deniz Varlı Deniz Varlı: Sayın Başkan, geçtiğimiz günlerde Meclis toplantısında aldığınız bazı kararları kamuoyu ile paylaştınız. Dediniz ki, Ovit tüneli yapılmaya başlandı. Bundan sonra yeni vizyon projeleri geliştireceğiz. RTSO olarak Ovit tünelini bir vizyon proje olarak ele aldınız. Rize-Mardin Sevgi Yolu olarak adlandırdınız ve bunu bölgesel bir proje olarak Türkiye’nin gündemine getirdiniz. Güneydoğu ile Karadeniz’i buluşturan bir yol olarak Sayın Başbakanımız gelip tünelin temelini attı. RTSO’nun belirlediği yeni vizyon projeleri neler? Bunlarla ilgili ‘Sevgi Yolu’ benzeri sloganlar var mı? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Rize’nin gelişmesi ve kalkınması için birçok proje geliştiriyoruz. Bu projeler odamız tarafından ortaya konmuştur ve Rize kamuoyu tarafından da ciddi şekilde takip edilmektedir. Bugün bunların birkaç tanesinin gerçekleştiğini görmek bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bunların başlıcaları Ovit tüneli, Güney Çevre Yolu, Dağdibi yolu gibi projelerdir. Bu projeler Rizemiz’in tüccarına, girişimcisine, esnafına, vatandaşına çok önemli iş fırsatları doğuracaktır. Birlik ve beraberlik içerisinde bunlardan istifade ederiz diye düşünüyorum. Rize’mizi daha iyi bir geleceğe hazırlamak için hız kesmemeli; Ovit tüneli gibi mega projeleri Rize’nin gündemine getirmeliyiz. Bu noktada, ilimiz siyasetçilerine, bürokratlarına, sivil toplum kuruluşlarına çok önemli görevler düşüyor. Oda olarak belirlediğimiz yeni vizyon projeleri, Samsun-Sarp Demiryolu ve Hızlı Tren Projesi, Lojistik Üs ile Havaalanı’dır. Ve önümüzdeki dönemde çayla ilgili sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Samsun-Sarp demiryolu ve hızlı tren projesi Deniz Varlı: Trabzon’un Erzincan-Trabzon demiryolu isteğine karşılık, Giresun’un Tirebolu’ya insin, oradan diğer taraflara geçsin şeklindeki isteği var. RTSO olarak sizin düşünceniz demiryolunun Ovit güzergahından Rize’ye inmesi midir, yoksa başka bir güzergah mı öneriyorsunuz? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Samsun-Sarp Demiryolu ve Hızlı Tren projesini, bazı illerin yaptığı gibi mikro milliyetçilik duyguları ile değil, Karadeniz illerinin tamamının faydalanması ve uluslararası alana yaymak suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Başbakanımız’ın da desteği ile bunu yapabileceğimizi düşünüyorum. Demiryolunu Erzincan üzerinden hangi vilayete indirirseniz indirin, bunun maliyeti en az 8-10 milyar dolar civarındadır. Hiçbir ilin menfaati için de 8-10 milyar dolarlık bir kaynak bugün bütçeden ayrılmaz. Ama bunun adına Samsun-Batum demiryolu dediğimiz zaman bunu uluslararası bir platforma taşımış olacağız. Güzergah üzerindeki Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’in ortak projesi olarak, bütün bu illerin istifade edeceği bir şekle sokmamız lazım. Bunu da Karadeniz illeri olarak tek ses halinde dillendirmemiz gerekiyor. Bu sadece Rize’nin değil, Doğu Karadeniz’in mega projesidir ve buna RTSO olarak, olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi olarak bakıyoruz. Rize’ye lojistik üs ve havaalanı Deniz Varlı: Vizyon projelerinizden bir tanesi olarak Rize’ye lojistik üs yapılmasından söz ettiniz. Bunu Rize için ilk kez duyuyoruz. Rize kamuoyunu ileriki günlerde çokça meşgul edecek bir konu olduğu ortada. Lojistik üssün Rize’de kurulması doğru bir fikir mi, gerekçeleri neler ve nereyi lojistik üs olarak planlamak istiyorsunuz? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Rize lojistik bir il. Ticari faaliyetlerini lojistik anlamda yürütüyor. Bu nedenle lojistik üslere ihtiyacımız var. Üniversitemizle beraber bu konuda bir çalışma içerisindeyiz. Gündoğdu ile Ünye Çimento fabrikası arasında bir lojistik üs oluşturmak istiyoruz. Bu bölgenin coğrafi yapı itibarıyla uygun olduğunu düşünüyoruz. Yolun üst kısmından kazı yaparak, denize dolgu şeklinde çok geniş bir alan kazanmak mümkün. Ve yolun sağ tarafındaki bölümde şehirleşme anlamında tesislerin yapılması, lojistik bölgede de havaalanı ve lojistikle ilgili yapılanmalar ana hedeflerimiz arasındadır. Rize Doğu Karadeniz ihracatında birinci sırada İhracat rakamlarına göre Rize bu sene Doğu Karadeniz’de birinci sırada. Bu küçümsenemez bir olaydır. İkinci düşüncemiz de Rize-İspir-Erzurum yolunu üstten aşağıya, İyidere Vadisi’nden değil, Kalkandere-Pehlivantaşı bağlantısı ile Rize Limanına indirmektir. Bu güzergahtan inilirse Rize Limanına olan mesafe 14 kilometre daha kısalıyor. Trabzon’da Karayollarında yaptırdığımız çalışmada elde ettiğimiz sonuç budur. İkizdere-Cimil yol ayrımının 300 metre aşağısından bir tünelle Kalkandere Vadisine alınacak yol ile doğrudan Rize Limanına 14 kilometre daha kısa mesafeden ulaşılacaktır. Lojistik üssün Gündoğdu’da kurulması ise coğrafi yapının getirdiği bir zorunluluktur. Rize’nin coğrafi yapı itibarıyla batıya doğru genişleme şansı yok. Mutlaka doğuya doğru gitmesi gerek. Bunu gerçekleştirebilirsek, Dedeman Otel’den Çayeli’ne kadar şehri bütünleştirmiş oluruz. Ve bunun sonucu olarak 30-35 kilometre sahil uzunluğu olan bir şehir ortaya çıkar. Havaalanı Deniz Varlı: Sayın Başbakan, Rize’deki bir konuşmasında, “Benden havaalanı istemeyin; 70 kilometre batıda Trabzon Havaalanı, 100 kilometre doğuda Batum Havaalanı var. Buraları kullanabiliyorsunuz ve havaalanı bulunan birçok şehirde yaşayan insanlara göre bu iki havaalanına daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Onun için benden herşeyi isteyin ama havaalanı istemeyin” demişti. RTSO olarak, Başbakan’ın bu sözlerini nasıl karşılıyorsunuz? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Orgi havaalanından sonra Sayın Başbakanımızın havaalanlarına bakışının biraz daha değiştiğini görüyoruz. Biliyorsunuz Orgi Havaalanını Cengiz İnşaat yapıyor. 2 bin 800 metre uzunluktaki havaalanını 150 milyon Lira’ya yapıyor. Öyle çok büyük bir maliyet gerektirmiyor. Orgi Havaalanı; pisti, üzerindeki müştemilatı ile birlikte 150 milyon liraya mal oluyor. Biz havaalanı için lojistik üs olarak planlamakta olduğumuz Gündoğdu ile Ünye Çimento arasındaki alanı düşünüyoruz. Ve Sayın Başbakan’ın da buna sıcak bakacağını umuyoruz. Demiryolu kimsenin babasının malı değil! Deniz Varlı: Demiryolu, lojistik üs, havaalanı, liman vs gibi konularda yöresel milliyetçilik duyguları mı ön plana çıkıyor? Neden bölgesel kalkınma düşüncesi yerine küçük hesaplarla kendi iline yatırım yapılması düşüncesi ağırlık kazanıyor? Bu gibi konularda bölgesel kalkınma hedef alınsa ve Doğu Karadeniz Bölgesi için ideal olan yatırımlar ortak sesle talep edilse daha doğru olmaz mı? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Biz asla yöresel milliyetçilik duygularıyla hareket etmedik. Demiryolu konusunda Trabzon Belediye Başkanı’nın geçtiğimiz aylarda talihsiz bir açıklaması oldu. ‘Biz demiryolunun Trabzon’dan başka bir yere gitmesine izin vermeyiz’ diyor. Yok böyle bir dünya. Demiryolu kimsenin babasının malı değil. Biz devletin önüne fatura da koymuyoruz. Devletin önüne fatura koyan illerden değiliz. Daha önce ‘tersane tersane’ dedin, devletin milyonlarca lirası oraya gitti, bir direk dahi koymadın, şimdi ‘vazgeçtim, lojistik üs yapacağım’ diyorsun. Bizim düşüncemiz bundan çok daha farklı. Diyoruz ki, yolun karşısından alacağımız dolguyu deniz tarafına taşıyalım. Hem orada bir alan açılır, hem de deniz dolgusu ile lojistik üs ve havaalanı için yer kazanılır. Biz devletin önüne fatura koyalım demiyoruz. Kimse kimseyi aldatmasın; demiryolunu Erzincan’dan hangi vilayete indirirseniz indirin; Trabzon’a da inse, Rize’ye de inse, Giresun’a da inse bunun 8-10 milyar dolarlık maliyeti var. Bugünkü bütçelerle bir şehre kıyak yapmak için devletin bütçesinden böyle bir kaynak aktarılmaz. Bu doğru da olmaz. Demiryolu zaten Samsun’a kadar geliyor. Bunu Samsun’dan Sarp’a kadar devam ettirdiğimizde çok daha az bir maliyetle bütün sahil kentlerinden geçerek Gürcistan’a bağlanan uluslararası bir demiryoluna kavuşmuş olacağız. Gürcistan’a, Azerbaycan’a, Ermenistan’a demiryolu ile bağlanmış olacağız. Bunu, bölgedeki bütün odaların bu şekilde seslendirme mecburiyeti vardır. Sadece biz değil, bunu Samsun’daki, Ordu’daki, Giresun’daki, Trabzon’daki, Artvin’deki odaların da bu şekilde seslendirmesi gerekir. Erzincan’dan dağları aşacağım diye ve tek bir şehre hizmet etsin diye 8-10 milyar dolarlık bir faturayı devletin önüne koymaya kimsenin hakkı yok. Samsun’a kadar zaten gelmiş olan demiryolunu çok daha az bir maliyetle Gürcistan sınırına ulaştırmak gerekiyor. Yük de yolcu da bu hattan taşınarak, Gürcistan ve Kafkaslar, Rusya, İran, Orta Asya ve Hindistan’a kadar İpek Yolu’nu yeniden canlandırmak mümkün. Deniz Varlı: Rize’de turizmin istenen seviyeye bir türlü gelemediğini görüyoruz. Turizmden ciddi pay almak için profesyonel turizm anlayışı yerleşmeli. Oysa Rize’de dededen badadan kalma alışkanlıklarla, ‘Küçük olsun benim olsun’ anlayışı hala geçerliliğini koruyor. RTSO olarak turizmle ilgili düşünceleriniz neler? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Rize’nin trafik keşmekeşi acil düzeltilmesi gereken bir sorun. Doğal güzellikleri var ama bir deniz turizmi, bir din turizmi kolay kolay gelişmiyor. Bir dağ turizmi, bir doğa turizmi ve kaplıca turizmi fevkalade geliştirilebilir. Batum denilen yerde 14 tane 5 yıldızlı otel yapılıyor. Burası Gürcistan, Azerbaycan ve Nahcivan’ın turizm başkenti haline geliyor. Rize’ye çok yakın bir yer, bundan yararlanmamız gerek. Orayla entegre bir turizm yapılanması düşünülmelidir. Tabi altyapı sorunlarının çözümü tamamen yatırımdan geçiyor. Valilik, Belediye ve Ticaret Odası uyum içinde olmalı Bir işadamı yatırım yapacağı yerde Valilik, Belediye ve Ticaret Odasının birbirine olan bağlılıklarına, uyumlu olmalarına dikkat eder. Bu üçü arasında uyumlu bir birliktelik yoksa oraya yatırım yapmaktan çekinir. Bu üç unsurun birlik beraberliğini koruyarak geliştirdiği projeler hayata geçiyor ve o şehirlerin hızla kalkınma hamlelerini tamamladıkları görülüyor. Biz de buna çok dikkat ediyoruz. Rize için en önemli gelişmelerden bir tanesi de üniversitenin hızla gelişme kaydetmesidir. Üç unsurun üzerine bir de üniversitenin bilimsel katkısını koyarsak, bunu siyasi güçle birleştirdiğinizde Rize’nin önünde engel yoktur. Ben Rize için ümitvarım. En kötü kanun, en iyi kanunsuzluktan iyidir Deniz Varlı: Çay artık bir geçim kaynağı olmaktan çıktı ve gün geçtikçe değer kaybedip, külfete dönüşüyor. Bu gidişe dur denmediği taktirde yakın bir gelecekte artık kimse çay bahçesine girmeyecek. RTSO’nun çayla ilgili konularda çok fazla açıklamasını duymuyoruz. Çayın eskisi gibi önemli bir ekonomik değer olarak varlığını sürdürebilmesi için görüşleriniz var mı? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Çayın binbir türlü sorunu var. Üretici, tüketici, sanayici, çiftçi hiçbiri memnun değil. Bizim oda olarak görüşümüz şu: ‘En kötü kanun, en iyi kanunsuzluktan iyidir. Bir şekilde çayın sistemli bir yapıya, kanun kapsamı altına alınması zarureti var. Çay, her geçen gün değer kaybediyor. Kanun kapsamına alınması ve acilen Rize hudutları dahilinde çayın bütünüyle organik üretime dönüşme mecburiyeti var. Deniz Varlı: Rize ekonomisi ne durumda, işsizlik azaldı mı? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: Bugün esnafımızın durumu hiç de iyi değil. Paketleme fabrikasında kadrolu çalışan bir işçi, esnafımızın yüzde 50’sinden daha iyi durumdadır. Antep’i iyi etüd etmek lazım. Orada tek bir devlet yatırımı çimento fabrikasıdır. O da 80’den sonra özelleştirilmiş. Bunun dışında devlete ait bir sanayi kuruluşu yok. Tüm yatırımlar özel teşebbüs marifetiyle yapılmış. Kalkınmanın özel sektör eliyle yapılacağının en güzel örneğidir Antep. Antep’e devlet yatırım yapmamış ama herkesi girişimci yapmış. Bizde 46 tane fabrika kuruldu ve herkes bir şekilde oraya bağımlı hale geldi. Bu Rize’yi girişimcilikten uzaklaştırdı. 80 öncesinde Rize okumaya kapalı bir toplumdu. Rize lisesinde okuduğum yıllarda üniversiteyi bir kişi kazanmıştı. 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesini kazanan bu arkadaşımız, tamamen şıkları kafadan atarak yarım saatte sınavdan çıkmıştı. Okulda 7 dersten ikmale kalan bu arkadaş, Rize’nin medarı iftiharı denilerek okul yönetimi tarafından alınan kararla liseyi bitirip üniversiteye gitti. Şimdi ise durum bundan daha farklı; aileler kız olsun erkek olsun çocuklarını okutmak için elinden gelen çabayı sarfediyor. Bu nedenle Rize’nin geleceğinde söz sahibi olacak çok farklı beyinler yetişiyor. Deniz Varlı: Organize Sanayi Bölgesinde ne durumdayız? Yarım kalan altyapı inşaatı nezaman tamamlanıp, arazi tahsisleri başlayacak? Ş.Aziz Karamehmetoğlu: OSB birilerinin sayesinde 3 yıl ertelendi ama Danıştay aldığı kararla kamu yararına hükmedildi ve yakın bir zaman içinde altyapı inşaatına kaldığımız yerden devam edeceğiz. Yüklenici firma sağolsun, 3 yıl önce aldığı şartlarda devam etmeyi kabul etti. Memleketine hizmet etmek için herkes fedakarlık gösteriyor. 1-1,5 yıl sonunda tamamlandığında kısa sürede büyük oranda doluluğa ulaşacaktır.