Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği ve Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştıran şok "mutlak butlan" kararına karşı partililer meydanlara indi.
Rize 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda toplanan kalabalığa seslenen CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, yaşanan süreci "siyasallaştırılmış hukuk eliyle yapılan bir darbe" olarak nitelendirdi.
Konuşmasına siyasi partilerin başkanlarını, yöneticilerini, basını ve vatandaşları selamlayarak başlayan Deniz, "Cumhuriyet tarihimizin en kara günlerinden birisini yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Partimiz bir darbe ile karşı karşıya bırakılmıştır. Siyasallaştırılmış hukuk kullanarak yapılan bu darbeyi kabul etmiyoruz. Bu darbe sadece Cumhuriyet Halk Partisine değil; demokrasiye, hukuk sistemimize, anayasaya, Yüksek Seçim Kurulu’na ve Türkiye’nin siyasal sistemine karşı yapılmıştır. Artık ülkemizde hiçbir siyasi parti, dernek, sendika güvence altında değildir. Siyasi iktidar istediği kuruma '10 yıl önce, 5 yıl önce kongrende hile yaptın' diyerek mutlak butlan kararı alıp yönetimi istediğine verebilir. Hani demokrasi, hani hukuk? AKP’nin 24 yılda ülkemizi getirdiği nokta burasıdır" dedi.
"Engelleyemeyince 'Mutlak Butlan' Kavramını İcat Ettiler"
Operasyonun asıl nedeninin CHP'nin 31 Mart seçimlerinden beri birinci parti konumunu sürdürmesi olduğunu savunan Saltuk Deniz, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na yönelik baskılara da değindi: "Olayın asıl nedeni şudur; 31 Mart seçimlerinde CHP birinci parti çıkmış ve o gün bugündür birinci parti olmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak olan, 15.5 milyon kişinin oylarıyla seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu aday olmuş; cezaevine konulmuş, diploması iptal edilmiş, belediye başkanlarımız, çalışma arkadaşları içeriye atılmış, Murat Çalık başkan adeta ölüme terk edilmiştir. Büyük yolsuzluklar denilmiş ama hiçbiri kanıtlanamamış, itirafçılar itiraflarını geri çekmiştir. Her türlü karalama kampanyasına rağmen CHP birinci olmaya devam etmiş ve bakmışlar ki bunu engelleyemiyoruz; bu sefer hukuk tarihimizde siyasi partiler için hiç uygulanmayan 'Mutlak Butlan' kavramını icat etmişlerdir. Mahkemelerce kesinleşmemiş, bu konuda tek bir kişi hüküm almamış olmasına rağmen atılan iftiralar gerçek kabul edilerek mutlak butlan kararı verilmiştir."
"Butlan Kararının Kendisi Butlandır! YSK Kime Mazbata Vermişse Başkan Odur"
Hukuki olarak mahkemelerin partiye lider tayin edemeyeceğini vurgulayan Deniz, kararın anayasal dayanağı olmadığını şu sözlerle açıkladı: "Şunu bilelim ki herhangi bir asliye hukuk mahkemesi bir siyasi partiye genel başkan tayin edemez, seçim kurullarının yerine koyarak karar alamaz. Bu çok ağır bir yetki gaspı ve anayasa ihlali olur. Kısacası butlan kararının kendisi butlandır. YSK mazbatayı kime vermişse başkan odur, biz onun yanında dururuz; o da Özgür Özel'dir. Ayrıca anayasamıza göre tüm kurultaylar ve seçimler konusunda tek yetki Yüksek Seçim Kurulu'ndadır ve YSK bu kurultayı onaylamıştır. Mutlak butlan kararı içinde yer alan iddialarla ilgili mahkeme süreçleri devam etmektedir, kimse ceza almamıştır. Sadece kanıtlanmamış iddialar, iftiralar vardır. Bunlar gözetilerek karar alınır mı? Bu karar hukuka, Anayasa Mahkemesi ve YSK kararlarına açıkça aykırıdır, Türk hukuk sistemine bir müdahaledir."
Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: "Maliyeti İlk Günden 10 Milyar Dolar"
Yaşanan yargı krizlerinin ve darbelerin ülkeye çok ağır ekonomik bedeller ödettiğini belirten CHP Rize İl Başkanı, halkın yaşadığı geçim sıkıntısını meydandan dile getirdi: "19 Mart darbesiyle ülkemizin uğramış olduğu ekonomik kayıp 100 milyar dolara ulaşmıştır. Bu operasyonun maliyeti ise daha ilk günden 10 milyar doları aşmıştır. Ülkemizin emeklileri geçinemiyor, açlık sınırının altında yaşıyor. Çay üreticisi ürününün hakkını alamıyor, insanlarımız, gençlerimiz iş bulamıyor, çalışanlar geçinemiyor, esnaf işini döndüremiyor. Ülke ciddi bir ekonomik kriz içindeyken insanlarımızı daha da büyük sıkıntılara sokacak bu tür operasyonlara gerek var mı? AKP iktidarda kalmak için her türlü çalışmayı yapıyor, bedelini halkımız ödemek zorunda bırakılıyor. Elbette kimse yargılanmasın demiyoruz, herkes yargılanabilir ama adalet herkes için eşit ve adil olmalıdır."
Kemal Kılıçdaroğlu’na Çağrı: "O Gün Gösterdiğiniz Saygıyı Bugün de Gösterin"
Saltuk Deniz, konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden birinde, mahkeme kararıyla yönetimi devralması hükmedilen önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na çok net ve dostane bir çağrıda bulundu: "Cumhuriyet Halk Partisi çok badirelerle karşı karşıya kalmış ve bunu aşmıştır. 2. Genel Başkanımız İsmet İnönü’nün dediği gibi; 'CHP büyük hadiseler ve o hadiseleri yenmeye alışmış bir partidir.' Bugün de bu saldırıları aşacağız. Nasıl ki 104 yıl önce sarayı ve işbirlikçilerini yendiysek bugün de yeneceğiz. Cumhuriyetimizi ve partimizi kimseye teslim etmeyeceğiz. Bizim seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel'dir. Mazbatası elinde olan genel başkan Özgür Özel'dir. Hiç kimse kurgularla, oyunlarla bunu değiştiremez; delegenin kendisine vermediği desteği başka yollardan alamaz. 38. kurultay ikinci tura kaldığında, sonuçlar açıklanmaya başlamadan evine dönen dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sonuçların açıklanmasından sonra Twitter hesabından bir mesaj yayınlamış ve 'Kurultay delegelerimizin verdiği kararla Genel Başkanlık görevime veda ediyorum. Genel Başkanlık görevine seçilen yeni Genel Başkanımız Özgür Özel’i kutluyor ve başarılar diliyorum' demiştir. Sayın önceki dönem Genel Başkanımızı o günkü mesajının arkasında durmaya ve delegelerin almış olduğu karara o gün göstermiş olduğu saygıyı bugün de göstermeye davet ediyoruz."
"Demokrasiyi, Çay Üreticisinin Emeğini Yeniden İnşa Edene Kadar Durmayacağız"
Açıklamanın sadece CHP’nin değil, Türkiye’nin topyekün demokrasi mücadelesi olduğunu söyleyen Deniz, kararlılık vurgusu içeren vizyonlarını şu maddelerle ilan etti: *"Bu ortak nokta konusunda birleşmeliyiz, mücadelesini vermek zorundayız. Demokrasi ve hukuk herkes için su ve ekmek kadar önemlidir. Bizim Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'dur. Mücadelemiz;
-
Ülkemizde demokrasiyi yeniden inşa edene kadar,
-
Tarafsız ve adil hukuk sistemini yeniden tesis edinceye kadar,
-
Toplumsal ve sosyal adaleti kuruncaya, işsizlerimize iş ve aş sağlayıncaya kadar,
-
Emeklilerimize ve çalışanlarımıza daha iyi yaşam koşulları sununcaya kadar,
-
Çiftçilerimizin, çay üreticilerimizin ürünlerinin, emeklerinin karşılığını alıncaya kadar,
-
Kadınlarımızın katledilmesini ortadan kaldırıncaya, çocuklarımızın sağlıklı büyümesini sağlayıncaya ve gençlerimiz geleceğe umutla bakıncaya kadar kesintisiz devam edecektir."*
Hiç kimse, hiçbir güç her şeyin çok güzel olmasına engel olamayacak
Hiçbir gücün aydınlık bir Türkiye’yi kurmalarına engel olamayacağını belirten Saltuk Deniz, sözlerini Nazım Hikmet’in ve İsmet İnönü’nün tarihi sözleriyle bitirdi: "Hiç kimse ve hiçbir güç her şeyin çok güzel olmasına engel olamayacak. Ne saray ve AKP hükümeti ne de işbirlikçiler; güçlü, zengin, adaletin, hukukun ve demokrasinin egemen olduğu bir ülkeyi yeniden inşa etmemize engel olamayacaktır. Nazım’ın dediği gibi; 'Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla bu güzelim memlekette hürriyet.' İsmet İnönü'nün dediği gibi: 'İktidarın açmak kararında olduğu adaletsiz yoldan, zulüm yolundan, büyük milletimizin az zararla kurtulması için bütün kabiliyetimizle ve tam vatanperverlikle çalışacağız. Sizi Türk Milleti’ne karşı baş başa bırakıyoruz...'
Yorumlar
Kalan Karakter: