Yıllardır Tek Gıda iş Sendikası ile Öz Gıda İş Sendikası arasında sürdürülen Çaykur’da yetkili sendika olma savaşı açıkçası her iki sendika arasında da hüsranla sonuçlandı.
Elbette hukuki sürecin tamamlanmasının ardından Tek Gıda iş Sendikası haklı olarak, kendi işçisi dışındaki işçilerin geriye dönük haklardan yararlanması talebine sıcak bakmadı.
Sonuçta yıllardır kendi işçileri için hukuki bir savaş verdi ancak bu süreçte ve çay kampanyasının başlamasıyla görünen bir şey vardı; o da işçilerin artık sendikaları takmadığı…
İşçi sendikasız geçirdiği süre içinde bana göre, sendikalı olmakla, sendikasız olmak arasındaki farkı gördü ve aslında hiçbir fark olmadığını da anladı. Çünkü her yıl devlet zaten vermesi gereken artışı işçiye verdi. Hatta işçi, maaşından sendika kesintisi yapılmadığı için sevindi.
Tanıdığım bir çok sezonluk işçinin yorumu da bu şekildeydi. 2 sendikayı da istemeyen, kendisine verilen hakları yeterli bulan, sadece maaşını düzenli almak isteyen işçiler emin olun ki çoğunlukta.
Bu sezon 1 ay daha erken başlamalarının da getirdiği memnuniyetin yanı sıra işçinin greve dahil olmamasının bir nedeninin de aslında sendikaya ihtiyaç duymadıklarını anlamaları olarak yorumluyorum.
Bana göre işçi sadece 4 ay da olsa çalışmak, ikramiyesini, maaşını zamanında almak istiyor. İşçinin en büyük sıkıntısı her ay maaşını hangi günde alacağını bilememesidir. Sonuçta 4 ay çalışıp yılın kalan günlerinde belki de iş bulamayıp borçlanan işçi, çalıştığı bu 4 ayda ise aldığı parayla borçlarını ödemeye çalışıyor.
O yüzden bu sezon üreticiye ve işçiye yapılan kıyaklara, maaş ödemelerinin de hey ay düzenli ve zamanında yapılması eklenirse, daha sorunsuz bir yaş çay kampanyası geçirileceğini düşünüyorum. Ve işçilerin bir kez daha sendikalara ihtiyaç duymadığı ortaya çıkacaktır.
Yaş Çay Taban Fiyatı
Her ne kadar 27 Nisan’da yaş çay sezonu açılmış olsa da bana göre sezon, taban fiyatın açıklanmasıyla başlar.
Bu sezon çayımızın kilo fiyatı, geçen yıla göre 0,13 kuruş zam ile 1,23 Lira oldu. 3 yıldır olduğu gibi bu sezon da destekleme fiyatında artış olmadı ve üretici sezon sonunda çayına yine kilo başına 0,12 kuruş destekleme alacak ve böylece toplamda 1,35 liralık bir fiyat söz konusu. Geçen yıl toplam fiyat ise 1,22 idi.
Aslında verilen oranlar yine çok düşük ve bir çok üreticinin beklentisinin altında, ancak üretici buna da takmıyor. Yıllardır verilen artışları bildiği için daha fazlasını da bekleyip, dillendiremiyor.
Bu gerçeği bir çok STK temsilcisinin açıklamalarından anlayabiliyoruz. Bir-iki yıl önce çaya en az 1.75, 2.00 Lira isteyen STK Temsilcileri artık 1.35-1.50 Lira fiyatlarını dillendiriyorlar.
Hükümetin fiyat politikasını da geçen bu yıllar içinde üretici iyice benimsemiş oldu.
Artık üreticinin de fiyattan çok farklı beklentileri var. Eskisi gibi çay paralarını almak için beklemiyorlar. Bu da üreticiyi memnun eden bir durum.
En büyük sıkıntı çaylarını zamanında ve kontenjana takılmadan satabilmek.
Bu sezon uygulanacak olan randevulu sistem üreticiyi rahat ettirecek mi, ettirmeyecek mi bilemiyoruz elbette ama, sistem düzgün bir şekilde işleyerek, üreticiyi çaylığa geçen yıl olduğu gibi normalinden fazla bir süre hapsetmediği taktirde bir sorun olacağını da sanmıyorum.
Evet bu sezon işçi de erken başladı, üretici de erken başladı. İşçi 1 ay daha fazla çalışıp alacağı ücretle mutlu olacak. Çaylığına erken girip taze çay toplayan üretici de verilecek olan kilo kaybı farkıyla belki de mutlu olacak. Ama daha mutlu ve sorunsuz bir sezon için işçinin ücretlerini zamanında alması, üreticinin ise çayını zorlanmadan kotasını doldurana kadar satması çok önemli.
İmdat Sütlüoğlu Genel Müdürlüğünde Çaykur bana göre şu an sezona 1-0 önde başladı. Tek Gıda iş Sendikasını (ve hatta Öz Gıda iş Sendikası’nı) değersizleştiren hamleleri ile Çaykur’un bu sezon atacağı adımlara daha fazla dikkat etmesi gerekiyor ki sendikayı haklı çıkartacak malzeme vermesin.
İşçinin de, üreticinin de mutlu, sorunsuz bir sezon geçireceği 2013 yaş çay kampanyasının ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olması dileğiyle bereketi kantara…
Yorumlar
Kalan Karakter: