Biraz “Alt”tan başlayalım
12 takımın mücadele ettiği A2 Ligi 3
Yayınlanma :
21.09.2012 15:36
12 takımın mücadele ettiği A2 Ligi 3. Grup karşılaşmaları başladı. Grupta Rize’yi temsil eden Yeşil-Mavili A2 ekibimiz ilk sınavında evinde Sanica Boru Elazığspor’a 1-0 mağlup olarak lige başladı. Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Engin Korukır’ın da izlediği maçta hatırı sayılır bir seyirci topluluğu da bulunuyordu. A2 ekibi teknik sorumlusu Osman Nuri Şahinoğlu’nun genç öğrencileri galibiyet için çok çabalasa da, küçük bir hatadan yenilen gol ile sahadan puansız ayrıldılar. Öncelikle A2 takımımıza baktığımızda tamamen genç ve geçtiğimiz sezonda oynayan 2 futbolcu dışında lige ilk kez merhaba diyen futbolcuların kadroda yer aldığını görüyoruz. Kaleci Yunus Emre Kırdal ve Hasan Köse dışında profesyonele imzayı atmış bir başka futbolcu yer almıyor listede. Sanica Boru Elazığspor’un ise kadrosuna baktığımızda 6 profesyonel futbolcusu ile deplasmana gelmişti. Tabii sporcuların profesyonele imza atıp atmaması belki bu ligde çok önemli değil. Bu ligde şampiyon olmak ya da galip gelmek sadece oynayan futbolcuların kendilerini ispatlayabileceği ve artık son nokta olan üst gruba çıkabilecekleri imkana sahip oldukları bir lig. Üstü hedefleyen de ona göre çalışacak tabii, ama sadece futbolcunun bireysel çalışması da yetmez. Elbette ilk maçın heyecanı, tamamen genç bir kadroyla sahaya çıkılmasının da getirmiş olduğu bir etki vardır mağlubiyette, ancak ortaya konulan oyuna baktığımızda, bir kere sahada ekip kuru, takım ruhu yoktu. Duran topları bile isabetli kullanamayan, sürekli pas hatası yapan, gol yollarında ise bal yapmayan arı gibi öteye beriye koşturan bir ekip gördük. Genç futbolculara baktığımızda aslında hepsi dirençli, iyi yoğrulduklarında çok iyi işler başarabilecek yapıdalar. Belki A takımdan 2-3 takviye ile, ya da oynayabilseydi İlyas Çakmak’ın sayesinde galibiyet elde edilebilirdi ancak bunun A2 Liginde top koşturacak ve A takıma girme hayalleri kuran hiçbir sporcuya faydası olmayacaktı. Geçtiğimiz günlerde yazdığım yazımda altyapı konusuna değinmiştim ve bir kez daha bu konularda yazmanın gerektiğine inanmaya başladım. Maalesef Rize kamuoyunda bu gençleri önemseyen, takip eden, onlarla ilgili 2-3 cümle de olsa bir şeyler karalayanına denk gelmedim. (Selim Denizalp’i dışında tutuyorum) Varsa yoksa Çaykur Rizespor… Varsa yoksa Süper Lig… Tamam elbette şehrimizin takımı Süper Lig’e çıksın ancak, kadroya bakıyoruz, bu şehrin takımı bu şehrin sporcularından yoksun. Yıllardır altyapıdan iyi bir sporcu yetişip de ne doğru düzgün Rizespor’da oynayabilmiş, ne de Süper Lig takımlarına gidebilmiş. (En son hatırladığım isim Yasin Çakmak) Bu takımın artık ciddi ciddi altyapıya yönelmesi lazım. Bakıyoruz Rize Sportif A.Ş. 5 sezondur takımın başında ancak Yeni Şehir Stadı dışında çakılı bir çivi yok. Şimdi kimse borç ödendi, o yapıldı, bu yapıldı demesin. Altyapı için Gençlik Geliştirme Futbol Eğitim Merkezi kuruldu ancak hani tesis? Hani bu yönde bir çalışma? Çaykur Rizespor’un altyapı grupları ya Ekrem Orhon’da, ya Çaykurspor’un sahasında, ya Güneysuspor’un, ya da boş bulduğu diğer ilçe statlarında idman yapıyor. Bu sporcuların adam gibi bir tesisleri olursa, adam gibi bir yetiştirmeye tabii tutulursa, Rizespor artık dışarıdan futbolcu arayan bir takım haline gelmez. Altyapı konusunda geç kalındı ve şu anki duruma baktığımda da hala bir şeylerin yapıldığını görememek üzüntü verici. Rize tesisleşme açısından spor şehri haline gelecek diyoruz ama hala şehrin lokomotifi sayılan Rizespor’un bu anlamda eksiklerini tamamlayamadığını görüyoruz. Diğer birçok takım bu anlamda Rizespor’u geçmiş durumda. Altyapıya sporcu almaya kalkıldığında bile bu şehrin çocukları ön plana çıkartılmıyor. Oysa onlarca Amatör Lig takımı mevcut. İyi işlendiğinde çok kaliteli futbolcu olabilecek gençler yok mu Allah aşkına bu şehirde? Neden Rizespor biraz da Amatör Kulüplerle dirsek teması halinde çalışmalarını yürütmüyor? Bu sezon A2 Ligi’ne sadece Çaykurspor’dan Mesut Demirci dahil edildi. Yüzlerce sporcu arasından 1 kişi. Tabii bunda Amatör Kulüplerin de eksikleri var ama onları da bir başka yazımda dile getireceğim. Ve tabii Rize ASKF ile, TÜFAD ile bağlar neden sadece yeni bir hoca şehre geldiğinde karşılıklı ziyaret mahiyetinde oluyor? Altyapı Sorumlusu Muharrem Kasap ile yaptığım bir konuşmada, profesyonel yaptıkları futbolcuların erken “ben oldum” havasına girip üst kadroda kendilerinden beklenileni veremediklerini dile getirmişti. Yine önceki yazımda; “Profesyonel olmak ile olmamak arasındaki ayrımı henüz tam olarak kavrayamayan futbolcuların sanırım en büyük eksiği motivasyon.” diye yazmıştım. Bu gençler elbette profesyonel yapıldığında bocalayacaklar, altta bir profesyonelmiş gibi yetiştirilmiyorlar ki. Eğer onların da ağabeyleri gibi tesisleri olsa, onlar da ciddi bir idman programına, kondisyon programına tabii tutulsalar, yediklerine içtiklerine dikkat edilse, bir profesyonel futbolcu gibi yetiştirilse üste çıktıklarından “ben oldum” demezler diye düşünüyorum. Bu gençlere para verilmiyor. Bu yüzden de belki onları sıkı bir programa sokabilmek zor olabilir. Eğer önemsenmediklerini hissedip, üste çıkamayacakları ihtimallerini düşünmeye başlarlarsa zaten tamamen kaybedilebilirler. Eğitimlerinin, ya da sağlam bir iş bulabilmenin derdine düşerler. O yüzden motivasyon da çok önemli. Onlara sunulabilecek örneklerin olması gerekli. Şu an altyapıya baktığımda Rizespor’un üst kadrosunda yer alan ve altyapı gençliğini ateşleyecek, tetikleyecek örnek ağabeyleri göstermek zor. Sadece Şahinali ve Mesut Yılmaz yeterli değil. Her şey bir anda olmaz biliyoruz. Ancak sorun ortadayken, çözüm için de erkenden adım atmak gerekiyor. Rizespor’un altyapı durumu için daha önceden harekete geçilmeliydi ve öncelikle tesislerden başlanmalıydı. Süper Lig’i hedefliyoruz, ama yarın Süper Lig’e çıktığımızda sadece Mehmet Cengiz Tesislerini, Yeni Şehir Stadını örnek göstererek mi “iyi bir takımız” diyeceğiz? Osman Hoca, amaçlarının her zaman üste futbolcu yetiştirmek olduğunu söylüyor. Elazığspor maçında gördüklerimiz belki bu takımı yorumlamak için erken olabilir ama orada bulunan yöneticilerin de en azından nelerin eksik olduğunu gördüklerine inanıyorum. Dilerim Rizespor yönetimi bu sezon Süper Lig’e çıkmak için sarf edeceği eforun, yarısını da altyapı için sarf eder. Temel sağlam olmadan çıkılan bir Süper Lig’in bu şehre, bu şehrin futbolcusuna faydası olmaz. Sadece yöneticilerini kazandırır, eğer amaç o değilse Süper Lig için 4 sezondur yapılmayanı, madem bu sezon yapacağız, biraz daha alttan başlayalım… 21 Eylül 2012 Cuma (NABIZ Gazetesi 416. Sayı)