Bu durumu seçim kaybetme korkusuna kapıldıklarının göstergesi olarak açıklayan Bekaroğlu, “Bu, onların korkularının göstergesidir. Ak Parti sürekli olarak sandığı gösteriyor. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider vurgusu yapıyorlar. Biz de bu vurguyu yapıyor ve altını çiziyoruz ancak seçim yaklaştıkça Ak Parti’nin Rize’deki temsilcilerinde ciddi bir korku ve panik başladı. Bu korkuyla da söyledikleri sözleri açığa düşürecek davranışlar sergilemeye başladılar” dedi.
Rize Milletvekili Nusret Bayraktar’ın önceki akşam bir TV programında kendisini kastederek, “Başbakanın karşısına çıkarak Rizelilere saygısızlık ediyor” şeklinde konuştuğunu hatırlatan Bekaroğlu, “Bu yaklaşım, bu insanların demokrasi anlayışlarını, korkularını ve paniklerini ortaya koyuyor. Biz Başbakana karşı çıkmıyoruz. Ülkede demokrasi var, demokrasinin şenliklerinden olan bir seçim yaklaşıyor. Biz de bir siyasi partiyiz ve benim de seçme ve seçilme özgürlüğüm var. Bunu ortaya koyuyorum. Açıkçası Bayraktar’ın söylediği bu laf Rizelilere saygısızlık etmektir. Rizeliler de 30 Mart’ta gereken cevabı verecektir” diye konuştu.
HALKI TEHDİT EDİYORLAR
Halkın arasında, ‘İktidar partisinden belediye başkanı olmazsa, o il, o ilçe ya da belde yatırım alamaz’ gibi sözlerin dolaştığına dikkat çeken Bekaroğlu, şunları söyledi: “Bu da Ak Partililerin korkularından kaynaklanıyor. Rize’de oluşturduğumuz vicdan hareketimizin büyümekte olduğunu görüyorlar, bundan dolayı paniklemeye başladılar ve Rizeliyi tehdit etmeye başladılar. Tehdidi, bir belediye işçisinin ‘Bekaroğlu seçilirse maaşlarımızı ödeyemez’ dediği bir noktaya getirdiler. Bu ahlaksızlıktan öte insafsızlıktır. 800 lira maaşla geçinen bir işçiyi ekmekle tehdit etmek vicdansızlıktır. O yüzden bu vicdansızlıklara karşı Rize’de vicdanlar ittifakı seçimi kazanacaktır. Merkezi yönetimle, yerel yönetimlerin yapabilecekleri şeyler kanunlarla belirlenmiştir. Ama Bekaroğlu seçildi diye merkezi hükümet, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan Rize’ye yapılacak yatırımları engellemez. Bunu söylemek Başbakana hakarettir ve bu arkadaşlar Başbakanı küçük düşürüyorlar. Bunu söylediğim zaman da bazıları neden Başbakana saygısını gösteriyor da, ona evriliyor şeklinde yazılar yazıyor. O kişinin de evrilme ve devrilme nedir araştırması gerekir. Ben Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına davranılması gerektiği şekilde davranıyorum."
"RİZELİNİN BİR KURUŞUNA ELİNİ UZATANIN ELİNİ KIRARIZ"
Başbakana saygı ifade etmenin onun düşüncelerine katılmak, politikalarını benimsemek anlamına gelmediğini söyleyen Bekaroğlu, "Ben Ak Parti’nin politikalarına başından beri karşı çıkmış biriyim. Ama kimseye de bugüne kadar hakaret etmedim. Onlar istiyorlar ki ben Başbakana hakaret edeyim. Bunu istiyorlar çünkü seçimi Başbakan üzerinden götürmek istiyorlar. Nitekim görüyorsunuz adayları da ortada yok. Başbakanın resimleri var, onun söylemleri var, bakanlar var, milletvekilleri var. Oysa biz yerel seçim yapıyoruz. Aday ne Hasan Karal, ne Başbakan, ne Hayati Yazıcı. Aday Reşat Kasap ama o da görünmüyor. Çünkü kendilerine güvenmiyorlar ve seçimi Başbakan üzerinden yürütüyorlar. Bu seçim Başbakanlık seçimi değil, yerel seçimdir. Başbakanın Rize’ye gelecek yatırımları engelleyeceğini söylüyorlarsa onu bilemem ama belediyenin gelirlerini engelleyemezler. Kimseye böyle bir şey yaptırmam. Rizelinin bir kuruşuna elinin uzatanın elini kı-ra-rız! Kral da olsa kırarız. Rizeliyi hafife alıyorlar. Öyle Başbakan geldi, selam verdi, haydi oylar sandığa dönemleri geçti.” dedi.
KENDİMİ RİZE’YE ADAYACAĞIM
Nusret Bayraktar’ın, hangi tecrübeyle bu işleri yapacağını kendisine sorduğunu kaydeden Rize Belediye Başkan adayı Prof.Dr. Mehmet Bekaroğlu, “Ben ilk kez siyaset yapan biri değilim. Hangi kaynaklar nerelerdedir, bunlara ne şekilde ulaşılır hepsini biliyorum. Bunların takiplerini zamanında yaptım, yine yaparım ve yapacağım. Eğer beni Rize halkı seçerse kendimi Rize’ye adayacağım. Sıradan bir belediye başkanı olmayacağım. Allah izin verirse Rizelilerle birlikte dönemimizi, yapacağımız işlerle tarihe yazacağız” dedi.
BASINA DA BASKI YAPIYORLAR
Ak Parti’nin Rize’deki yöneticilerinin herkese baskı yaptığı gibi basına da baskı yaptığını duyduklarını ifade eden Bekaroğlu, “Dün önemli bir haberimizi bazı siteler yayına verdikten sonra, baskı sonucu yayından kaldırdılar. Bazıları ise hiç yer veremedi. Ak Parti Belediye Meclis Adayı Müteahhit Yakup Güngör’ün Piriçelebi Mahallesinde yaptığı binalar var. O binalar yıkılabilir ve cinayet işlenebilir. Orada haksızlık var, vatandaşların haklarını gasp etmek var. Yetim hakkı yemek var. Orada sahtekarlık var. Rize’de buna benzer onlarca, yüzlerce örnek var. Bu müteahhit Yakup Güngör, Hasan Karal’ın il başkanı olduğu dönemde yardımcısıydı. Bina da o zaman yapıldı. Şimdi ise belediye meclisi üyesi adayıdır. Diyorlar ki, listemizi oluşturduk, iyi tarafları da var, kötü tarafları da var. İşte size buyurun iyi taraflarını… Bunlar 10 senenin hesabını vermek istemedikleri için Başbakanı öne çıkarıyorlar. Ama bu 10 senenin hesabını da sandıkta vereceklerdir. Rize’de seçimi kaybedecekler, yaptıklarının hesabını verecekler ve bu rantlardan da mahrum olacaklardır. Korkuları o yüzdendir ve Başbakanı o yüzden öne sürüyorlar. Ama Rize halkı bu insanlara o acı günü yaşatacaktır” şeklinde konuştu.
DEĞİRMENİN SUYU
‘Bu değirmenin suyu nereden geliyor’ diye bir haber yapıldığını belirten Bekaroğlu, “Değirmenin suyunun da nereden geldiği ortadadır ve tek tek açıklayabiliriz. Bizim paramızın tamamı helal paralardan oluştuğu için bereketli oluyor. Tamamı arkadaşlarımızın gönüllerinden vererek toparlanmış paralardır. 3 bin, 5 binler toplanıyor. 10 bin veren adam yoktur, almam da, çünkü büyük paralar veren insan büyük söz sahibi olmak ister. İmece usulüyle toplanıyor bu paralar. Giydirilmiş arabalarımızın tamamı belediye meclis adayı arkadaşlarımız tarafından yaptırılmıştır. Her gün para vererek destek olan insanların sayısı da artıyor. Bunun nasıl olduğunu Ak Partililer de iyi bilirler. Geçmişte Refah Partisinde de, Fazilet Partisinde de imece usulüyle topluyorduk. 1999 seçimlerinde ben milletvekili, Abdulkadir Kart da belediye başkanı adayıydı. Seçim finansmanı toplantısı yapmak için Sayın Kart’ın bürosunda toplandık. 70 bin lira bütçe çıkarıldı ve benim kazanmam kesin diyerek 35 binini bulmamı istediler. Benim o parayı toparlamam zor deyince bana bir liste verdiler. Başta Mehmet Cengiz’in ismi yer alan Rizeli işadamlarının telefonlarını verdiler bana ve onlardan para istememi söylediler. Ben niye arayayım dediğimde, sen seçileceksin ve onların da sana işleri düşecek dediler. Beni yanlış tanıdıklarını söyleyerek o telefonları da açmadım ve paraları da almadım. Ben böyle bir adamım. Bu arkadaşlar kendilerindeki değişimi, dönüşümü, erozyonu ve metamorfozu bizde de görmek istiyorlar. Biz hiçbir şekilde haramla iş yapmayız. Bereketli paranın ne demek olduğunu unuttular. Biraz vicdanlarını temizlerlerse bunun ne anlama geldiğini anlayacaklardır” dedi.
BELEDİYENİN GELİRLERİ
Saadet Partisi Rize Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Belediyelerin çok çeşitli gelir kaynakları olduğunu belirttiği basın toplantısında gazetecilere, belediyelerin gelir kaynaklarının sıralandığı bir liste dağıttı. Buna göre; belediyelerin gelirleri şu kalemlerden oluşuyor:
1. Merkezi yönetim bütçe gelirlerinden ayrılan pay;
Bu ödeme kanun(2380 sayılı Kanun) emri gereğidir ve Maliye, iktidar-muhalefet ayırımı olmaksızın tüm belediyelere aktarmak zorundadır. Hangi parti kazanırsa kazansın bu para her ay zorunlu olarak ve otomatikman Belediyenin hesabına yatar.
Kanuna göre, Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin %6’sı doğrudan nüfusa göre belediyelere aktarılır. Yine Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin % 2,3 Belediyeler Fonu üzerinden, % 0.25’i de Mahalli İdareler Fonu üzerinden yerel yönetimlere aktarılır.
2. Kentsel rantlar;
Şehirlerin en önemli gelir kaynağı aslında kentsel rantlardır. Ne var ki siyasal iktidarlar kent rantlarını merkezi düzeyde vergilendirmediği gibi birçok belediye de bu rantı belediyelere kaynak olarak aktarmak yerine yandaşlarına dağıtmaktadır.
İmar değişiklikleri ve yeni imara açılan bölgelerde oluşan değer artışından belediyenin kanunla pay alma hakkı vardır. Eğer belediyeler, yeni imara açmalar ve imar değişikliklerinde kamu yararını esas alırsa merkezi bütçeden gelenden fazla gelir elde etme imkânı doğar.
3. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu (3365 sayılı kanunla değiştirilmiş) gereği olan belediye gelirleri;
İlan ve Reklam Vergisi; Eğlence Vergisi; Haberleşme Vergisi; Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi; Yangın Sigortası Vergisi; Çevre Temizlik Vergisi; İşgal Harcı; Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı; Kaynak Suları Harcı; Tellallık Harcı; Hayvan Kesimi, Muayene ve Denetleme Harcı; Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı; Bina İnşaat Harcı; Kayıt ve Suret Harcı; Sağlık Belgesi Harcı; Harcamalara Katılma Payları(Yol harcamalarına katılma payı, Kanalizasyon harcamalarına katılma payı, Su tesisleri harcamalarına katılma payı vb.); Müze Giriş Ücretleri ile Madenlerden Belediyelere Pay.
4. Ruhsatların (mekan, dolmuş-otobüs hattı vb.) ihalesi;
Bu ihaleler şeffaf ve rekabetçi bir şekilde yapılması durumunda belediyeler önemli gelirler elde ederler.
5. İştirak ve işletmelerin elde edilecek gelirler;
İştirak ve işletmeler dürüst ve verimli bir şekilde işletilmesi ile belediyelerin ciddi gelirler elde etme imkânı doğar.
6. Kira gelirleri
7. Avrupa Birliği(AB) ve Dünya Bankası proje kredisi ve hibeleri;
Usulüne uygun gerekçeli projelerle önemli miktarlarda kaynak temin edilebilir ( AB normlarına göre projeler hazırlanmadığından Türkiye’deki yerel yönetimlere ayrılan 2 milyar Euro’luk kaynaktan büyük bir bölümü kullanılamamaktadır)
8. Öz kaynaklar elde edilen ve Merkezi Bütçeden ayrılan payların, etkin bir finansal yönetimle rasyonel bir şekilde değerlendirilmesi ile önemli ek kaynak üretilebilir.
9. Zamanında tahsil edilmeyen belediye alacakların (vergiler, su parası, harçlar, ruhsat, şerefiye payı vs) zamanında tahsil edilmemesi önemli gelir kaybına neden olmaktadır.
10. Aynı şekilde belediye borçlarının zamanında ödenmemesi (örneğin; sigorta primlerinin temerrüde düşmesi) ciddi gelir kayıplarına neden olmaktadır.
11. İsraf ve savurganlığın önlenmesi; Danışmanlar ordusu, makam masrafları, çalışanlar eliyle yapılması mümkün olan işlerin taşerona yaptırılması, alt yapıdaki yap-bozlar, tören, temsil, ağırlama, tanıtım masrafları…
Yorumlar
Kalan Karakter: