Araboğlu açıklamasında, “Hükümet, geçtiğimiz hafta bir yönetmelikle okullarda ki kılık kıyafeti yeniden düzenlemiştir. Ak Parti hükümeti, çıkardığı bu yönetmelik ile başörtüsü konusunda ne kadar samimi olduğunu açıkça ortaya koymuştur. 10 yılda yapılan tüm seçimlerde inançlı insanların oylarıyla iktidara gelen Ak Parti, çıkardığı kılık-kıyafet yönetmeliği ile oryantalist değerlerin savunulduğu, başörtüsünü yasak kılan bir hayal kırıklığına imza atmıştır. Hükümet her fırsatta özgürlük naraları atmaktadır. Özgürlükten, demokrasiden ve insan haklarından bahsetmektedir. Fakat şimdi ise, kendilerinin mağdur olduklarını belirttikleri başörtüsü konusunda inançlı insanları mağdur etmektedirler. Başörtüsünden dolayı Köşk’te ki resepsiyona eşiyle katılamayan Başbakan ve hükümetin diğer üyeleri, başörtüsünü yasakladıklarından dolayı övünecek noktaya gelmişlerdir.“ dedi.
“İNANÇLI İNSANLARA YAPILAN ZULME SON VERİLSİN”
“Başörtüsü hem okullarda serbest olmalı, hem de kamuda serbest olmalıdır.” diyen Araboğlu, “Hükümet çıkardığı bu yönetmeliği derhal düzeltmeli, kamuda memur ve vs. şekilde görev yapan hanımların başörtülerini serbestçe takabilmelerinin önü açılmalıdır. Vakit geçmeden gerekli kanuni düzenlemeler yapılmalı, inançlı insanlara yıllarca yapılan bu zulme biran evvel son verilmelidir. İnsanın doğuştan gelen hakları vardır. İnancın korunması doğuştan gelen hakların içerisindedir. Hükümet, her fırsatta fikir özgürlüğünden bahsetmektedir. Ancak reelde fikir özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Yönetim tarzı itibari ile Ak Parti iktidarı, istibdat iktidarıdır. Çünkü Ak Parti, herkesi kendisi gibi düşünmeye zorlamaktadır. İnsanları hükümetin yaptıklarını desteklemeye, alkışlamaya zorlamakta, aksini yapanları ise bir şekilde cezalandırmaktadır.” dedi.
“İNANÇLI İNSANLARDAN ALDIĞINIZ YETKİYLE ONLARI YASAKLIYORSUNUZ”
“Her defasında ifade özgürlüğünden bahseden Başbakan’a sormak lazım, nerede ifade özgürlüğü var?” diyen Araboğlu, İfade özgürlüğünün 4 temel unsurunun olduğunu ve bunların da “Yaşama özgürlüğü, Tedris özgürlüğü, Örgütlenme özgürlüğü ve İfade özgürlüğü” şeklinde sıralandığını belirterek, “İnançlı insanların size verdiği gücü ve yetkiyi, Müslümanların inançlarını yaşamalarını yasaklamakta kullanıyorsunuz. Fikir özgürlüğü, inanç özgürlüğü diyorsunuz; gayr-i Müslimlerin inançlarını yaşamalarında ki tüm engellemeleri kaldırıyorsunuz, dinler bahçesi yapıyor, Sümela Manastırı’nda ayinlere izin veriyor, kiliseler restore ediyorsunuz. Fakat sıra Müslümanların inançlarını yaşamalarına mani olan engelleri kaldırmaya gelince ya sessiz kalıyorsunuz, ya da yeni yasaklar getiriyorsunuz. Bu davranış, en hafif ifade ile samimiyetsizliktir.“ dedi.
“BÖYLE PİŞKİN MİLLİ EĞİTİM BAKANI OLMAZ”
Milli Eğitim Bakanı Dinçer’in sözlerinin vahim olduğunu belirten Araboğlu, “Bakan Dinçer; “Bakanlık olarak biz ne yaptığımızın farkındayız. Bu bir hükümet yönetmeliği olduğuna göre, (okulların tamamı için) öyle bir niyetimiz olsaydı, bütünüyle bu yönetmelikle onu (başörtüsünü) serbest hale getirirdik. Yaptığımız uygulama, eğitimin ihtiyaçları doğrultusunda olan bir uygulamadır” talihsiz ifadelerini kullanmıştır. Açıkça Bakan Dinçer, başörtüsünü serbest bırakmaya güçlerinin yeteceğini, fakat böyle bir niyetlerinin olmadığını ifade ederek, açıkça bu yasakla övünmektedir. Bu sözleri sarf edecek kadar pişkin olan bir Milli Eğitim Bakanının bu görevde bir gün dahi durması, bu ülke açısından züldür.” dedi.
“BAŞÖRTÜSÜ NEDEN SERBEST BIRAKILMIYOR?”
Son olarak AK Parti iktidarına sormak istediği soruları yönelTen Araboğlu, “Başörtüsünü yasaklamanızı gerektiren, başörtüsünü serbest bırakmanıza mani olan, sizi engelleyen şey nedir? Neden başörtüsünü serbest bırakmıyorsunuz? İşte burada bir samimiyetsizlik, bir kandırmaca, bir aldatmaca vardır. Taksim’e cami yapmaya gücü yeten bir iktidarın, farz olan başörtüsünü yasaklamak gibi büyük bir cinayeti, pervasızlığı ve rezilliği vardır. Ak Parti Hükümeti bu yasakla, Bülent Ecevit ve diğer yasakçı zihniyetin mirasının varisi olduğunu göstermiştir. Ak Parti Hükümeti, bir taraftan samimi pozlar takınırken diğer taraftan baskıcıların, zorbaların ve darbecilerin yolunun takipçisi olduğunu ispat etmiştir. Hükümet, bu yönetmelikle yasakçı zihniyetin yıllardır uyguladığı başörtüsü zulmünü perçinlemiştir. “ şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: