Ankara Kent Konseyi (AKK) Çevre ve İklim Meclisi Yürütme Kurulu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla "İklim sizi rahatsız edecek" başlığıyla oldukça ses getiren yazılı bir bildiri yayımladı.
AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan tarafından kamuoyuna duyurulan açıklamada, küresel ısınma, iklim değişikliği ve yanlış imar politikalarının kentsel yaşamı tehdit ettiği vurgulandı.
Şan, 5 Haziran'ın bir kutlama günü değil, ekolojik kıyıma karşı ortak mücadeleyi örme ve örgütleme günü olduğunu hatırlattı.
"Ankara'nın Yeraltına Hapsedilen Dereleri Gün Yüzüne Çıkarılmalı"
Başkent Ankara’nın kentsel dirençliliğini artırmak adına acil adımlar atılması gerektiğini belirten Ömer Şan, özellikle şehrin su kaynakları ve vadileri üzerindeki yapılaşma baskısına dikkat çekti. Şan, kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini şu sözlerle aktardı:
"Ankara'da drenaj ağlarının korunması, derelerin doğal yatakları içinde devamlılığını sağlayacak yeşil koridorlar oluşturulması ve kentin iklim dirençliliğinin desteklenmesi gerekmektedir. Yapılaşma baskısı altındaki İmrahor Vadisi, Mogan ve Eymir su sistemleri mutlaka korunmalıdır. Kenti ve kırı daha sağlıklı hale getirmek üzere, günümüzde yeraltına hapsedilmiş olan Ankara derelerinin yeniden gün yüzüne çıkarılması için derhal çalışmalar başlatılmalıdır."
Kızılırmak ve Sakarya Havzaları İçin Ortak Platform Çağrısı
Kentsel dönüşüm süreçlerinde geçirimsiz yüzeylerin artmasının yer altı su varlığını baltaladığını dile getiren AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, Ankara'nın can damarları olan Kızılırmak ve Sakarya havzaları için "koruyucu-önleyici" hamlelerin yapılmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Sivas'tan Samsun'a kadar Kızılırmak güzergahındaki tüm yerel ve merkezi yönetimlerin politik kaygıları bir kenara bırakarak ortak bir platformda buluşması gerektiğini söyleyen Şan, bu harekette Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin öncü ve yol belirleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini savundu.
"Sahiplenme Yerine Suya Saygı Bilinci Şart"
Karar vericileri sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünerek bencil planlamalardan vazgeçmeye davet eden Ömer Şan, bireysel tüketim alışkanlıklarının ve çevre bilincinin değişmesi gerektiğini ifade etti.
Şan, merkezi ve yerel yönetimlere "suya sahip olma" içgüdüsü yerine "suya saygı" ve ortak koruma bilinciyle sürdürülebilir yönetişim modelleri geliştirme çağrısında bulunarak, doğaya verilen zararların geri dönüşümsüz felaketlere yol açacağı uyarısını yineledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: