Çamlıhemşin İlçesi Ayder Yaylası Galer Düzü mevkiinde gerçekleştirilen ödüllü boğa güreşlerine Rize ve çevre illerden 49 boğa katıldı. Beş kategoride gerçekleşen dövüşlerde 17 bin TL para ödülü dağıtıldı.
Çamlıhemşin Belediye Başkanı İdris Lütfü Melek, güreşlerden önce yaptığı konuşmada, dünyanın hiçbir yerinde olmayan Ayder Yaylası'nın doğal güzelliklerini turizmin hizmetine sunmaya devam ettiklerini söyledi.
Yaylanın doğal güzellikleri ve kaplıcalarıyla olduğu kadar festivaliyle de adından söz ettirdiğini ifade eden Melek, "Yaz kış kaplıca turizminin aynı anda hizmet sunduğu başka bir yer yok. Doğal güzelliklerin bitki örtüsünün dünyanın hiçbir yerinde olmadığını biliyoruz. Bu güzellikleri 12 ay turizmin hizmetine sunmak için çalışıyoruz" dedi.

Dövüşler geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi istenmeyen görüntülere sahne oldu. Dövüşler sırasında bir çok boğa aldıkları boynuz darbeleri ile yaralandı. Arenaya sığmayan boğalar arena çevresinden güreşleri izleyenlere zor onlar yaşatırken vatandaşların kaçışmaları ilginç görüntüler oluşturdu. Hatice Çakır isimli bir boğa sahibinin arenada dövüşe hazırlanan boğası ile konuşması ve ona taktikler vermesi dikkat çekti. Çakır'ın boğası dört müsabakayı da kazanarak birinci oldu.
Çakır, boğasının sözünü dinlediğini belirterek, "Bütün komutlarıma uyuyor. Ne zaman 'dövüş' dersem o zaman dövüşüyor. Her gün en iyi yemlerle besleyerek onu bu müsabakalara hazırladım." dedi.

Orta boy kategorisi yarı final mücadelesinde ise boğalar aralıksız 45 dakika dövüştü. Dövüş sonunda boğaların vücudunda derin yaralar oluştu. 45 dakika sonunda kan ter içinde kalan Faik Aydoğdu'nun boğası galip gelerek finale yükseldi. Faik Aydoğdu'nun kızı Nurdan Aydoğdu boğasının kanlar içinde kaldığını görünce gözyaşlarını tutamadı.
Anne Hanife Aydoğdu, kızının ve kendisinin çok duygulandığını, üzüntüden boğanın yanına gidemediğini söyledi. Hanife Aydoğdu, Nurdan'ın okuldan artan zamanlarında boğanın eğitimini üstlendiğini sözlerine ekledi.
Güreşleri izleyen Rizeliler yaptıkları açıklamalarda, boğaların yaralanmalarının kendilerini üzdüğünü ancak bölgenin bir kültürü olan bu güreşlerin devam etmesinden yana olduklarını belirttiler.

