6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ilde büyük yıkıma yol açan depremlerin üzerinden üç yıl geçti.
Anma etkinlikleri ve panel hazırlıkları sürerken, İMO Rize Temsilcisi Çağrı Tatar’dan kritik bir rapor geldi. Tatar, Türkiye’nin deprem dirençli kentler oluşturma konusunda sınıfta kaldığını vurguladı.
"Sorun Deprem Değil, Denetimsiz Yapı Üretimi"
On binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği felaketin sadece bir anma günü olarak geçiştirilmemesi gerektiğini belirten Tatar, sorumluluklara dikkat çekerek, "Aynı büyüklükteki depremlerin başka ülkelerde bu denli yıkıma yol açmaması, sorunun doğa olayında değil; yapı üretim kalitesi ve denetim mekanizmalarında olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.
2024 Sındırgı ve Silivri Örnekleri: Risk Devam Ediyor
Türkiye'nin yapı stokunun kırılganlığını 2024 yılında yaşanan orta ölçekli sarsıntılarla örneklendiren Tatar, Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen depremlerde 700’den fazla binanın ağır hasar aldığını hatırlattı.
İstanbul ve Marmara bölgesini tedirgin eden Silivri depremlerinin ise beklenen büyük tehlikenin habercisi olduğunu söyledi.
Rakamlarla Türkiye’nin Konut Krizi
TBMM Araştırma Komisyonu verilerine atıfta bulunan Tatar, ülke genelindeki risk tablosunu şu verilerle özetledi:
Acil Dönüştürülmesi Gereken Konut: 6–7 Milyon
İstanbul'daki Riskli Konut Sayısı: 1,5 Milyon
Tamamlanan Konut Sayısı: 650 bin vaadine karşılık 3. yıl sonunda teslim edilen 455 bin bağımsız bölüm.
"Kentsel Dönüşüm Rant Odaklı Hale Geldi"
Kentsel dönüşümün amacından saptığını belirten Tatar, sürecin parsel bazlı ve rant odaklı ilerlediğini, dar gelirli vatandaşların güvenli konutlara erişiminin imkansızlaştığını savundu.
Ayrıca, deprem toplanma alanlarının yapılaşmaya açılması ve altyapı eksiklikleri konusunda yetkilileri uyardı.















